İktisat felsefesi sorunumuz
Tarih: 4.8.2017 14:12:37 / 313okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Bugün dünyayı önemli ölçüde Batı devletlerinin yönettiği, bunu da sahip oldukları ekonomik güçle başardıları herkesin bildiği bir gerçektir. Max Weber gibi iktisat felsefecilerinin ortaya koydukları üzere, Batı kültüründe ekonomik gelişmenin, ruhunu Protestan ahlâkının oluşturduğu modern kapitalizme kadar gelen belli ve mantıklı bir evrilme süreci var. İslâm dünyası ise kendi klasik kaynaklarından ve birikiminden modern bir ekonomi felsefesi, bilimi ve pratiği geliştiremedi; bu eksiklik başka birçok sorunun da ana nedenlerinden biri oldu.
***
Weber´e göre başlangıçta Protestan ahlâkı ekonomik gelişmeyi belirlerken, geliştikten sonra kapitalizm Protestanlığa yön vermiştir. Görünen o ki, İslâm dünyasında da –her ne kadar retorik olarak dinî söylem dillerden düşmese de- fiili olarak “dinin belirlenen konumuna düşürüldüğü” bir noktaya doğru gidiliyor. Elbette din ve dünya işlerini birlikte götürmeye çalışan samimi dindar ruhlar az değil. Ama onlar da ciddi sıkıntı içindeler. Çünkü İslâm toplumları (âlimleri, medreseleri, üniversiteleri) kendi öz kültür kaynaklarından canlı, verimli, yeni şartlara uyum sağlama dinamiğine sahip bir ekonomi felsefesi ve pratiği geliştiremediler. Bu yüzden de gelinen noktada İslâm toplumlarındaki hâkim ekonomik tutumlara küllî olarak baktığımızda yapılan şey, Batı kaynaklı ekonomi zihniyeti ve uygulamalarına teslim olmaktır. Aradaki fark ise en fazla bizde “kitabına uydurmak” oluyor.
Halbuki İslâmî kültürden bize özgü, yani –biçimsel olarak belki bugün dünyada geçerli ekonomik uygulamalardan çok farklı olmasa bile- özü ve ruhu itibariyle bizden olan, onun için de maşeri vicdanı rahatlatan, daha ahlâkî ve insanî bir ekonomi felsefesi üretmemiz mümkündü ve kanaatimce hala da mümkündür.
Her zaman söylediğim gibi sorun dinimizde, dinî-kültürel birikimimizde değil, sorun bu kültürü doğru okuyup yorumlayacak ve çağımız insanına ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sunacak uzmanlar yetiştirememiş olmamızdadır.
***
Doğru okuyamadığımız sayısız kültürel değerlerimize örnek olmak üzere, aşağıda İmam-ı azam´ın seçkin öğrencisi, Protestanlığn doğuşundan 8 asır önce yaşamış olan Muhammed eş-Şeybânî´den bir alıntı sunacağım. Şeybânî, çalışıp kazanmanın önemine ve ilkelerine dair el-Kesb adlı eserinde, İslâm âlimlerine göre maddi kazanç sağlamak amacıyla çalışmanın mı yoksa ibadetle meşgul olmanın mı dinî bakımdan daha faziletli olduğu konusunu ele almaktadır. Önce şu iki noktaya dikkat çekmem gerekiyor:
1. Burada üzerinde durulan ibadet, İslâm´ın farz ibadetleri olmayıp, din dilinde “nâfile” denilen (sünnetler dâhil) gönüllü ibadetlerdir.
2. Bir kimsenin, kendisinin ve ailesinin geçimini sağlayacak ölçüde kazanç sağlamak için çalışmasının farz olduğunda İslâm bilginleri arasında görüş birliği vardır. Dolayısıyla burada müzakere edilen “kazanma” (iktisab), daha fazla çalışıp üretmedir.
Şeybânî, bu konuda iki farklı görüş bulunduğunu ifade ederek ikincinin gerekçelerini şöyle özetler:
“Çalışıp kazanmanın yararı daha geneldir. Nitekim (mesela) ziraat işleriyle uğraşan birisin sağlayacağı yararlar topluma da ulaşır; ibadetle uğraşan ise sadece kendisine faydalı olur… Hz. Peygamber, ‘İnsanların en hayırlısı insanlara yararlı olandır´ buyurduğuna göre, faydası daha geniş olan bir faaliyet daha faziletli olmalıdır. Bundan dolayıdır ki, ilim tahsili ile meşgul olmak bütün vaktini ibadete ayırmaktan daha önemli görülmüştür.
Çünkü bilginin yararı herkese dokunur. Aynı sebeple, adaletli bir yönetim hizmeti, bütün vaktini ibadete harcamaktan daha hayırlı kabul edilmiştir. İlk dört halife de yararı daha kapsayıcı olduğu için yönetim hizmetini tercih etmişlerdir. Hz. Peygamber ‘…Cihadın on çeşidi var; dokuzu helal kazançla ilgili…´ buyurmuşlardır.”

Anahtar Kelimeler: İktisat, felsefesi, sorunumuz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır

Hz. Muhammed