İbrahim Kahveci


Hizmet siyaseti...

Hizmet siyaseti...



Konu hakkında son günlerde Karar Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Kiras yazmıştı.
06 Haziran 2020 tarihli “Hizmet siyaseti ile gelip kimlik siyasetiyle gitmek” başlıklı yazısını yeniden okuyabilirsiniz. 
Yazıda AK Partililerin bir dönem: “Biz hizmet yapıyoruz ve yaptığımız hizmetin karşılığı olarak vatandaştan destek alıyoruz” dediklerini aktarıyor. Ve ekliyor:
“Ama muhaliflerimiz kimlik üzerinden, sembolik ve manevi değerler üzerinden siyaset yapıyorlar” diyorlarmış. 
Ve şöyle bitiriyor: Yıllar boyunca kimlik siyaseti karşısında hizmet siyaseti yapmakla övünen ama son yıllarda yönetme zaafının yol açtığı yönetim krizine çare bulamayan iktidar partisi açısından ise gelinen nokta “barut tükendi” ilanıdır. 
***
Hizmet siyaseti...
Hatırlayalım biraz. 
Sağlık sistemi dönüşümü bu ülkede bir memnuniyet yaratmadı mı? Kim ne derse desin toplumun sağlık dönüşümü hakkında memnuniyeti çok fazla oy getirmişti. 
İlaç fiyatları, bıçak parası vs büyük dönüşümdü. Elbette daha iyisi olabilirdi ama oldukça ses getiren bir reformdu. 
Şimdi ise sağlıkta yeni dönem ilan ediyoruz: Devletin kamusal görevi olan sağlık sektörünü Hazine Garantili Müteahhitlerin eline veriyoruz. 
Artık sağlıkta şehir hastanelerini devlet değil, müteahhitler işletecek. Hem de hizmetler Hazine Garantili. 
İster hasta ol, ister olma ama o müteahhitlere o para ödenecek.
***
Hizmet siyaseti...
Hatırlayalım biraz.
Yollarımız adeta tek şeride mahkum olmuştu. Büyük bir değişimdi duble yollar. Araç kullananların memnuniyeti de yıllarca sandığa yansıdı. 
Hem de kıt imkanlar zamanıydı. Devlet borç batağında ama yol yapımına kaynak bulunuyordu. O zamanlarda binlerce km duble yol yapıldı. 
Şimdi ise yeni bir anlayışla yol ve köprü yapıyoruz. Hem de 45 dolar ücretli. Git gel 700 liraya varan otoyol...
Artık yollarımızı da Hazine Garantili Müteahhitler yapıyor. İster geç ister geçme ama o para ödenecek. 
Hazine Garantili Müteahhitlerin bu hizmeti ABD doları bazında garanti. Yetmedi ABD enflasyonu oranında da zam yapılıyor ayrıca.
O kadar garantililer yani. 
***
Hizmet siyaseti...
Hatırlayalım biraz.
Havayolu zengin yoluydu bu ülkede. Uçak bileti ile asgari ücret yarışıyordu. 
Sonra sistem değişti. THY büyüdü ve küresel bir marka oldu. Özel havayolu şirketleri de devreye girince, otobüs fiyatından ucuza uçak bileti satıldı. 
Samsun’dan bilirim. İstanbul’a üç sefer vardı. İkisi de Ankara aktarmalı. 
Ve eski uçaklar...
Sonra o eski uçaklar seferden kaldırıldılar tabii. 
Şimdi ise yeni bir anlayış var. Artık Hazine Garantili Müteahhitler havalimanları yapıyor. Verilen Hazine Garantisinin yüzde 20’si dolunca şükrediyoruz. İl nüfusu sabah akşam belediye otobüsü yerine işe uçakla gitseler belki ancak dolacak garantiler. 
Hazine Garantili Havalimanının kira ödemeleri de 20-25 yıl sonraya erteleniyor ama Müteahhitlerin parası “Batmalarına mı göz yumacağız” diyerek tıkır tıkır ödeniyor. 
***
İşin özeti şu:
Hizmet siyasetinde de bir değişim yaşandı. Eskiden Devlet Millete hizmet ederdi; şimdi Millet bir elin parmakları ile sayılı, her büyük ihaleyi alan Hazine Garantili Müteahhitlerine çalışır duruma geldi. 
Evet, çalışacağız kazanacağız ve bu Müteahhitlerin Hazine Garantilerini ödeyeceğiz. 
Yollar boş olsa da,
Havalimanları kullanılmasa da,
Hastanelere gitmeseniz de,
Bu Hazine Garantili Müteahhitlere ödeme yapılacak. 
Onlar Hazine Garantili.
83 milyon ödeyecek.
Dünyada altyapı ihalesi alan 10 büyük firmanın 5’i bizden. 
İşte o 5’e ve eklerine hizmet ödeyeceğiz. 
83 milyon olarak görevimiz bu. 
İşte buna da Hizmet Siyaseti diyeceğiz. 
 
Karar Gazetesi 07 T
 



YAZARLAR