Hikâye ve romanda kişiler
Tarih: 19.5.2017 13:11:28 / 463okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Pek çok yazar eserleri ile can verdiği kahramanlara kıyasen adı anılmaz olmuştur. Dedektif romanları, polisiye yazarları gibi. Bazı roman ve hikâye kişileri de yazarı ile birlikte anılır. İnce Memed ve Yaşar Kemal; Kuyucaklı Yusuf ve Sabahattin Ali; Kestaneci Dostum ve Sinagrit Baba ile Sait Faik; Raskolnikov ile Dostoyevski gibi.
Sinema ve televizyonun öne çıkardığı kahramanlar da vardır. Halit Ziya´nın “Aşk-ı Memnu”sunu düşünün. Aynı adla çekilen dizi o kadar seyredildi; kahramanlar o kadar tanındı ki; onların yanında yazar sönük kaldı.
Yazar ile kahramanı arasındaki ilişki hikâye ve romanın kırılma noktasını oluşturur.
Şöyle ki: Yazar kahramanını kendi kişiliği, fikirleri, eğilimleri ile bağlıyor mu; yoksa onu kendisinden bağımsız mı kılıyor? Buna bakılır. Ve genellikle şu hükme varılır: Yazar kahramanını bağımsız kılmalıdır. Buna katılıyorum. Şöyle ki: Yazar fikirlerini, duygularını, eğilimlerini dile getirmek üzere bir kahraman oluşturuyorsa bu karton kişilik olur.
Yazara şu sorulur: Arkadaş madem söyleyecek sözün var, o zaman neden roman yazıyorsun, otur bir makale yaz.
Kemal Tahir´in eserleri bu açıdan eleştirilmiştir. Yazarın iki kahramanı (ki bunlardan biri Kemal Tahir´in tezini savunur) karşılıklı bazı meseleleri elli altmış sayfa tutacak uzunlukta etraflıca tartışırlar.
Bu tür eserler çokluk bir ideolojiye, bir tutuma, bir fikre hizmet etmek; onu yaymak, savunmak gibi endişelerle kaleme alınır. Okuyucu kahramanın nerede ne diyeceğini önceden sezer. Dolayısıyla hayli şematik olan bu eserlerin edebî kıymeti düşük olur.
Bir fikri savunan hikâye ve romanlar içinde başarılı olan yok mudur? Vardır. Bu eserin inandırıcı ve etkileyici olup olmadığı ile ilişkili bir durumdur. Okuyucu yazara inanmaz veya onu bir tarafın adamı olarak görürse, peşin hükümlü ise başarılı bir eseri dahi yargılar.
Kahramanın inandırıcı olması için; onun yetişme şartları, dili, mesleği, kültür seviyesi, çilesi, çevresi vb. gibi hususlarda belli bir özelliği yansıtması beklenir. Eğer bir balıkçı ise kahraman; balıkçı kahvesinde, balık pazarında, teknede, denizde, bir balıkçının içinde bulunduğu atmosferde kendi karakteri kadar umumi olarak balıkçıların özelliklerini göstermesi beklenir. Bunun dahi farklı yönleri vardır: Bir Karadeniz balıkçısı ile bir Ege balıkçısı farklıdır. Nehir veya göl balıkçısı farklıdır. Açık deniz balıkçısı farklıdır.
Yine de bunlar evvel emirde insandır. Hangi coğrafya, millet, dil, din, kültür içinde yetişirse yetişsin onun insan olarak temel özellikleri vardır ve bu durum umumidir. Yani insan kıskanır, sever, nefret eder, aldatır, kin tutar, affeder, nefsine uyar, çıkarını gözetir vb. Hususi olarak kahramının aşkı, cesareti, nefreti vb. dahil olduğu toplumdan, ailesinden, yetişme şartlarından, özel bir kişi olarak kişiliğinden gelebilir.
Bütün bunlar yazarın bir kahramanı oluştururken gözönünde bulunduracağı hususlardır. Yazar hikâye ve roman kişisini kendinden bağımsız olarak çizebilmelidir.
Okuyucu yazara; eserde yer alan bir kahramanın söz ve hareketleri, inanç ve fikirlerini örnek göstererek; “Ama siz nasıl böyle olabilirsiniz?” diye sorduğunda, yazar “Ben o değilim” diyebilmelidir.
Bu mümkün mü?
Bence yüzde yüz mümkün olamaz. Her kahraman yazarından iz taşır. Yine de yazarın görevi bu izi mümkün olduğunca silmektir.
Tersi de olabilir.
Yani yazarla kahraman birbirine çok yakın olabilir. “Kendini yazan yazarlar”ın eserleri böyledir ve bu konuda hayli başarılı olanlar vardır.
Ancak burada bir hususun üzerinde durmak gerekir. Bu yazarlar bazan (çoğu kez) kahramanları aracılığı ile kendilerini gizler, farklı davranışlara iter, okuyucu aldatırlar. Okur kendini yazan yazarın kahramanına bakarak yazarın da aynı özellikleri taşıdığına inanırsa aldanır.
Bence eserin kahramanları hangi özelliği taşırsa taşısın eğer inandırıcı ve etkileyici bir biçimde çizilmişse o eser başarılıdır.
Burada başarının notunu “okuyucu”ya bıraktığımız anlaşılmasın. Araya tarafsız eleştirmen girer. Eleştiri yazarının ne kadar tarafsız olduğu tartışma konusudur.
Mesele arap saçına dönmesin.
Yerli ve yabancı edebiyat tarihi, zaman, kültür havzaları ve dil eserin kuşaklar boyunca yaşamasına, okunmasına yardımcı olur.
Geldik hikâye ve romanı da içine alan “Sanat endüstrisi” noktasına.
Burada duralım.
Çünkü mevzu derin.

Anahtar Kelimeler: romanda, kişiler
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır

Hz. Muhammed
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Olmadı Sivasspor Olmadı
Aydın Ünal
Aydın Ünal
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Küçük hesapla büyük projeleri kaçırmak
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
İnsan nereye koşuyor?
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Hacı Bektaş
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Hayırlı Bayramlar!..
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Dinamik dindarlık
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İki asırdır kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz, farkında mısınız?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
41 dereceden 39,5´a
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
İKTASADÎ MESELLER
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
MTTB CAMİASI DERNEĞİ BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Bana gülmeyi-doğayı anlat...
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
ABD´ye çok güçlü cevap nasıl verilir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Onur meselesi
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Düşünce sentezi yapabilmek
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
BİZE BİZİ UNUTTURMA ALLAH´IM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(3)
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
SAĞLIKTA TATLI BALLI İŞLER GÜÇLER
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
BAYRAM KOKUSU
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Salih Tuna
Salih Tuna
Sen ne sandın zibidi?
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
BU ŞEHİRDE YIKMAK MODA OLDU
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ