Ömer KIZILÖZ


HAYATA DAİR TECRÜBELER

HAYATA DAİR TECRÜBELER


-O kadar kendine yönelme, o kadar dertlenme, 

Yaşam ve tabiat kendisine verilmiş vazifelerini yerine getirmek için aynı canlılıkta aynı sakinlikte işlemeye devam ediyor. 

 

 -Kimseye karşı bir tavrımız olamaz bizim; 

 Lakin yalan dünyanın yanlışlarına, yalanlarına, vefasızlıklarına karşı; her zaman bir duruşumuz vardır bizim. 

 

 -Acele etme, sakin sakin acele et,  farkı anlayacaksın. 

  Laf ebeliği, hiçbir zaman hakikati örtemez. 

 

-Çocuğunuzun nasıl sevginize şefkatinize, ilginize ve onlara karşı sabırlı olmanıza ihtiyacı varsa; 

 İnan;  yaşlanmış annenin  ve babanın bunlara daha çok ihtiyacı var,  

Ve dahi idare edilmeye. 

 

-Miras bırakmak deyince, sadece mal mülk bırakmak gelmesin aklına; 

Cesaretli, dürüst ve edepli olmayı; sevgiyi; 

Ve en önemlisi, Hakkı da öğretebiliyorsan çocuğuna; bunlarda mirastır.  

 

-Bu kadar vurdumduymazlığın, boş vermişliğin olduğu hayatta biraz ciddiyet; 

Sonu; yokluk, hiçlik olacak şu dünya için biraz ciddiyetsizlik. 

 

 -Bilincimiz, ruhumuz ve duygularımız, yapılan manipülasyonlar altında adeta eziliyor;  

Farkında olmadan bizlere; bunu alın, bunu söyleyin ve bunu yaşayın deniliyor. 

Lütfen ama lütfen; bilincimizi kirletmemeye, tefekkürümüzü kaybetmemeye özen gösterelim. 

Ve otomatik çalışan robotlar haline dönüşmeyelim; 

Düşünelim;  

Almamız gereken gerçekten bu mu? 

Söylemeniz gereken gerçekten bu mu? 

Ve yaşamamız gereken gerçekten bu mu? 

 

 -Sevdiğinizi canı gönülden sevenleri,  

Sevdiğinizin canı gönülden sevdiklerini;  

Nefsinize uyupta, onların aralarını soğutmayın; 

 Ve  onları birbirinden uzaklaştırmayın. 

 

-Zulüm sadece birini elindekini zorla almakla ya da canını acıtmakla mı oluyor? 

Hayır kardeşim; 

Alaycı bir bakış, küçümseyici bir şaka, tam gerçeği öğrenmeden yapılan suizan, bunlarda zulümdür; 

Allah bizi ne zulme uğrayanlardan, neden zulmedenlerden eylesin. 

 

 -Önceden amacımız için bedenimiz ve zihnimizle ile birlikte ruhumuzda koşuyordu. 

Ruhumuz koşmayı bırakınca; maneviyat kalmayınca, bedenimiz ve zihnimizle ancak bir süre yola devam edebildik. 

Sonrasında;  heyhat,  amaç bir yerde,  biz bir yerde kaldık. 

 

-Bir mazlum zalim olursa, 

Bir zalim Allah'a dost olursa, 

Denizler aşılıp derede boğulunursa;  

Hayattır bu;  sakın şaşırma. 

 

 -Çevrendeki insanlarla iyi ilişkiler kurup dostlarını artırmaya çalışıyorsun; 

Güzel, 

İyi besleniyorsun, sağlığına dikkat ediyorsun; 

Güzel, 

Geleceğin için çocukların için emek sarf edip para kazanmaya çalışıyorsun; 

Bu da güzel, 

Ey ölümlü; unutma ki bunların dışında en önemlisi ne biliyor musun?  

Hepimizin gideceği ahiret yurduna hazırlıklı gitmen ve ölüm sonrası için azığını hazırlaman.  

 

 -Sana yalan söyleyene kızıyorsun,  

Oysaki yapman gerekenleri yapmayarak ya da öteleyerek; yalanı en çok sen kendine söylüyorsun; 

Beni anlamıyorlar diye sağa sola sitem ediyorsun; oysaki vicdanın dediklerini dinlemeyerek öncelikle sen kendini anlamıyorsun; 

 Bana haksızlık ediyorlar, bana yanlış yapıyorlar diyorsun; 

Oysaki edindiğin ve var olan doğrulara, tecrübelere göre hayatını yaşamayarak; Allah'ın emir ve yasaklarına uymayarak, en büyük haksızlığı ve zulmü sen kendine yapıyorsun. 

 

 -Hep ararsın, 

Hep sorarsın, 

Şefkatin merakın hep üstündedir; çünkü sevgin büyüktür. 

Sonra, 

Sonra mı? Öyle bir davranışla karşılaşırsın ki;  önünde uçsuz bucaksız boşluklar beliriverir.  

Ve dersin; kıymeti hakkıyla bilen ancak Allah'tır. 

 

 -Her şeyin peşinden koşmaya başladık; 

Her şeye yetişmeye çalışıyor, yoruluyor,  dinlemiyoruz. 

Ruhlar yorgun, duygular karışık ve beden bitkin. 

Sanki hiç ölmeyeceğiz. 

Ne olur bir gün; her şeyden uzak olalım, eşimizden, çocuğumuzdan, annenizden babamızdan televizyondan, telefondan; 

Ruhumuza bir mola verdirelim; o bize; hangi dertlerini,  bizden dolayı hangi şikâyetlerini fısıldayacak;  görelim.  

 

-Daha bundan büyük ne acı olabilir ki, deme; 

Acılardan büyük acılar var. 

Daha bundan başka ne mutluluk görebilirim ki, deme; 

Mutluluklardan güzel mutluluklar var. 

 



YAZARLAR