Hep aynı hikâye
Hep aynı hikâye
Tarih: 14.8.2014 10:11:03 / 865okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Biz gideceğiz.

Ardımızda ne kalacak?

Gökdelenler, uçak gemileri, cesetler, robotlar, bira bardakları.

Ormanlar yorulmuş olacak, çöller susamış. Okyanusta bir bıkkınlık. Buz dağları erimiş olacak.

Elbette bizden geriye bir çiçek kalır. Kurumuş bir çiçektir bu dokunmaya gelmez hemen dağılır. Siz öyle zannedin o plastiktir. Plastikten sonra ne gelir, işte onu bizden sonrakiler bilecek.

Temiz toprak arayacaklar, pak bir alın. Temizlik-paklık acaba hâlâ geçer akçe olacak mı?

Hiç sanmıyorum çünkü güç o zaman da güç olarak anılacak. Biz yedeğine demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri takmış, fosfor bombası atmaya giden güce selâm çakmıştık. Sıkıysa çakma. Öyle inanmıştık. Güçlü ol, güçlü kal, balmumundan heykelin olsun.

Kimbilir güç belki de kılık değiştirir. Atom altına girer. Yedi kat yerin dibine iner. Şeytanlar aleni etrafta dolaşmaya başlar. Her şeytana bir âlet adı verilir, insanlarla şeytanlar okey oynar.

Bu kadar fantastik olmaya gerek yok. Sen gidince zaman hızlanmayacak, ağaçlar kurumayacak, şehirler yerinde duracak. Ama üçüncü dünya harbi pusuda. İnsanoğlu başka bir gezegene hicret etmeden patlayabilir. O zaman ne bilet kalır ne yarış. Kütüphaneler, makinalar, başkanlar ve şeytanlar aciz kalır.

Kıyametten mi bahsediyorsun?

Yoo! Gaybı kimse bilemez. Hem kıyamet ne uzay gemisi dinler, ne nutuk. O gelince macera bitecek.

Ama ben diyorum ki bizden geriye ne kalacak?

Sonsuzluğu hedefleyen sanat mı; bitirme tezleri, teoriler, işçi sınıfının çelik iradesi, fizikten metafiziğe geçiş, bunlar mı?

Yoksa amel defterleri mi?

Defterler evet, az daha unutuyordum. Defterler kalacak çünkü onları göremiyoruz. Neredeler, melekler nerde?

Çocukların bakışlarında, gülüşlerinde.

Eskiden soframıza da inerlermiş, öyle söyleniyor, kapıyı bir seher vakti Hızır aleyhisselam çalarmış.

Açıp bakarlarmış, kimse yok.

Ama hoş kokulu bir müjde, işte orada duruyor. Eskiden dünyanın bir şiiri varmış.

Bizden geriye şiirler mi kalacak?

Olabilir ancak dua eden şiirler, meleklerin okuduğu şiirler. Hani biliriz.

`İndiler gökten melekler saf saf`

Anlıyorum, yani diyorsun ki `Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Bizim için hayırlı olan âhiret yurdudur`. Öyle. Zil çalacak ve sınıflar boşalacak. Koridorlarda, duvarlarda, mevsim şeridinde, müsamerelerde sesler kalacak.

Oyun bitince herkes bir yana dağılacak.

Rüzgar yaprakları sürükleyecek.

Yollar bomboş uzanıp gidecek.

Sanki buralardan kimse geçmemiş. Kimse Mecnun, kimse Ferhat olmamış. Aşk yalanmış. Fizik ve metafizik âlimleri böyle buyurmuş. Ne Ramses`in mumyası, ne kuantum, ne Marlon Brando, ne Baba.

Bizden geriye kalanlar bir süre kullanılacak. Sonra atılacak. Toprak hepsini yutacak. Çok sonraları gelenler o toprağı kazacaklar, bizden arta kalanları çıkaracaklar. Bir laptop, bir kamera, az-biraz deterjan kalıntısı ve çocuk bezi. Şık bir araba, kibir, para ve bir kupa.

Bu da ne diyecekler.

Bu bir kupa.

Kupa neye yarar.

Birincinin şöhretini dörde katlar.

Kazanana veriyorlarmış. O zamanlar kazananlar ve kaybedenler varmış. Birincilik, ikincilik, reyting falan.

Hiçbir obje ilgi uyandırmaz. Nedir bunlar? Hiç. İyi de ne arıyor bunlar? Hakikate işaret eden bir şey, yahut hakikatin kendisi.

Hakikat hâlâ gizli mi kalmış?

Yoo! O zamanlar da onu bilenler varmış, insanları uyarmış, ama onu dinlememişler.

Ee! Çok önceleri de böyle olmuş.

Hep aynı hikâye.

 

Anahtar Kelimeler: Hep, aynı, hikâye
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Sen gönlünü beslemeye bak..! Yücelere gidecek, şereflenecek odur."