Hayatı Ertelemeden Yaşamak
Hayatı Ertelemeden Yaşamak
Tarih: 31.3.2015 21:32:45 / 762okunma / 0yorum
İbrahim KAYA

     “Ne zaman?” diye bir soru sorulsa, cevabımız hemen hazırdır:

      “Sonra!”

       Bu iş, bir an önce yapılırsa daha iyi olur şeklindeki bir söyleme, “Ne acelesi var kardeşim!” der, kulak ardı ederiz. Hayatımız, yapılacak işler listemizin kabarıklığıyla gelir ve geçer… 

       Ertelemek ve erteledikten sonra yine ertelemek... Sonralar peş peşe... Ve neticesinde ortaya çıkan pişmanlıklar. Üzüntüler, hayıflanmalar, umduğunu bulamamalar... Aslında acele etmemiz gereken o kadar mesele var ki... Saymakla bitiremeyeceğimiz türden. Acaba hayatımızda “iyi ki yapmışım” diyebileceğimiz davranışlarımız ne kadar? Yoksa “keşke zamanında şöyle şöyle yapsaydım!” diye mi geçiyor şu kısacık ömrümüz…

      Hayatta yapmamız gereken işleri ertelemek gibi bir lüksümüzün varlığını kulağımıza fısıldayan kim? Yarından ne kadar eminiz? Hayat insanlara karşı çok mu güler yüzlü? Her şeyin bir anlık olduğunun farkında mıyız?

      Herkes, Bazıları, Birisi ve Hiç kimse arasında geçen aşağıdaki vakayı bilmeyen yoktur ama yine de hatırlayalım… Zira hatırlatmak insana fayda verir… İnsan ki unutandır…

      “Çok önemli bir iş vardı. Herkes, Bazıları’nın bu işi yapacağından emindi. Birisi yapabilirdi, ama Hiç kimse yapmadı. Bazıları buna çok sinirlendi. Çünkü bu Herkesin işiydi. Herkes de Birisi’nin yapacağını düşünmüştü. Ama Hiç kimse, Herkes’in bunu yapamayacağını sezememişti. Bu hikâye, Birisi’nin yapabileceği bir işi Hiç kimse yapmayınca Herkes’in, Bazıları’nı suçlamasıyla sona erdi.”

       Yapılacak işlerimizi hiç kimseye devretmeden, kimseden bir şey beklemeden yerine getirmeliyiz. Ve bunu da ertelememeliyiz... Kendi yapmamız gereken sorumlulukları başkalarından devretmemeliyiz…

     Birinin kalbini mi kırdın kardeşim. Hemen gidip gönlünü almalısın. Bir karar almanın eşiğinde misin? Hemen kararını alıp uygulamaya geçmelisin… İyilik mi yapmak istiyorsun. Hemen iyiliğini yap ve denize at. Bir çocuğun başını mı okşayacaksın. Hemen okşa. Bir yetimi mi sevindireceksin. Hemen sevindir. Hedeflerin doğrultusunda umuda yelken mi açacaksın. Hemen yola çık. Arkadan bile bakma...

      Ayrıca yapılacak işleri büyük veya küçük diye de sınırlandıramayız. Nitekim küçük işler de bir araya gelerek büyük işleri teşkil eder. Küçük günahların birikerek büyük günaha dönüşmesi misali… O halde büyük veya küçük demeden, önemli veya önemsiz ayrımı yapmadan her işimizi zamanında ve gereğine uygun olarak yerine getirmeliyiz.

        Yarın için, bugünden çalışmaya başlamalıyız. Düne ait ne varsa dünde bırakarak...  Çıkmalıyız artık kafesimizden. Kırmalıyız zincirlerimizi. Boş bir hayattan ziyade, dolu dolu bir ömür geçirmeliyiz. Varlığımızın Yüce Yaratıcı’nın gözetimi ve denetimi altında olduğunu da bilmeliyiz ama… Ve yaptığımız işlerin bizi O’na yaklaştıracak türden olmasına ayrıca dikkat etmeliyiz… Zira biz O’na yürüyerek gidersek, O bize koşarak gelir…

     Şunu bilmeliyiz ki, hayatı ertelemeden yaşamak erdemdir, fazilettir, huzurdur… Bu kutlu yolculuk için hemen şimdi azığımızı alıp, çıkmalıyız yola… Zira yolun bittiği yerde başarı ve mutluluktan yana her şey var. Ve ey hayatını ertelemeyen insan, sen o mutluluk diyarında bekleniyorsun.

Anahtar Kelimeler: Hayatı, Ertelemeden, Yaşamak
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Kudüs İslam´ındır! (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Dilde Birlik (31 Ekim 2017 - Salı)
Okumuyoruz! (07 Eylül 2017 - Perşembe)
15 Temmuz Ruhu (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Ramazan Yazıları-VI (27 Haziran 2017 - Salı)
Ramazan Yazıları-V (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-IV (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Ramazan Yazıları-III (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-II (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Ramazan Yazıları-I (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Dün, Bugün ve Yarın… (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
Öyle mi? (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
Ne Mutlu (14 Şubat 2017 - Salı)
Ey Halep! (03 Ocak 2017 - Salı)
Ah Halep! (29 Aralık 2016 - Perşembe)
Başaramayacaksınız! (20 Aralık 2016 - Salı)
Köy Okulları (11 Kasım 2016 - Cuma)
Eğitimde Okul-Aile İşbirliği (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
Vatan Evladı yahut Vatan Haini Olmak! (04 Ağustos 2016 - Perşembe)
Kahraman Millet (23 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Sivas´a Doğru (15 Temmuz 2016 - Cuma)
Hesap Günü (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
Gazze´nin Kınalı Kuzuları (11 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Hz. Peygamber (sav) ve Gençlik (22 Nisan 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-IV (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
Edebiyat Notları-III (12 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-II (05 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-I (29 Ocak 2016 - Cuma)
Başka Türkiye Yok (30 Ekim 2015 - Cuma)
Kurban Nedir? (22 Eylül 2015 - Salı)
Lanet Olsun Hainlere… (15 Eylül 2015 - Salı)
Muhsin Kaya ve Sivaslılar Vakfı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Boş Dünya… (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
Birlik Olmak (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
Memleketimiz Özümüzdür (29 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Bayram O Bayram Ola (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Zulüm Asla Payidar Olamaz (14 Temmuz 2015 - Salı)
Herkes İçin Ramazan (07 Temmuz 2015 - Salı)
Ramazan Oyun ve Eğlence Ayı Değildir (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Köy ve Şehir Ramazanları (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Ramazan-ı Şerif ve Oruç Üzerine (23 Haziran 2015 - Salı)
Köyümüze Ramazan Gelince (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
İnanarak Yaşamak (09 Haziran 2015 - Salı)
Köylerimiz (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Sivas Kitapları (26 Mayıs 2015 - Salı)
Sivas Benim Memleketim (19 Mayıs 2015 - Salı)
Okumuyoruz (12 Mayıs 2015 - Salı)
Şehirlerin Sultanı Sivas (05 Mayıs 2015 - Salı)
Şu Talebelik Zor İş! (28 Nisan 2015 - Salı)
Birlikte Yaşama Ahlakı (21 Nisan 2015 - Salı)
Kutlu Peygamber (14 Nisan 2015 - Salı)
Baharla Birlikte Gelen (25 Mart 2015 - Çarşamba)
Çanakkale... Çanakkale... (17 Mart 2015 - Salı)
Eğitim Üzerine (03 Mart 2015 - Salı)
Baharı Beklerken (23 Şubat 2015 - Pazartesi)
Bismillah! (17 Şubat 2015 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Alim, ilim ve amelin yeri cennettedir. Alim, ilmi ile amel etmezse, ilim ve amel cennette, alim ise cehennemde olur.

Hz. Muhammed