‘Hezarfen´
Tarih: 17.6.2017 15:46:24 / 329okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Leonardo da Vinci gibi birden fazla sahada ihtisas derecesinde bilgiye sahip olanlara Batı dillerinde polymath denir. Da Vinci, matematik, mühendislik, botanik, jeoloji, anatomi gibi ilimlerde yetkin bir âlim, mucit, mimar, heykeltıraş ve büyük bir ressamdı. Goethe de öyle... Şair, romancı, tiyatro yönetmeni, münekkit, botanist, ressam... Böyle insanlara bizde de hezarfen denir. Genellikle hazerfen şeklinde yanlış telaffuz edilen ve “bin sanat sahibi” anlamına gelen bu kelime Farsçadır (hezar-fen).
***
Da Vinci gibi on parmağında on hüner taşıyan adamlar bizde de var. Evliya Çelebi´nin Seyahatname´de kanat benzeri bir mekanizma icat ederek Galata Kulesi´nden Üsküdar Doğancılar´a kadar uçtuğunu söylediği Ahmed Çelebi, çok marifetli bir adam olmalı ki “hezarfen” lâkabına lâyık görülmüştü. Üsküdar Özbekler Tekkesi´nin şeyhlerinden Edhem Efendi´nin lâkabı da “hezarfen”di. Çağatay Türkçesi, Arapça, Farsça, Ermenice ve ilgilendiği alanlarda literatürü takip edecek derecede Batı dillerini bilen Edhem Efendi (1829-1904) mimari, hendese ve kozmografya alanlarında geniş bilgiye sahipti. İnce marangozluk, doğramacılık, oymacılık, hakkâklık, dökmecilik, tornacılık, tesviyecilik, demircilik, dokumacılık ve matbaacılık gibi zanaatlerle en üst seviyede ilgilenirdi. Mekaniğe de ilgi duymuş, buharlı bir makine imal ederek bir kayığı bu makineyle Şemsipaşa´dan Paşalimanı´na kadar yüzdürmüştür. Bizde ilk kurşun boruyu o dökmüş ve bir sünnet aleti icat etmişti. Dahası var: Çarşambalı Arif Efendi´den Ta´lik icazeti vardı, yani hattattı. Talebesi Necmeddin Okyay vasıtasıyla ebru sanatının günümüze ulaşmasını sağlayan da odur.
Sabri Mandıracı´nın fırçasından hat hocası Ali Alparslan ve ebru hocası Mustafa Düzgünman.
Yeri gelmişken hatırlatmak isterim: Türkiye´yi yıllarca Washington´da büyükelçi olarak temsil eden ve sahip olduğu büyük itibar dolayısıyla öldüğünde cenazesi Başkan Truman tarafından Missouri zırhlısıyla Türkiye´ye gönderilen Münir Ertegün, Edhem Efendi´nin torunudur. ABD´de caz rock denince akla gelen ilk isimler, yani Ahmet ve Nesuhi kardeşler de Münir Ertegün´ün oğulları... Atlantic Records firmasıyla müzik sektöründe bir çığır açan Ertegün kardeşler, Ray Charles, Rolling Stones ve Eric Clapton gibi büyük müzisyenleri ve müzik gruplarını dünya müziğine kazandırmışlardı.
***
Merhum Necmeddin Okyay da “hezarfen” diye anılırdı. Filibeli Bakkal Arif Efendi´den Sülüs ve Nesih´i meşk ederek icazet almış, Konyalı Vehbi Efendi´den eski usulde is mürekkebi imal etmeyi, Hezarfen Edhem Efendi´den ebrû ve âhar yapmayı öğrenmiş, bu arada cami derslerine devam ederek ilmiyye icazetnâmesi almıştı. Öğrendikçe öğrenme iştiyakı artan Necmeddin Efendi, komşusu ressam Üsküdarlı Hoca Ali Rıza´dan renkleri birbiriyle nasıl imtizac ettirebileceğini öğrendi, devrin en büyük hattatlarından biri olan Sami Efendi´den de Ta´lik meşk ederek icazet aldı.
Necmeddin Efendi´nin şaşırtıcı meraklarından biri de okçuluktur. Sultan Abdülaziz´in Sultantepesi´nde oturan okçubaşısı Seyfeddin Bey´den eski Türk okçuluğunu öğrenmiş, klasik tarzda son derece zarif ok ve yaylar imal etmiş, daha da önemlisi Okmeydanı´nı satmaya kalkışan Vakıflar İdaresi´ne karşı kararlı bir mücadele vermiştir. Soyadı kanunu çıktığında Okyay´ı tercih etmesi, onun her şeyden önce bir sanat olarak gördüğü okçuluk sporuna düşkünlüğünü gösterir. Bir süre sonra hocası ve dostu Tuğrakeş İsmail Hakkı Bey´in ve Gülcü Şükrü Baba´nın teşvikiyle, Toygartepesi´ndeki baba evinin geniş bahçesinde gül yetiştirmeye başlayan ve çok geçmeden amatörlüğü aşarak Latince ilmî isimlerini bile öğrendiği dört yüz çeşit gül yetiştirmeyi, hatta yeni varyeteler elde ederek Avrupa çiçekçilerinin kataloglarına girmeyi başarmış ve katıldığı sergilerde önemli dereceler kazanmıştı.
Necmeddin Okyay´ın yeğeni ve talebesi Mustafa Düzgünman da ebrucu, klasik tarzda nefis ciltler yapan bir mücellit ve musikişinastı.
Hezarfen denildiğinde merhum A. Süheyl Ünver´ın ismi anılmazsa haksızlık edilmiş olur. Dahiliye ve cildiye uzmanı bir tıp profesörü, tıp ve kültür tarihçisi, ressam, nakkaş, müzehhip, mücellit ve tabii büyük bir hoca olarak kültürümüze büyük hizmetlerde bulunan Süheyl Bey, Necmeddin Okyay´ın da talebesi ve dostuydu.
Geçen salı günü Albaraka Türk´ün Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kültür Merkezi´ndeki sanat galerisinde açılan bir sergide, ismini zikrettiğim şahsiyetlerden bazılarının yağlıboya portreleri var: Necmeddin Okyay, Mustafa Düzgünman, Abdülbaki Gölpınarlı, Hatta Hulusi Efendi, Münir Nureddin Selçuk, Süheyl Ünver, Ahmet Yakupoğlu, Ali Alparslan...
Türk ve İran edebiyatı alanında uzman bir ilim adamı olan Prof. Dr. Ali Alparslan, Necmeddin Okyay´ın talebesi ve söz konusu portreleri yapan Ahmet Sabri Mandıracı´nın hocasıdır. İÜ. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü mezunu olan Sabri Bey´in doğrusu aynı zamanda bir ressam olduğunu bilmiyordum. Ali Alparslan´dan Rik´a ve Ta´lik, Mustafa Düzgünman´dan ebru icazeti alan aziz dostum aynı zamanda mücellit ve neyzendir. Bu sebeple ona da rahatlıkla “hezarfen” denebilir.
Hezarfen Sabri Mandıracı´nın Ta´lik yazıları ve ebruları, Albaraka Türk Sanat Galerisi´nde “Kırk Yılın Sonunda Eslâfın Yolunda” başlığı altında yağlıboya portreleriyle birlikte sergileniyor. Yolunuz Bağlarbaşı´na düşerse, ihmal etmeyin, gidin görün derim.

Anahtar Kelimeler: Hezarfen
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Öldükten sonra yaşamak isterseniz, kalıcı bir eser bırakınız.

HZ.ALİ (R.A)