Haydarpaşa Garı ve tarih
Tarih: 25.1.2018 11:22:35 / 430okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Kütüphanemde hat sanatı hakkında çok sayıda kitap var; bu kitapların önemli bir kısmı M. Uğur Derman imzasını taşıyor. En eskisi galiba Mahmud Bedreddin Yazır´ın Medeniyet Aleminde Yazı ve İslâm Medeniyetinde Kalem Güzeli (1972) isimli eseridir. Bu önemli eseri üç cilt halinde büyük bir titizlikle yayına hazırlayan Uğur Bey´in Kültür Bakanlığınca yayımlanan Türk Hat Sanatının Şaheserleri (1982) isimli eserini de çıkar çıkmaz edinmiştim. Şeyh Hamdullah´tan Hattat Hâmid Aytaç´a, 43 büyük hattatın -fotoğrafları merhum Sami Güner tarafından çekilen- 67 seçkin eserine yer verilen bu albüm günlerce elimden düşmemişti. Aşk Estetiği´ni yazmakta olduğum günlerdi.
***
Hat sanatı, tasvirden kaçan sanatkârların sığındıkları bir limandı. Dehalarını hür olarak kullanabilecekleri ifade vasıtalarından biri olarak yazıyı gören Müslüman sanatkârlar, tarih boyunca inanılmaz güzellikte eserlere imza attılar. Mesaj iletmek hiç şüphesiz yazının aslî fonksiyonudur; ancak harflerin plastik ifade imkânları sayesinde, sanatkârlar, yazıyı başlı başına bir sanata dönüştürmüşlerdir. Usta bir hattat elinden çıkmış yazı, okuma yazma bilmeyen birine bile derin bir estetik haz verebilir.
Tasvir yasaklanırken yüceltilen yazının kudsî bir anlam kazanması, medeniyet tarihinin belki de en ilgi çekici gelişmelerinden birine yol açmıştır. Sadece herhangi bir mesajı iletmek için kullanılan, en fazla dekoratif bir nitelik kazanabilen Lâtin yazısının aksine, âdeta kitaba ve mimariye karşı bağımsızlığını ilan eden İslâm yazısı, Batı medeniyetinde resmin yüklendiği fonksiyonu icra etmiştir.
Mehmed Şefik Efendi´nin nefis bir Celî Sülüs istifi: “Söylesem ãlem güler ketm eylesem gönlüm yanar/Söylenilmez, ketm olunmaz böyle bir hãletdeyim.”
***
Kur´an-ı Kerim´de insana kalemle yazmanın Allah tarafından öğretildiğinin bildirilmiş ve hokka, kalem ve onunla yazılana yemin edilmiş olması, İslâm dünyasında kalem ve yazıya karşı ilginin son derece yüksek olmasını sağlamıştı. Hz. Peygamber ise güzel yazıyı teşvik ederek yazının aslî fonksiyonu dışında, apayrı bir ifade vasıtası olarak kullanmasına zemin hazırlamıştır. Arap alfabesi, böylece Müslüman sanatkârların tükenmez bir kaynağı ve şekil repertuvarı haline gelmiştir.
İslâm yazısının karakteristik ilk şekli Ma´kılî´dir. Tamamı düz ve köşeli harflerden oluşan bu yazı, harflerin köşeleri yuvarlaştırılarak Kûfî´ye dönüşür ve eskilerin “Aklâm-ı Sitte” (Altı Kalem) dedikleri yazı çeşitleri, yani Muhakkak, Reyhanî, Sülüs, Nesih, Tevki ve Rıkaa bu yazıdan doğar. Altı Kalem´in klasik ölçülerini belirleyerek yazıyı asıl mânâsında bir sanata dönüştüren Yakut el-Musta´sımî´nin tarzı, Şeyh Hamdullah´ın Osmanlı hat ekolünün kuruncaya kadar İslâm dünyasında hâkimiyetini sürdürecektir.
Arap alfabesinin, geometrik niteliklerini -Kûfî´de belirli ölçüde devam etmekle beraber- zaman içinde kaybederek eğri çizgilerden oluşan bir şekil repertuvarı haline gelen harfleri, özellikle Şeyh Hamdullah üslûbunda, aslî özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeksizin istenen her şekle girebilir. Fakat bu şekilden şekle girişler, uzun tecrübeler sonunda elde edilmiş sıkı ve şaşmaz ölçülere ve teknik zorunluluklara bağlıdır. Her harfin “nokta” ölçüleri vardır ve güzel olan bir harf mutlaka bu ölçülere bağlanmıştır. Harflerin ritmik hareketleri, olağanüstü güzellikteki istiflerin içinde kazandıkları plastik değer ve açılış kapanışlarındaki müzikalite inanılmazdır.
Hat San´atından Seçmeler´in kapağı
***
Uğur Derman Bey´in albümü, hat sanatının Şeyh Hamdullah´la başlayan bu yeni macerasının enfes bir özetidir. Bu önemli eserin bir ebatta ve genişletilmiş yeni baskısı geçen yılın sonlarında, Başbakanlık AKDTYK Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı tarafından yapıldı. Hat sanatının bütün yönleriyle ele alındığı kapsamlı bir giriş eklenen ve ismi Türk Hat San´atından Seçmeler olarak değiştirilen yeni baskıda, 120 hattatın 265 eseri bulunuyor.
Hülasa, Türk Hat San´atından Seçmeler, her sanatseverin kütüphanesinde bulunması gereken bir hazine, bir güzellik deposudur.
MEMDUH CUMHUR DA GÖÇTÜ
Üsküdarlılarca daha çok eczacı olarak tanınan Memduh Cumhur, aynı zamanda şair ve bir ara TRT´de çalışmış bir Türk Musikisi sanatkârıydı. Selman Ağa Camii´nin hemen yanındaki eczahanesini bir çeşit kültür merkezi hâline getirmişti. Üsküdar´a yolu düşen sanat, edebiyat ve kültür adamları ona uğramadan geçmezlerdi. O küçücük eczahane nice renkli sohbetlere sahne olmuştur. Aruzu ustalıkla kullanan ve günümüzde “şi´r-i kadim meş´alesi”ni taşıyanlardan biri olan Memduh Cumhur´un birçok şiiri, müşterek dostumuz merhum Cinuçen Tanrıkorur tarafından bestelenmişti. Daha çok yakın dostlarınca bilinen heccavlığı da yamandı. Onu bu yönüyle Şair Eşref ve Neyzen Tevfik gibi heccav şairlerin takipçisi olarak değerlendirmek mümkündür. Bu değerli sanatkâr, geçen hafta Cuma günü bir kalp krizi sonrasında hayata veda etti. Dostları, daha önceki günlerde eczahanesinde sapasağlam ve hayat dolu olarak gördükleri Memduh Cumhur´u geçen hafta bugün, Şakirin Camii´nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet´te toprağa verdiler. Cemaatinin kalabalığı, aziz dostumuzun ne kadar sevildiğini gösteriyordu. Şimdi öteki tarafta belki de çok sevdiği Cinuçen Tanrıkorur´la halleşen Memduh Cumhur´a Allah´tan rahmet, ailesine ve dostlarına başsağlığı diliyorum.

Anahtar Kelimeler: Haydarpaşa, Garı, tarih
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Adem suretinde olan herkes adem değildir?

Hacı Bektaşı Veli