Hutbe ve hayat tarzı
Tarih: 16.1.2017 11:24:09 / 391okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Allah devletimize, milletimize yardım etsin; zor bir dönem yaşıyoruz. DAİŞ denilen ilkel zihniyetli örgüt yılbaşında onca cana kıydı; onca insanı yaraladı. Olayın öncesindeki Cuma namazında her yılbaşı öncesi gibi bir hutbe okundu. Fakat bir türlü güzelleştiremediğimiz çirkin siyaset hemen harekete geçti ve bu hutbe ile katliam arasında bir ilişki kurdu.

***

Maalesef İslâm ülkelerinde dinimiz üzerinden kavgalar veriliyor. Aslında kavga konularının din ile ilgisi yok. Mesele şu: İslâm toplumları en az iki yüz senedir siyasi ve ekonomik bir gerilik ve yenilmişlik yaşıyor. Yöneticiler ve siyasal elitler bu sorunları rasyonel yollardan aşma iradesini gösteremediler. Halklarının nezdindeki itibarlarını da 20. yüzyıl sonlarına kadar –aslında Batı kaynaklı olan- değişik ideolojiler üzerinden korumaya çalıştılar.

Arap ülkelerinde krallıklar veya BAAS, Nâsır, Kaddafi tipi sosyalist akımlar ve bizde laikçilik (laiklik değil) böyle bir işlev gördü. Tabii bunlar kendi karşıtlarını da üretti.

İslâm toplumlarında siyasal elitler neden başarılı olamadılar? Çünkü gelişmenin, ilerlemenin yolu belli: Akla, ilme-irfana, dünya gerçeklerine uygun çözümler geliştirmek; devlet aklını, üniversiteleri ve diğer bilim kurumlarını buna göre oluşturmak, toplumu buna göre eğitip donatmak… Fakat İslâm toplumlarında siyasi elitler kendi ideolojilerinin hamasetini yapıp, bu sayede iktidarlarını ve çıkarlarını ayakta tutmayı, ülkelerinin ve toplumlarının uzun vadeli gelişmesine, itibar kazanmasına tercih ettiler. Sonunda bu ideolojilerin karın doyurmadığı anlaşılınca bu kez karşıtlarınca piyasaya din sürüldü. İşte “siyasal İslâmcılık” denilen ideoloji böyle ortaya çıktı. Bunları anlatmaktan maksadım hutbe ve “hayat tarzı” tartışmasının arkasında böyle bir gerilimin olduğuna dikkat çekmektir.

***

Yıldıray Oğur “Cuma hutbesinden katliam çıkarmak” başlıklı yazısında eski hutbelerden örnekleri güzel toparlamış. 1920´lerden beri yılbaşı öncesindeki Cuma hutbesinde insanların dinen yasak olan taşkınlıklardan uzak durmaları yönünde öğütler yer alır; cemaat de bunu saygıyla dinler. Son hutbede ne demiş hatip? Özetle “Değerlerimize saygılı olalım; meşruiyetten sapmayalım; israftan, kumardan, alkolden uzak duralım” demiş. Demesin mi yani?

İfade tarzı iyidir, değildir; ama söylenenlerin özü hem dinen hem hukuken doğrudur. “Toplumu din konusunda aydınlatmak” 633 sayılı yasada Diyanet´in birinci görevidir. Halkımız da böyle bilir.

Bazı ideolojik çevreler işi, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ettiği gerekçesiyle, Sayın Görmez hakkında suç duyurusunda bulunmaya; bu hutbenin arkasında ‘siyasal sorumluluk´ aramaya kadar götürmüşler. Onlara bir önerim var: Bu ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik´ ve ‘siyasal sorumluluk´ davasını en baştan, Atatürk´ten ve onun atayıp hayatı boyunca görevde tuttuğu ilk D. İ. Başkanı Rifat Börekçi´den başlatsınlar. 1927´de okunan hutbedeki ifadeler bugün okunsa kıyamet kopar. Ama o gün –Atatürk dâhil- kimse bunu mesele yapmamış.

Diyanet´in başında (sonradan CHP milletvekili olan) Dr. Lütfi Doğan Hocamızın bulunduğu 1973 sonu hutbesinden birkaç cümle: “…Yurdumuzdaki yılbaşı günlerinin manzarasına bakarsak, Hıristiyan misyonerlerinin oldukça başarılı sonuçlar aldıklarını da üzüntü ile görürüz… Allah içkiyi, kumarı, şeytanın desteklediği aşırı eğlenme duygusunu… yasaklamışken, nedir o kumarlar, içkiler, kendinden geçercesine eğlenmeler?..”

Doksan senedir yılbaşı öncesinde okunan bu tarz hutbeler “yaşam tarzına müdahale” olmadı da şimdi mi oldu?.. Herkese şu çağrıda bulunuyorum: Siyaset meydanında mücadele etmek hakkınızdır. Ama lütfen birbirinize Din üzerinden, Diyanet üzerinden atış yapmayın. Dini de Diyanet´i de çok yordunuz.

Anahtar Kelimeler: Hutbe, hayat, tarzı
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya?

Mevlana