Berat Demirci


HELE BİRAZ DAHA AÇILIN

HELE BİRAZ DAHA AÇILIN


Açılım, ümit verici gözüküyordu. Ümitlenmenin ötesinde acayip sevinen safdillerden biri de bendim. BDP’nin açılımdan kastı meğer Türkiye'nin yirmi küsur bölgeye bölünmesiymiş. Meclisteki gizli oturumun katılımcılarından CHP mebusu Engin Özkoç kamuoyuna açtığı için öğrendik; kendisine elbette şükran borçluyuz. Oysa ne hareketlilik vardı, “Akıllılar Heyeti” açılıma zemin döşüyordu.

BDP’nin açılım planı ise:

1 -Türkiye'nin 25 eyalete bölünmesi.

2 - Öcalan'ın serbest bırakılması.

3 - Özerklik koşullarının gündeme getirilmesi.

4 - Eyalet başkanlarının TBMM'ye getirilmesi.

5 - Özerklik hakkının saklı olması.

6 - Her eyaletin kendi özerk güvenlik güçlerinin olması.

Tek tek tahlil edildiğine altı maddenin arkasındaki kurmay akıl ve elbette dış mihrak çok net gözüküyor. Bu açılım metni yeni bir şey değil, Sevr anlaşmasının güncellenmiş şeklidir. Türkiye’yi ya kolay lokma gördüler yahut deneme yaptılar, akabinde istikameti Suriye’ye çevirdiler. İran’ın ve Türkiye’nin Suriye konusunda vebali ağırdır; bugünkü konumlarının da doğru olmadığını ama dönemediklerini düşünüyorum. Rusya ve Amerika anlaşmalı biçimde hâlâ Suriye’yi işgal altında turuyorlar. İran, giderek küçülen ve saçmalayan bir devlet haline dönüştü; Zengezur Koridoru için gösterdiği tavır, Pehlevî hanedanına Fatiha okutur.

BDP mezkur gizli oturumda Kürtlerle ilgili bir talepte de bulunmuyor aslında, efendilerinin ellerine tutuşturduğu Türkiye'nin parçalanması projesini açıyor. Öcalan neden var diyeceksiniz; hizmetinin bedelidir ve onu Kürtlerle ilgili sayarsanız tek açık madde odur. Bu partinin kürtlerle kürtlükle ilgili bir hedefi yoktu, ucuza getirildiği için Türkiye'yi parçalamak isteyenlerin kürtleri asker olarak kullanmasını sağlayan bir örgüttü. Amerika'nın, İngiltere'nin vs. çok yönlü olarak bu işten kârlı olduğu ve Türkiye'nin enerjisini boşalttığı malumdur. “B” harfi yerine “H” geldi; alfabede harf çok. Aradan on sene geçti, HDP aynı rol ve söylemi devam ettiriyor.

PYD'nin ve diğer üç harfli Amerikan örgütlerinin Suriye'deki durumu da aynıdır, ABD kendi projesi için ucuz asker kullanıyor. Masrafını da zaten Suriye petrolünden çıkarıyor. Rusya alacağını İran, Amerika ise alacağını Suud, BAE, vs. arap ülkeleri sayesinde alıyor. Orada kendi güvenliğinden başka derdi olmayan tek devlet Türkiye, haysiyetiyle, ahlakıyla savaşan tek ordu Türk ordusudur.

Ordu; yani komutanından erine kadar. Komuta kademesi tezkere talebinde bulunuyor ve Amerika parmağı mecliste varlığını konuşturuyor. Sen, mehmetçiğinin kanını, canını o tezkereyi isteyen komuta heyetinin kendi kanından, canından aziz bilmediğini mi zannediyorsun, beyefendi? O yılış yılış mehmetçik edebiyatını, hasmını topun namlusundan görenler asla yutmaz. Tezkereye hangi hesaplarla hayır dediğinizi azıcık aklı olan herkesin anlamadığını düşünüyorsan, seni o makama oturtanların zekâsına hakaret olur. Herkes anlar ama anladığıyla başka hesaplar yapar, değişik işler gerçekleştirmeye çalışır.

Hele biraz daha açılsınlar bakalım, ne açılımlar çıkacak itilaf cephesinden. En aklı başında sandığım eski asker ve milletvekili, tezkereye itiraz etmezken, “Siyasi partiler oylarını artırmak için bu tür yolları deneyebilir!” demiştir. Biden’in çizmiş olduğu ince ve ayrıntılı yol, yoldaşları nerelere götürecek ve bizlere daha neler yaşattıracak endişeyle bekliyorum.

 



YAZARLAR