Hayat tarzı
Hayat tarzı
Tarih: 21.1.2015 17:33:43 / 699okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Dindarlar arasında modernleşmeye karşı fiili olmaktan ziyade zihnî bir muhalefet var. Bu direniş inanç sahipleri için “son kale” sayılabilir.

 Sebebi şu: Modernlik esasen zihnî olmakla beraber modern teknoloji ile hayat tarzını belirlemede kendini gösterir. Biz inanç sahipleri (Allah’a, Peygamber’e, âhırete, âmentüye inananlar) Buhar Makinası’nın icadından itibaren bir şaşkınlık yaşadık. Dindarlar için önemli olan “öbür dünya” modernler için “bu dünya”dır.

 Lakin modern teknolojinin “bu dünyada” gerçekleştirdiği yenilikler, üretim, silah ve güç “eski dünya” taraftarlarını adım adım geriletmiş; Tanzimattan sonra bu iki dünyayı (dünya görüşünü) uzlaştırmak için hayli gayret sarfedilmiştir. Âkif Paşa’nın “Adem Kasidesi” bu şaşkınlığın eseridir.

 Sonunda galip gelen modern teknoloji oldu ve dindarlar “Garbın ilmini tekniğini alalım ama İslâm ahlak ve faziletini terketmeyelim” noktasına geldiler.

 

Artık biliniyor ki Garbın ilmini ve tekniğini almak, aynı zamanda onun zihniyetini, ahlakını, hayat tarzını almak demektir. Çünkü kapitalizm-modern teknoloji ve hatat tarzı ayrılmaz üçlüdür.

 Televizyonun kumandası elinde ise televizyona hükmedeceğini sanmak safdilliktir. Otomobilin direksiyonu elinde ise otomobile hakim oldum sanma. Bırak trafik belasını, depoyu doldurmak seni “dışa bağımlı” hale getirir ve bir kez “otomobil konforuna” alıştın ise boyun büküp dışa bağımlı olmanın şartlarına kuzu kuzu uyarsın.

 Buğdayı “Harman”da dövmek binlerce yıldan beri kullanılan bir usuldür. Buna teknoloji demeyin. Su değirmeni de teknoloji sayılmaz. Arı’nın peteğine, Kırlangıç’ın yuvasına bakın. Teknoloji harikası dersiniz. Değil. Bu Cenab-ı Hakk’ın yarattıklarına verdiği bir lütuftur. İnsanoğlu akıl sahibi olarak elbette benzer âletler yapacaktı. Bir tahtanın altına çakmak taşı çakıp onunla buğdayı harmanda dövmek aynı şeydir. Ve bir harman kültürü gelişmiş, harman türküleri oluşmuş, harman bereketine inanılmıştır.

 Patos çıkınca, ne harman kaldı ne öküz. On binlerce yıldan beri süregelen bir hayat tarzı öldü. Teknoloji öldürür, kendini kabul ettirir. Nasıl?

 Zihnen ilerleme, kalkınma, refah düşüncesini köpürtüp köpürtüp; üretimi (insanı ve tabiatı sömürerek) artırıp zenginliği sağlar, güç toparlar. Güç iktidar demektir. Modern olanın gücü kendinden gayrısını düşünmez bir hegemon, bir tiran, bir diktatör olur. İsterse ülkesi “demokrasi” ile yönetilsin. İşte sınıflar; gelişmiş, az gelişmiş ülkeler ayrımı bu dalaverenin sonucudur. O kadar sonucudur ki; şu anda dünyadaki gelirin yüzde doksanına, nüfusun yüzde beşi el koyar ve bunu normalmiş gibi gösterir. Zulmün bu derecesine insanlık hiçbir vakit ulaşmadı. Suriye’de 200 bin insanın öldürülmesi karşısında kimsenin kılı kıpırdamıyor, bu yüzden. Altta kalanın canı çıksın. Biz Allah’a, Peygamber’e, âhırete inanan merhamet sahibi bir millet olduğumuzdan, henüz “son kale”yi savunduğumuzdan düşeni yerden kaldırıyor, açı doyuruyor, ekmeği bölüşüyoruz.

 Bizi bitiren iki arada bir derede kalmış olmamızdır.

 Dil devrimi niye yapıldı dersiniz?

 Zihnimizi din dilinden ayırıp seküler bir dili benimsetmek için. Dil zihnin aynasıdır.

 Bazıları insan her kelime ile meramını anlatabilir dediler. Yazık.

 Pek tabi zihnimiz teslim olmadı ama işte dedik ya iki arada bir derede kaldık. Dilimiz bozuldu.

 

Belki şu sorulabilir: Dindar zihin niçin kendi teknolojisini doğurmadı. Yani Hakk’ın rızasına uygun bir teknoloji. Buna kafa yoranlar olmuştur, “ilmin İslâmileştirilmesi” yolunda adım atanlar vardır. Lakin çok geç kalınmıştır. Ve hakim sermaye buna izin vermez.

 Hepimiz bir mânada modernleştik. Zaman artık deve yürüyüşü ile ilerlemiyor. Mekan Hakk’ın rızasına göre düzenlenmiyor. Bu modernliğin içinden İslâmî bir hayat tarzı çıkarmak muhaldir.

 Ee! Ne yapacağız şimdi?

 Başbakan ne diyor: Tasarruf edelim diyor. Bunun zihnî karşılığı şudur: Az ye, az uyu, az konuş. Plaket vermeyelim diyor. Sonuç acizane meselenin merkezinde yer alan bir nokta için yaptığım tekliftir:

 Kanaat ekonomisi. (Devrim budur, devrim iktidara gelmek değildir.)

 

Bu ekonominin düzenlenmesi, işlemesi, insanların buna inanması zordur. Elbette. Ama kapitalizm de üç yüz yılda oluştu.

 

Kanaat ekonomisi mevcut hayat tarzını tepetaklak edip yeni bir hayat tarzına yol açabilir.

 

İkinci teklifim: “Tarım’a dönmek”tir.

 

Zihniyet-iktisat (üretim tarzı), siyaset ayrılmaz üçlüdür. Hayat tarzını belirler.

 

(Bu konuya devam edeceğim).

Anahtar Kelimeler: Hayat, tarzı
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ne yapmalı? (06 Aralık 2018 - Perşembe)
Âlet işler el övünür (15 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-II (08 Kasım 2018 - Perşembe)
YALNIZLIK (01 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-I (26 Ekim 2018 - Cuma)
Yakışıklı ceset (18 Ekim 2018 - Perşembe)
MADALYA (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Mânalı hayat (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Kalbin akletmesi (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Hayat zor (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
‘Söz´ün gücü (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Çorbada tuzum olsun (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kadınları okutunuz, kadını okutmayan millet yükselemez?

Hacı Bektaşı Veli
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Unutulan asker düğünleri
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Müslüm Baba
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Çakmak Taşındaki Ümit
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Eski dünyanın çöküşü, yeni bir dünyanın habercisidir...
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Yatırımsız kredi büyümesi
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
LEGO VE DİJİTAL RUHLAR DÜNYASI
İsmail Dursun
İsmail Dursun
"Büyük Başkan Tezahüratı"
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Başına şapka geçirip astılar
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
´´Kişisel gelişim ´´
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Ne yapmalı?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Devlet aklı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ahlak merkezli dindarlıktan nerelere?
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
EV ÖDEVİ Mİ!...
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Aday belirlemek artık kolay değil
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Son güzel kelimeler
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
İstanbul´u düşünüyorlar, gözleri açık
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ