İdlib ve Srebrenica
Tarih: 10.9.2018 15:39:30 / 103okunma / 0yorum
Aydın Ünal

1995 yılı başlarında Bosna-Hersek´te Hırvatlar savaştan çekilmiş, Bosna Ordusu, Sırplara karşı üstünlük elde etmeye başlamıştı. Müslüman Boşnak ordusunun özellikle kuzeyde kazandığı zaferler Sırplar ve Ruslar kadar Batı´yı da tedirgin etmiş, bir ateşkes imzalanması için Merhum Aliya İzzetbegoviç üzerindeki baskılar artmıştı. Artık ufukta bir ateşkes ve barış antlaşması görünüyordu. İşte Srebrenica katliamı tam bu anda geldi.
Srebrenica ve Gorazde, Bosna Sırplarının Belgrad´la irtibatını sağlayan önemli şehirlerdi. Hatta o günlerde bir Fransız general Srebrenica ve Gorazde´yi “barışın önündeki en büyük engel” olarak tanımlıyordu. Ateşkes ve barış görüşmeleri için masaya oturulmadan önce, Srebrenica ve Gorazde mutlaka Sırpların eline geçmeliydi. İşin acı tarafı, Srebrenica BM tarafından “Güvenli Bölge” olarak ilan edilmiş, küçücük şehrin nüfusu sığınmacılar nedeniyle 10 binden 60 bine yükselmişti.
11 Temmuz 1995´te Mladiç komutasındaki Sırp vahşileri Srebrenica´ya saldırdılar. BM´nin ve Hollanda askerlerinin gözü önünde, “Güvenli Bölge” Srebrenica´da birkaç gün içinde 12 bin insan katledildi ve toplu mezarlara gömüldü. Srebrenica Müslümanlardan “temizlendi”. Dayton Barış Antlaşması da bu katliamın ardından geldi. Tarihin hiç unutmayacağı Srebrenica katliamının ardından silahlar sustu.
İdlib´deki manzara Srebrenica´ya benziyor; inşallah İdlib´in akıbeti Srebrenica gibi olmaz.
İdlib, tıpkı Srebrenica gibi stratejik öneme sahip bir şehir. Yine İdlib, Srebrenica gibi, Suriye İç Savaşı boyunca nüfusu ikiye katlanmış, mültecilerle dolup taşmış bir şehir.
Esed, artık masaya oturmadan önce, İdlib´i de işgal etmek istiyor.
Türkiye ise, Suriye´de, Srebrenica benzeri bir katliamın, bir soykırımın yaşanmaması için adeta çırpınıyor.
Tahran Zirvesi gösterdi ki, Rusya ve İran, Suriye´de iç savaşı bitirecek İdlib düğümünü çözmekte kararlılar. İdlib Esed´in eline öyle ya da böyle geçecek. Mısır ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkeleri gelişmeleri umursamıyor. Avrupa Birliği, İdlib´in düşmesiyle başına gelebilecek mülteci felaketini görmesine rağmen tedbir almıyor, alamıyor.
İdlib ile hem canhıraş, hem de samimi şekilde ilgilenen tek ülke Türkiye.
Türkiye, İdlib´i koruyamasa bile İdliblileri koruyabilir. Ancak burada da sorun, İdlib içindeki radikal örgütler. Türkiye´nin de terör örgütü olarak kabul ettiği bu oluşumlar İdlib´den çıkmaz, sivillerin çıkmasına da izin vermezlerse, İdlib kan gölüne dönebilir.
Türkiye, bedeli ne kadar ağır olursa olsun, İdlib´de bir soykırım yaşanmaması, İdlib´in yeni bir Srebrenica olmaması için elinden geleni yapıyor ve yapmaya da devam edecektir.
Şunu da görmemiz gerekiyor: İdlib Türkiye için bu aşamadan itibaren sadece insani bir mesele olmaktan ibarettir. Türkiye´nin buradaki kazanımı, sivillerin korunması ve tahliyesi olacaktır. İdlib, öyle görünüyor ki, Esed yönetiminin kontrolüne girecek, Esed Suriye´deki iç savaşta hâkimiyetini daha da güçlendirmiş olacaktır.
Esasen, Suriye meselesinde şimdi çok kritik bir aşamaya geçiyoruz. Rusya ve İran´ın desteklediği Esed güçleri Suriye´nin büyük kısmında kontrolü ele geçirdiler. Savaş öncesi haritanın önündeki tek engel, ABD destekli PKK/PYD güçlerinin elde tuttukları kesim.
Rusya, İran ve Esed, Suriye´nin kuzeyi için ABD ile savaşacaklar mı, yoksa burada bir PKK terör devletine göz yumup anlaşacaklar mı?
İdlib sonrası savaş bitip taraflar anlaşsalar da, çatışmaya devam da etseler, Türkiye için önümüzdeki süreçte çok zor denklemler kurulacak.
Türkiye, ya İran ve Rusya ile birlikte “Esed lehine” ABD ve NATO´ya karşı savaşacak, ya da sınırının ötesinde ABD eliyle, İran ve Rusya desteğiyle bir PKK terör devletinin kurulmasını izlemek zorunda kalacak.
Diplomasinin bütün hünerlerinin sergilenmesi, eldeki tüm imkânların seferber edilmesi gereken bir sürece giriyoruz. En çok da içerde güçlü olmamız gereken, tahriklere karşı çok daha dikkat gerektiren bir eşikte bulunuyoruz.
Ekonomide zor günler geçirirken, bir de dış politikada oldubittilere maruz kalmak Türkiye´ye sadece mevcut kazanımlarını kaybettirmekle kalmaz, gelecekteki onlarca yılını da heba eder.
Cenab-ı Hak Türkiye´nin ve Erdoğan´ın yardımcısı olsun. Allah idarecilerimize daha çok basiret, daha çok feraset versin.
Kansız olsun da, İdlib´in düşmesi çok sorun değil; yeter ki son kale Türkiye düşmesin…

Anahtar Kelimeler: İdlib, Srebrenica
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Dikkat, PKK dönüşüyor (10 Kasım 2018 - Cumartesi)
Tarih-resmî tarih (02 Kasım 2018 - Cuma)
Osmanlı´nın son savaşı (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
Medine´de son Cuma (2) (19 Ekim 2018 - Cuma)
Hicaz´ı nasıl kaybettik? (12 Ekim 2018 - Cuma)
Yerel seçime doğru – 2 (28 Eylül 2018 - Cuma)
Yerel seçime doğru – 1 (26 Eylül 2018 - Çarşamba)
Hiç yazasım yok… (22 Eylül 2018 - Cumartesi)
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Kahrolası piyasa! (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Kabadayı devlet (02 Ağustos 2018 - Perşembe)
Muhasebe (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Kürt meselesi ve 24 Haziran (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Aday adaylarına tavsiyeler… (19 Nisan 2018 - Perşembe)
AB´nin anlamadığı… (29 Mart 2018 - Perşembe)
Kürtler, PKK ve Afrin (26 Ocak 2018 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Ya yıldızların Her biri bir mühendistir veya onları yapan bir mühendis vardır!.."

İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Hava, kurşun gibi ağır! Basîret şimdi lazım bize!
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
KİMLER BELEDİYE BAŞKANI OLABİLİR?
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Doktor Bey´in işleri
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
CHP´nin Din Konusundaki Genelgesi
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Sona Bırakmayalım
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ