Ömer KIZILÖZ


HAYATA DAİR TECRÜBELER

HAYATA DAİR TECRÜBELER


Bu haftaki yazımızda hayata dair tecrübelerimizden bahsetmeye çalışacağız;

-Endişeli, kaygılı olduğun zamanlarda olacaktır.  Ama endişenin ve kaygının asla aklının önüne geçmesine, kontrolü elinden almasına izin verme.  

 

-Bizi asıl güçlü kılacak olan; beklentilerimiz dışında cereyan eden olaylar ve durumlar karşısında; sergilediğimiz tutum ve davranışlardır.    

-İnsanların davranışlarına bakarak bu iyi bir insandır şeklinde hemen etiket takmamalıdır. Kimi insanlar cesaretsizliklerinden, korkaklıklarından ve bazı çıkarlarından dolayı iyiyi oynuyor olabilirler; 

 Ve bunu çözmek için ise; zaman lazım. 

 -Bir şeye çok aşırı kızgın olduğun esnada; başka bir şeye de kızarsan tepkini o anda hemen gösterme. Çünkü büyük kızgınlığının tepkisini farkında olmadan o küçük kızgınlığına da feda edebilirsin ve bu da geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir.   

 -İnsan; gençliğinde iyi ya da kötü davranışlar karşısında keskin tavırlar göstermeye daha meyillidir. Ama zamanla; hayatı ve İnsanları tanıdıkça; daha ılımlı, daha yapıcı davranışlar sergiler.   

-Çiçeğini susuz, köpeğini aç bırakmayan, hatta karıncayı dahi incitmemeye özen gösteren bazı kişilerin; Allah'ın halifem dediği bir insanla münasebetlerinde; bu hassasiyeti göstermeyip, alelade davranışlar sergilemelerine;  çok kolay bir şekilde kalp kırmalarına şaşırıyorum. 

-Dedim azizim derdim nedir; 

Dedi: 

Senin derdin; dünya derdi olan acele etme hastalığı.  

 -Halden anlamaz, söylesem olmaz, pişmiş gerek bize a cancağızım. 

Gönül usandırmaz, gönül yormaz.  

 -Biz hep aynı idik; onlar değişti. 

Gördük; bilmezken muhtaçken mütevazi, 

Bildiğini,  ihtiyaç sahibi olmadığını zannettiğin de ise;  şirazeden çıkanları, 

Zahirde yükselirken, batında düşenleri gördük.  

 

-Yaşadığın ne;  

İnsan zamanla yaşadığı yerin, bulunduğu makamın, içinde olduğu insanların ve hatta o anki ruh halinin getirmiş olduğu olguları hayatın gerçekliği zanneder ve buna göre hayatını yaşar;  

Oysaki her anını,  evrensel değerlerin var olduğu  yer olan  vicdanına vurarak  yaşasa ve kendisini kontrol etse, asıl gerçekliği: yüce yaratıcının kendisinden istediklerini ve gerçek dediği yanlışları  orada görecektir.  

-Söz veripte yapamadığımız her şey; insanlara karşı bir İzzet kaybımız, 

İçeride ise, irademize vurduğumuz keskin bir kılıç darbesidir.   

 -En iyisini, en yücesini, en doğrusunu istemeyi; 

Ve bunlara ulaşma yollarını aramayı bıraktığımızda; yozlaşmaya, kirlenmeye ve gerilemeye başlıyoruz.  

-Doğruyu yaşatma adına yapılan her yanlışın nihayeti; bir gün yaşatılacak bir doğrunun da ortada kalmaması olacaktır.  

-Yaptığın bencillik sana bir şey katıyor ya da katmıyor bu ayrı bir mesele; 

Asıl mesele sen nefsine uyuduğunda, diğer insanların da nefislerine uymaları yönünde onları harekete geçiriyorsun. 

 



YAZARLAR