İmparator Marcus
Tarih: 28.5.2018 13:49:20 / 189okunma / 0yorum
Mahmut Erol Kılıç

Tarihte pek çok kral sadece bir icra vazifesi yapmanın çok ötesinde yüksek irfan ve hikmet konuları ile de ilgilenen kimseler olmuşlardır.
O kadar ki bazıları filozof sayılacak düzeyde metafizik yorumlar getirmiş kimselerdir. Çünkü onlara göre siyaset ve idare sanatı ancak “Kendini bilme” yüksek ilminin bir alt dalıydı. Kişi kendini ne kadar tanırsa o kadar iyi bir siyasetçi olabilirdi. Varlık görüşü olmayanların “mülk âlemi ve idaresi”ne dair bir vizyonu da olamazdı. Bundan dolayı da Platon´un o meşhur; “Ya Filozoflar Kral Olmalı veyahut Krallar Filozof Olmalı” sözünün üzerinde çok düşünürlerdi.
Geleneksel dönem İslam toplumları yöneticileri ve hususen bizim tarihimizin yöneticileri içerisinde böylesi bilge kimseler de az değildi. Fakat bizim modern tarihçilik mesleğimizin daha çok olayların kaydının tutulmasıyla (vakavünis) ilgilenmesi ve düşünce tarihçiliği, felsefe tarihçiliği, din tarihçiliği gibi sahalardan uzak olması meselenin yukarıda bahsettiğim yönünü ihmale yol açmıştır. Bizdeki Selçuklu ve Osmanlı tarihçilerinin ihtisas alanı olarak ya iktisatçı, iktisat tarihçisi olmaları veyahut hukukçu, fıkıhçı olmaları ister istemez sadece fiziksel yapılar, müesseseler üzerinde yoğunlaşmalarını sağlamıştır. Bu bakış açısının tabii bir uzantısı olarak da para vakıfları, kapıkulu ocakları v.b gibi pek çok kurumun tarihi vesikaları üzerinde yapılan çalışmalar ve neşriyat daha fazladır. Sadece ve sadece üretim ilişkileri bağlamında tarihi değerlendiren kişi, bir ilahiyatçı bile olsa o çalışmasını Marksist tarih tezinden öteye geçiremez.
Fatih´in Molla Cami´den istediği kitap, kendisinin de katıldığı metafizik sohbetler, III. Murad´ın Futuh-ı Sıyam kitabında ve Divan´ında ele aldığı konular hem ne kadar bilge kral olduklarını gözler önüne sermekte ve hem de devletin felsefesini yansıtması açısından çok mühim noktalar ihtiva etmektedir. Belki günümüz tarihçileri konunun bu yönüne ilgi duymayabilirler ama mesela III. Murad´ın şiirlerinde ele aldığı metafizik konuları dönemin 6-7 şeyhi açıklamakta zorlanmışlardır.
Üstelik imparatorluğun böylesi felsefi kazanımlarından uzaklaşmak günümüz Türkiye´sinin başta Doğu Anadolu problemi olmak üzere pek çok sorununun da kaynağını teşkil etmektedir.
Neyse, yazımın başlığında zikrettiğim isme dönecek olursak Roma İmparatorluğu´nun bilge krallarından birisi de bilindiği üzere Marcus Aurelius´tur. Bugün size ondan bazı görüşler nakletmek istedim. Defalarca okusam sıkılmayacağım bir düşünür ve bir kral. Başta yöneticilerimiz olmak üzere, yüksek ilimlere merak duyan gençlere, falanca tekkede kendimi tanımaya çalışıyorum diyen dervişlere, insanlara vaaz u nasihat veren imam kardeşlerime, medresede, Kur´an kursunda okuyan kardeşlerime, hasılı herkese Marcus Aurelius´un, KENDİME DÜŞÜNCELER kitabını okumalarını, sonra bir daha okumalarını tavsiye ederim..
Diyor ki:Alemin varoluşunu bilmeyen, kendisinin de nerede olduğunu bilemez. Alemin hangi amaçla var olduğunu bilmeyen kendisinin kim olduğunu da, dünyanın ne olduğunu da anlayamaz. Bu şuura ermeyen kimse kendisinin doğada ne amaçla var olduğunu da bilemez. Öyleyse kendinin kim olduğunu ve nerede bulunduğunu bilmeksizin başkalarının alkışlarının peşinde olan kimseye ne demeli?
Sahip olduğun az bir zamanı iyi değerlendir, kendini tanımak için kullan. Gelecekte de sürsün istedikleri bir ünün peşinde koşanlar gelecek nesillerin de tıpkı bugünkülerden farklı olmayacaklarını ve de onların da ölümlü olduklarını bilmeliler. O zaman senin hakkında söylenenlerin ne önemi var, niye bu kadar önem veriyorsun.. Geç bunlardan…
Her şeyden evvel sıkılma, kaygı duyma. Çünkü her şey âlemin doğası ile uyum içerisinde gerçekleşmektedir. Kısa zaman sonra sen de bir hiç olacaksın.. Öyleyse kendinle, özünle ilgili olana yönelt bütün dikkatini. Amacının iyi, kamil bir insan olmak olduğunu hatırla. Sonra insan tabiatının gerektirdiği şeyleri taviz vermeden yerine getir. Her zaman sana doğru gözükeni söyle, lakin bunu cesaretle, ama mütevazice ve gösterişsiz bir şekilde söyle.
Topraktan gelen toprağa döner. Semavi bir tohumdan filizlenen ise göklere..
Maddi olan her şey kısa zamanda bozulur ve evrensel öze karışır. Hayatın temel ilkeleri ise ölmez.
Her şey birbirine bağlıdır. Onları birbirine bağlayan kutsal bir bağ vardır. Birbirine yabancı olan aslında hiçbir şey yoktur. Her şey yerli yerinde birbiriyle ilişkili olacak şekilde düzenlemiştir ve birlikte âlemin ortak düzenini oluştururlar. Öz tektir, yasa tektir, düşünen bütün varlıklarda ortak olan akıl tektir, Hakikat tektir.
Eyvallah…

Anahtar Kelimeler: İmparator, Marcus
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Köpek yavruları ve biz (17 Haziran 2018 - Pazar)
Kadir kıymet bilmek (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Son 10 gün (05 Haziran 2018 - Salı)
Sabır ve oruç (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sanman taleb-i devlet u câh etmeye geldik… (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Anadolu erenlerini bir bir kaybederken… (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Geleneksel tıp üzerinden ideolojik okumalar (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Tasavvufun içini boşaltan şeyhler (27 Mart 2018 - Salı)
İslâm´ın içini boşaltan Müslümanlar (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Gençleri doğru yöneltmek (25 Şubat 2018 - Pazar)
Şîrâz… (06 Şubat 2018 - Salı)
Sofra sırları (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
Bana göre İran´da ne oluyor? 2 (23 Ocak 2018 - Salı)
Bana göre İran´da ne oluyor? 1 (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bir ilmin nefsi müdâfaâsı (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Müslüman Biblicalistler (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Mevlânâ endeksi (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mevlânâ endeksi (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Dış politikada büyük oynamak (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Arap dünyası nereye gidecek (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Çevre ve biz (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Mimari eserler de bir ruha bağlıdır (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Hüseyin misiniz, Yezid mi? (26 Eylül 2017 - Salı)
Elmalı´da Vehhâbîler (?) (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Hacc´ın ardından bazı tespitlerim (12 Eylül 2017 - Salı)
Aydınlanmış Medine´den selam (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Aydınlanmış Medine´den selam (29 Ağustos 2017 - Salı)
Din adamı vardır (22 Ağustos 2017 - Salı)
Benim İslâm üniversitem (14 Ağustos 2017 - Pazartesi)
İslam siyaset felsefesi tek midir? (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (01 Ağustos 2017 - Salı)
15 Temmuz analizlerine devam (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Yaz üzerine metafizik değinmeler (08 Temmuz 2017 - Cumartesi)
Aylar var ki… (06 Haziran 2017 - Salı)
Çocuklar kadar saf olmadıkça (13 Nisan 2017 - Perşembe)
Köy gençliği üzerine (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Güleryüzlü olmayan bir kişi, dükkan açmamalıdır.

Konfüçyus