Ö. Emir Doğan


HOME SCHOOLİNG Mİ, OKUL MU? (2) 

HOME SCHOOLİNG Mİ, OKUL MU? (2) 


D E V A M 

Bazen özel yetenekli çocuklar da bu şekilde eğitime tabi tutuluyor. Bunun en bilinen örneği de Erik Demaine. Babası tarafından evde okutulan Eric Demaine 12 yaşında Kanada’da Matematik bölümüne kabul ediliyor. 14 yaşında bölümü tamamlıyor, 20 yaşında da doktorasını bitiriyor. Şimdilerde MIT’de profesör. Ayrıca geliştirdiği Matematiksel Origami çalışması Museum of Modern Art (MoMA – New York) da daimi eser olarak kabul ediliyor. 

 

-Homeschooling’de çeşitli eğitim yöntemleri uygulanıyor. En çok Waldorf sistemi uygulanıyor. Bunun yanısıra Montessori, Klasik eğitim, Çoklu zekâ vesaire. Bu yöntemlerin müfredatları çevrimiçi olarak satılıyor. E-learning ile home schooling birbiri ile örtüşüyor ve evdeki öğrenciye sınırsız eğitim fırsatını getiriyor. En son trend olarak da sırf bu öğrenciler için üniversite fakülteleri kurulmaya başlanmış. 

 

Bu sistem taraftarları, bazı tarihi şahsiyetlerin eğitimlerini de örnek göstererek, İskender'i 16 yaşına kadar Aristoteles’in eğittiği, Fatih Sultan Mehmet'i de Aksemsettin’in eğittiğinden bahsediyorlar. Eğer her evde bir Ak Şemsettin varsa daha ne isteriz o zaman. Derhal bu modele geçelim, diyesi geliyor insanın. 

                Bir de “Unschooling” yani “okulsuzluktan” bahsedenler var. Unschooling’de ders yok, müfredat yok, test yok, sınav yok. Klasik eğitim sistemin aksine, öğretmenin, okulun belirlediği hedefler yok, çocuk kendi hedefini kendi belirliyor. Bilgi öğretmenden öğrenciye geçmiyor, çocuk öğrenmek için kendisi kendisinin yetkilisi oluyor. Özel okul kitapları yok, özel materyaller yok, buldukları her kitap, anne, baba, müze, kardeş, ağaç, kuş, insan kısaca her şey onlar için birer öğrenim aracı. Hayatı hayatın içinde, yaşayarak öğreniyorlar. Fakat bizim gibi sınava dayalı ölçme sistemlerinde uygulanabilir görünmüyor. 

 

Klasik eğitim sisteminden paçasını kurtaranlar hayal güçlerini, çocukluğun mucizevi kaynağını eğitim sistemine ezdirmemiş olduğundan, gene mucizevi bir ikram olan -öğrenme güdüsünü- korumuş olduklarından ileri düzeyde işler yapan insanlar oluyor. Dünyayı yerinden oynatan fikirler, işler genellikle bu insanlardan çıkıyor, denilerek; Homeschooling yapan ünlülerden bazıları da şöyle belirtilmiş. Örneğin; Benjamin Franklin, George Washington, Theodore Roosevelt, Albert Einstein, Michael Faraday, Blaise Pascal, Pierre Curie, Claude Monet, Leonardo da Vinci, Alexander Graham Bell, Thomas Edison, Orville & Wilbur Wright, Wolfgang Amadeus Mozart, Felix Mendelssohn, Charles Dickens, George Bernard Shaw, Walt Whitman, Louis Armstrong, Charlie Chaplin ve daha sayısız sanatçı, sporcu, bilim adamı, kaşif, kurucu v.s… 

 

                Homeschooling görüşü John Lennon’dan bir anekdot ile şöyle desteklenmiş.“5 yaşındayken annem bana hayatın anahtarının mutluluk olduğunu söylerdi. Okula gittiğimde, bana büyüyünce ne olmak istediğimi sordular, ben de -mutlu- dedim. Bana soruyu anlamadığımı söylediler. Ve ben de onlara hayatı anlamadıklarını söyledim.”
(http://deli-anne.com/?p=17909) 

 

Sonuçta, kimler yapmış bilmiyorum ama yapılan araştırmalarda ulusal sınavlarda, Homeschooling yapan öğrencilerin, okula giden öğrencilerden daha başarılı olduğu saptanmış. Kendi de evde eğitim alan yazar George Bernard Shaw: “Biz bilginin peşinde koşan çocuklar arzuluyoruz, çocuğun peşinde koşan bilgiler değil” diyor.  

             

Fakat her şey bu kadar basit değil. Sürekli evde eğitim alan çocukların sosyal ortamlardan uzak kalması ve ilerde sosyal hayata kolay adapte olamayacak bireyler haline gelmeleri de bu modelin en çok eleştirilen yönlerinden biri olarak belirtiliyor. Ayrıca bu sistemin "dinci liberal"(!) kişiler tarafından kızları okula göndermemek için kullanılabileceğinden, "çocuğumuzu okula göndermeme özgürlüğümüze karışılamaz" düşüncesine götüreceğinden endişe(!) ile bahsedenler de var. Okulun “sosyalleştirme”, kültürü yeni kuşaklara aktarma işlevi de biter ki ortak değerler etrafında ve bir arada nasıl yaşayabiliriz bu da başka bir dert. Her biri bir birey, her biri kendi başına bir devlet olan, bu insanlardan nasıl bir toplum oluşacağı ya da “toplum” oluşabilecek mi konusu da merakımızı celbediyor. Bizler ibadetin dahi toplu yapılmasını emreden bir dinin müntesipleri olarak, ibadethanelerine “cami” yani “toplanma yeri” adını verenler olarak, bireyselleşmeden ziyade,  “cemiyetleşmeye” taraftar olmamız istenirken, homeschooling’in sonuçlarından emin olamayız diye düşünüyorum. 


               Öğretmenlik mesleğinin de evden ya da uzaktan öğretim modelinde güme gitmesi tehlikesi ortaya çıkacaktır. Yüz yüze eğitimde kalabalık dediğimiz 40 kişilik sınıfların mevcudu, ekran yamacında 400 belki de 4000’e çıkacak ve bu kadar öğrenciyi aynı sınıfa doldurmak gerekmeyeceğinden problem olmayacaktır. Talebe; Felsefe dersini Ankara’daki Salih Hoca’dan, Türkçe dersini Sivas’taki Ayşe Hanım’dan hatta İngilizce dersini İngiltere’deki Mehmet Bey’den alabilecektir. Böylece; bir milyon öğretmenin yaptığını yüz bin öğretmen yapabilecektir.

            Ülkemiz koşulları açısından evde eğitim uygulaması, öğretimin birliği ilkesiyle bağdaşmadığından dolayı, yasalar izin vermediği için her ne kadar mümkün olmasa da ve şu an pandemi zorunluluğundan dolayı “uzaktan eğitim” yapılsa da bu dönemdeki tecrübe ve yukarıdaki gerekçelerle ileri de ülke gündemine gelebilir. Açık öğretim, uzaktan eğitim uygulamaları gibi örgün eğitimin yükünü hafifleten alternatif ve tamamlayıcı bir uygulama olarak kullanılması ileride teklif edilebilir. 

 Geniş bilgi için, yazının hazırlanmasında yararlanılan aşağıdaki kaynaklara bakılabilir. 

Es-selam. 

Yararlanılan Kaynaklar: 

https://ukhomeschool.org/why-homeschooling.php?lang=tr_TR 

https://tr.wikipedia.org/wiki/Evokulluluk 

https://www.dogruokul.com/haberler/detay/evde-egitim---home-schooling---nedir-/649 

https://www.researchgate.net/publication/273899392_Evde_Egitim_Homeschooling
https://eksisozluk.com/homeschooling--2601745 

https://evokulu.org/evde-egitim-homeschooling/ 

 



YAZARLAR