İlmihâlsiz Müslümanlık, çıkmaz sokaktır!
Tarih: 20.10.2018 00:00:01
Yusuf Kaplan

İlmihâl´i küçümseyen tipler türedi. Nevzuhûr tipler bunlar.
Güya “yeni Taliban”larla, “hurafeler”le vesaireyle mücadele ettiklerini söyleyen, köksüz, köksüz oldukları için de neo-selefî yani selefsiz tipler!
İslâm´a nüfûz edemeyen hem de biraz da bu nedenle zihinleri çağdaş hurafeler çöplüğüne dönüşen, İslâm´ı protestanlaştırma projesinin bilinçli veya bilinçsiz ajentaları!
İlmihâl´i küçümsemek, İslâm´ı hem bilmemek hem de bilmediğini bilmemek demektir ama mangalda kül bırakmayacak kadar da televizyonlarda cirit atarak bol keseden atıp tutmaktan çekinmemek!
İlmihâl´i küçümseyen bir kişinin samimiyetinden kesinlikle şüphe edilir. Bu, bu kadar nettir.
İlmihâl, adı üstünde, hâl ilmidir: İslâm´ın inanç ve hayat ilkelerinin bir bütün hâlinde özetlendiği ve örneklendiği Müslümanca duyma, düşünme, bakma ve yaşama rehberidir.
İlmihâl, bir Müslümanın yol haritasıdır, Müslümanca yaşama pusulasıdır.
İlmihâl kitapları, bütün ilimlerin bir araya getirilerek bütüncül bir İslâmî perspektifin inşa edildiği eşsiz metinlerdir.
İlmihâl kitaplarımız üç sütundan oluşur: Akîde, fıkıh ve ahlâk.
Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (sav) “ben güzel âhlâkı tamamlamak üzere gönderildim” buyurmuşlardır.
Bu hadis-i şerîf, bir Müslümanın şahsında, hayatında, iç ve dış dünyasında İslâm´ı hayat hâline getirebilmesinin şifrelerini sunar bize aslında.
Bu ülkede, çağımızda Müslümanlar bu muazzam hadisin sunduğu muazzam şifrelerin ne yazık ki farkında bile değiller.
Bu hadis, hâl ilmi kitaplarının serlevhası olmayı hakedecek kadar hayatın her alanını, görünür görünmez bütün boyutlarını enlemesine ve boylamasına kuşatıcı bir pusuladır.
Hakikat medeniyetinin, adalet medeninin, kalp medeniyetinin, tefekkür medeniyetinin, kısacası ahlâk ve adalet medeniyetinin pusulasıdır.
Hadis´te “güzel ahlâk” diye soyut, her yana çekilebilecek, hatta “ruhsuz” diyebileceğimiz bir mânâyla anladığımız ifade “mekârime´l-ahlâk” diye geçer.
Yani Efendimiz (sav), “mekârime´l-ahlâk´ı tamamlamak üzere gönderildim” diye buyurur aslında.
Peki, “mekârime´l-ahlâk” nedir, öyleyse?
Mekârime´l-ahlâk, hakikat medeniyetinin yol haritasını sunan şifredir.
Rasûl-ü Ekrem, deriz, Efendimiz (sav) için, değil mi?
Yani Allâh´ın lûtfuyla “en yüce kerem sâhibi insan” demektir bu.
Kerem sahibi olmakla, rahmet elçisi olmak arasındaki kopmaz irtibatı not edin buraya ilk önce.
İkincisi, “güzel ahlâk” dediğimiz ya da içini boşaltarak öyle aktardığımız “şey”, Peygamberimiz´in (sav) şahsında ve 23 yıllık vahiy sürecinde Kur´ân´ı adım adım hayata aktarma, oradan bir dünya, bir medeniyet inşa etme sürecidir.
“Mekârime´l-ahlâk” bir süreçtir; hakikatin 23 yılda bir medeniyet inşa etme sürecidir.
İşte meselenin hâl ilmi açısından püf noktası dediğim yer burası.
Müslümanların medeniyetten anlamaları gereken şey, Sünnet-i Seniyye´de ete kemiğe bürünen, ruh kazanan ve bütün varlığa hayat sunan Rahmet elçisinin “Yaşayan Kur´ân” olması keyfiyetidir.
Özlü bir dille ifade etmek gerekirse, Mekke + Medine = Medeniyet´tir.
Bu, aslında, Mekke + Medine = Sünnet-i Seniyye demektir; yani İslâm´ın münhasıran Efendimiz´in hayatında, daha genelde de 23 yıllık bir süreçte zamana ve mekâna nasıl aktarıldığının ortaya konması, Efendimiz´den sonra da nasıl aktarılması gerektiğinin formülünün sunulmasıdır.
Sözkonusu hadisi, kısaca özetlediğim bu medeniyet tasavvuru formülü üzerinden en güzel şekilde hâl ilmi kitaplarında ifadesini bulduğunu söyleyeceğim.
Şunu demek istiyorum: Yazının başında ne demiştik: İlmihâl kitaplarımız üç sütundan oluşur, demiştik: Akîde, fıkıh ve ahlâk.
Şimdi sıkı durun.
Bizzat 23 yıllık süreçte oluşan, yaşayan Kur´ân´ı oluşturan ve bize hakikat medeniyetinin yol haritasını sunan Sünnet-i Seniyye, ilmihâl kitaplarımızın da ana çatısını oluşturur.
Şöyle ki: Mekke sürecinde akîde sütunu muhkem bir şekilde dikildi; hakikat, emaneti üstlendiğinin şuuruna eren kişinin şahsında, hayatında, dünyasında hayat buldu.
Medine sürecinde, akîde sütunu, fıkıh´la sadece mümin kişide değil aynı zamanda bütün müminler topluluğunda hayat oldu, hayatın kendisi oldu.
Mekke ve Medine süreçlerinin hasılası olan Medeniyet sürecinde ise dikey ekseni oluşturan akîde ile yatay ekseni oluşturan fıkhın inşa ettiği bu dinamik süreç, ahlâk´la bütün insanlığa ve varlığa hayat sundu.
İslâm´ın her dem diri, her dem diriltici hayat sunan hakikat ilkelerinin akîde, fıkıh ve ahlâk sütunları üzerinden hayat bulması, hayat olması ve hayat sunması tam da hâl ilmi kitaplarımızın İslâm´ın başlangıcından bu yana yaptığı muazzam iştir.
O yüzden ilmihâli küçümsemek, İslâm´ın hayat bulmasının, hayat olmasının ve hayat sunmasının dinamiklerinin dinatlenmesinden, dolayısıyla tam bir çıkmaz sokağa sürüklenmekten başka bir şeyle sonuçlanmaz.
Vesselâm.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ulus devletlerin çöküşünü yaşıyoruz... (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Türkiye, kendi yolunu kendisi belirleyecek... (20 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin siyasetle yorucu imtihanı (25 Haziran 2019 - Salı)
Fetih ruhu ve rüyası (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ramazan´ın atları ve okları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Oruç, niçin benzersiz´dir? (21 Mayıs 2019 - Salı)
Ruhköklerimize, anayurdumuza yolculuk-1 (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Sudan´da neler oluyor? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçimlerin vebali ve toplumun basireti (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Türkiye´nin cinayetlerle imtihanı (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7690
EURO
6.4202
booked.net
İslamın temeli ahlak, ahlakın özü bilgi, bilginin özü akıldır?

Hacı Bektaşı Veli
Yiyecegin agzinizdan midenize ulasmasi yedi saniye surer ..

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59