Huzur
Tarih: 26.4.2015 15:43:13 / 521okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

 

Seçim kampanyaları başladı. Liderler vatandaşa iktidara geldiklerinde neler yapacaklarını anlatıyor, türlü vaatlerde bulunuyorlar.
Bu vaatler insanoğlunun hemen her yerde muhtaç olduğu alanlarda yoğunlaşır.
Yeme-içme, konut, sağlık, eğitim, güvenlik.

Ülkemizde bu ihtiyaçlar tamamiyle olmasa bile sağlanmış gözüküyor. Elbette ki en önemli eksiklik “gelir dağılımı”ndadır. Bu yüzden “açlık sınırında”, “yoksulluk sınırında” yaşayan milyonlar var.
Yine de ben milletin birinci isteği olarak “huzur” diyorum.
Millet “huzur” istiyor.

Çileye yatkın olup, aza kanaati sindirmiş olan millet çoğunluğu; “Azıcık aşım ağrımaz başım” düsturunu benimsemiştir.
Huzursuz zenginlik istemez.
Huzurun sağlanmasında ilk unsur “güvenlik”tir. Yarına endişe ile bakan adamı hiçbir şey mutlu edemez.
Güvenlik seksen milyonu bulan ülkede kolay sağlanacak bir husus değildir. Düşünün ki son yıllarda (günlerde) bu görevi üstlenen polis, bilinen ve tartışılan sebepler yüzünden ülkenin her yanında topluca gözaltına alınıp sorgulanıyor.
Dinleme faaliyetleri ayyuka çıkınca, kimsenin kimseye güveni kalmaz, herkes diken üstünde oturur.
Asayiş ve emniyet sonunda yargıya varır. Yargı dahi uzun yıllar şaibe altında görülüp, vatandaşın adalete güveni sarsılmıştır.
Ülkemiz küresel ekonomik krizi yara-bere içinde atlatma yolunda olsa dahi, ekonomik çöküntünün uğradığı fertler ve aileler sürekli huzursuzluk içindedir.

Artan kadın cinayetlerinden söz ediliyor, ama bunun iki-üç misli olan erkek cinayetlerini konuşmuyoruz.
Konuşsak her ikisinin de temelinde çokluk ekonomik çöküntünün yaşandığı görülecek. İşler iyi giderken cicim ayları yaşayan çiftler, işler bozulduğunda birbirine düşüyor, sonu cinayete varıyor. “Erkek egemen” diskuru ekonomik yaşantı yanında solda sıfırdır. Ayrıca Türk toplumu “Erkek egemen” bir yapı taşımaz. Bunu çeşitli yazılarımda anlatmıştım.
Türkiye`nin önündeki en önemli mesele seçim neticelerine de bağlanarak ele alınacak olan “çözüm süreci”dir.
Türk siyasi hayatı, bunun unsurları, aktörleri, iç ve dış şartları da gözeterek büyük bir sınav verecek.
Seçimlerden önce veya sonra taraflar arasında bir anlaşmaya (toplum sözleşmesi, birarada yaşama hukuku) varılması zaruridir.
Bu zaruret her iki tarafın göstereceği esnekliğe bağlı. Süreç iki adım ileri, bir adım geri şeklinde yavaş yürüyebilir; yeter ki sonunda anlaşma gerçekleşsin.

Anlaşmanın hukuki boyutu “Yeni Anayasa” ile yürürlüğe girecek. Bu Anayasa`yı tüm güç odakları gönül rızası ile imzalamalı, referanduma öyle gidilmelidir. Elbette ki herkesi memnun etmek mümkün değildir.
Ama Anayasa`yı imzaladıktan sonra, hır çıkarıp “çizdim oynamıyorum” şımarıklığına kapılmamak gerekir. Anlaşma akl-ı selime dayanır.

Olmayacak duaya amin dememelidir.
Konjoktürel sebeplerle hiçbir “dayatma” meşru olamaz. İsteklerin ülke çıkarına olan bir mantığı mutlaka olmalı, bu mantığı halk benimsemelidir. Anlaşmanın zemini, işleyişi, süresi makul, neticesi makul olmalıdır.
Anlaşma mümkün olan şeffaflığı taşımalı, hiçbir şaibe taşımamalıdır.
Bu anlaşma, buna dayanan “Yeni Anayasa” ve bu Anayasa`ya dayanan “yeni hukuk”, “Yeni Türkiye`yi” kuracaktır.
Aksi takdirde “Yeni Türkiye”den bahsetmek mümkün olamaz.
Bu vartayı atlatan Türkiye “huzur”u yakalar. Öteki meselelerin hakkından gelir, çünkü birlik-beraberlik sağlanmış, ülke krizden güçlenerek çıkmıştır.

Bütün bunların ardısıra iç ve dış mihrakların ülkeyi huzursuz etmek için sahaya süreceği marjinal gruplar hep olacaktır.
Bütün dünyada bu böyledir. Hiçbir ülke güllük-gülistanlık değildir.
Umarım ülke siyasetini teşkil eden unsurlar seçimden önce ve sonra bu olgunluğu gösterir. Gösteremez ise yazılacak kitap “Bir huzursuzluğun romanı” olacaktır. Bu popüler roman çok satar, ülkenin başına çok iş açar.

 

Anahtar Kelimeler: Huzur
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsanlara akılları ölçüsünde söz söyleyiniz.

Hz. Muhammed