Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar
Tarih: 7.8.2014 09:33:59 / 635okunma / 0yorum
YUSUF KAPLAN

Zamanın parçalanması: Elektronik devrim olarak da adlandırdığımız ikinci endüstri devriminin bir sonucu.

SES`TEN GÖRÜNTÜ`YE, SÖMÜRGECİLİK`TEN ŞİZOFRENİ`YE VE PARANOYA`YA...

Müzikolog Murray Schafer, elektronik devrimden sonra ses`in elektronik / yapay olarak üretilebilir ve kontrol edilebilir hâle gelmesiyle sömürgecilik ve sömürgeciliği doğuran zihin dünyası arasında birebir bir bağlantı kurar.

Ve sesin, elektronik olarak kontrol edilebilir ve üretilebilir olmasının insanları şizofrenik yaptığına dikkat çeker.

Şimdi, sanal çağ`da yaşıyoruz: Görüntü`nün, imge`nin elektronik olarak üretildiği, kontrol edildiği ve parçalanabildiği bir sanal gerçeklik çağında.

Soru şu: Elektronik olarak üretilen sesin parçalanması insanı şizofren yapıyorsa, elektronik olarak üretilen görüntünün / imge`nin parçalanması insanı ne yapıyordur peki: Paranoyak elbette ki. En azından histerik.

PLASTİK İNSANLAR GALERİSİ

Yaşadığımız şey, hayat değil. Hayat çoktan `bitti`: Kendi hayat/lar/ımızı yaşamıyoruz artık: Bize hayat diye SUNULAN `şey`i yaşıyoruz. Medyatik evren, medyatik hayatlarla aldatıyor, ayartıyor, hayatsızlığa mahkûm ediyor bizi: Plastisiteye ve ruhsuzluğa. Sanal ve sahte hayatlara. Ayartı`nın, hayatı öldüren, hakikati hayattan sürgün eden câzibesine.

Hayatımız, iki anlamda sanal ve sahte: Öncelikle, hayatımıza her bakımdan çeki düzen veren medyatik bir evrende yaşadığımız için, medyalarla yaşadığımız için hayatımız sanal, sahte ve mekanik: Bir ruhu yok hayatımızın.

İkinci olarak, hakikat, hayattan çekildiği için, sahte`si, gölgesi, taklidi, karikatürü çeki düzen veriyor hayatımıza: Böylelikle insan, hayattan sürgün yiyor ve hayatı kendinden sürgün ediyor. Hayatsız insanlar ve insansız hayatlar hükmediyor hayatımıza.

Gerçek hayatı, kendi hayatlarımızı değil, hayatsızlığı yaşıyoruz: Hayatı tadamıyoruz: Değemiyoruz hayata: O yüzden yaşadığımız hayat, hayatımıza hayat ve anlam katamıyor: Ruh üfleyemiyor bize. Ruhumuzu, hayatın ruhunu yok ediyor böylelikle.

`MÜBAH`IN GÜNAHI: MÜBAHI YOK ETMESİ

Hayat öldü; hakikati öldürdüğümüz, yitirdiğimiz için öldü hayat. O yüzden, ortalıkta klonlar, palyaçolar fink atıyor!

Her şeyi mübahlaştıran ve böylelikle aslında tek geçer akçe hâline getirerek mübahı bile hayatımızdan uzaklaştıran bencil, histerik, `cynical` / ikiyüzlü, imajperest, güçperest, şehvestperest, postmodern insan müsaveddelerinden geçilmiyor hayat.

Bizi zoraki güldürmeye, eğlendirmeye; bize ölümü, hayatın varoluş şartı ve yegâne kaynağı ve anlamı `ölüm`ü unutturmaya çalışıyor bu tür tipler, türlü tuhaf şaklabanlıklarla medyatik hayatlarda ve `reklamlarda` türlü triplere girerek…

Not: Bu yazı, Genç Dergi`de Ağustos sayısında yayımlanacak yazımın kısa bir bölümüdür.

Anahtar Kelimeler: Hayatsız, İnsanlar, İnsansız, Hayatlar
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Katı taş olsan, mermer kesilsen bile bir gönül sahibine ulaştın mı inci olursun."

MEVLANA (R.A)