Gülşah Akkaş Yaman


HİÇBİR İNSAN RASTLAMADIM Kİ ONDAN ÖĞRENECEK BİR ŞEY BULUNMASIN

HİÇBİR İNSAN RASTLAMADIM Kİ ONDAN ÖĞRENECEK BİR ŞEY BULUNMASIN


Kullar ancak takva ile üstündür. Buyrulur Kur’an-ı kadimde, bir husus da ayet varsa tartışmaya kapalıdır o konu, anlayacağımız şu ki; İnsanların sosyo-ekonomik düzeyleri, bindikleri araba, oturdukları ev ya da bulundukları mevki, hiç biri Rahman olan Allah'ın huzurunda bir kriter değil. ''Kalite insanın ruhundadır. Yaşam şartlarında ya da hayat koşullarında değil.'' Tek üstünlük takva da, ilim de, ameli salih de. Yalnız bu halk içinde gerçekten böyle mi? Biz neye göre insanlara değer veriyoruz? Biz sadece insan olma yönü ile mi ilgileniyoruz yoksa tek şartımız dünya diyarında iyi bir yere sahip olması mı?  Balzac der ki; “Bir başkasının içindeki güzelliği görmek, özel insanların yapabileceği bir iştir. Dış görünüş ise sadece basit insanları etkiler.”

Memleketin adı dünya sadece konaklama alanı, ebedi mekan ahiret. Şimdi düşünelim itibar hangisi için daha önemli, konaklama yerinde ki itibar mı? Ebedi diyarda ki itibar mı? Allahın öyle güzel kulları var ki, hanenize gelse sanki köşe bucağa miski amber saçar, o gittikten sonra buram buram kokar. Mutluluk haz ile ilintili, bir tatlı yerken de mutlu olursunuz ama huzur dalga dalga yayılan bir şey huzur saçan insan da böyle sanki şarabı kevser tadına doyum olmaz.

Bir hadis şerif de alemlerin Efendisi buyurmuştur ki; ''Ümmetimin en hayırlıları, görüldüklerinde

Allah'ı hatırlatan kimselerdir. En şerlileri ise, söz götürüp getiren, birbirini seven insanların arasını açan, suçsuz ve masumlara sıkıntı vermeyi meslek edinen kimselerdir. Yüzü ile sözü ile Allahı hatırladığınız çok dostlarınız olsun, olsun ki sizin için cennetin kapısına anahtar olsun bu dostluklar. Lakin kulların dereceleri ancak takva, ihlas ve güzel ahlak belirliyorsa onları ayette zikir olunduğu üzere aşağıların aşağısına yiten de kötü ahlaktır. Yukarıdaki hadisi şerif de beyan edildiği üzere: “En şerliler, söz götürüp getiren, insanların arasını bozan insanlara sıkıntı veren”, bu insanlardan uzaklaşmak lazım insanın hem ruh sağlığına hem de aile saadetine fayda sağlayacaktır.

''Hiçbir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz.''

Her insanda nefis var nefis kötülüğü emrederken biz tarafımızı iyiden yana kullanmamız lazım. Siz normal şartlar da iyilikle uzattığınız eller boş kalmaz. Başta da söylediğim gibi hiçbir statü insan olmanın önüne geçmemeli, bulunduğu konum ne olursa olsun şerli kimseler grubunda değilse size bir öğreti de muhakkak bulunacak.

''Hiçbir insan rastlamadım ki ondan öğrenilecek bir şey bulunmasın.''

Yeter ki gönül pencerenizi açın, birinden ilim öğrenirseniz, birinden bilim birinden de yeni bir çorba tarifi ama muhakkak öğrenirsiniz. Biz birbirimizin aynasıyız, ayna tutuyoruz sadece karşıya gördüğümüz biziz. Kötü zamanla sizi de kötü yapar. O yüzden ayna olarak kime bakacağız iyi karar verelim.

''Yarının ölüleriyiz kimliğimizi abartmaya gerek yok.''

İnsan ancak takva ile üstündür.

Bir sonra ki yazı da buluşmak duası ile.

 



YAZARLAR