Hayat zor
Tarih: 23.11.2017 10:49:21 / 262okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Görüyorsunuz büyük ve kalabalık şehirlerde insanlar kasılmış yüzleri ve çatılmış kaşları ile oradan oraya koşturup duruyorlar. Nedir bu telaş, bu sıkıntı, bu korku.
Bunun umumi bir sebebi var: Para kazanmak. E, ne olacak para kazanınca? Kardeşim burası köy yeri değil; süt inekten, ekmek tahıldan, meyve bahçeden gelmiyor; sıkışınca yoklayıp yumurta devşireceğin kümes de yok. Para ele geçince zaruri ihtiyaçlar giderilecek. Ne olur, ne olmaz diyerek bir bankaya bir miktar yatırılacak. Sonra.
Sonrası elde kalana bağlı. Elde epeyce bir şey kalmışsa, ve bu azalacağına artıyorsa; bir yandan asık bir yüz–çatık kaş ile koşturacak; bir yandan da bu parayı ezmeye çalışacaksın. Nasıl?
Sen hiç gazete okumuyor, radyo dinlemiyor, televizyon seyretmiyor, caddeleri-vitrinleri dolduran mallara, reklamlara bakmıyor musun?
Sırtına ne giyeceğini eşine çocuklarına mevsimine göre hangi giysileri alacağını, bunlardan modası geçmiş olanları atacağını (en kestirme yol kapıcıya vermek); hangi mağazaları dolaşacağını alış-verişin bir zevke dönüşmesi için neler yapacağını söylüyorlar, yazıyorlar, gösteriyorlar.
Defalarca, defalarca, defalarca. Gözüne sokarcasına, kafana kazırcasına. Sonra.
Sonra yemek faslı geliyor. Artık senin damak zevkine kalmış. Damak zevkin yoksa korkma, onu da öğrenirsin. Şehrin, semtin, beldenin, yakın yerlerin, memleketin, seyahat güzergâhlarının, gizli-saklı mekânların haritası çıkarılmıştır. Bunların takvimi, tasviri, inceden inceye tanıtımı yapılmaktadır. Gurme denilen uzman ve üstatlarımız vardır. Bunların tv. programları gazetelerde köşeleri vardır. Biraz bak, bir iki seyret gözün-gönlün açılsın. İnsanlar nasıl yemek yemeyi bir âyin haline getiriyorlar gör. Tadılmamış bir lezzeti tanıtmak için; bir seyyah, bir keşşaf gibi keşfettiğin mekânı eşe-dosta göstermek için üşenme, arabana atla adresini aldığın yere git. Pişman olmayacaksın.
Sırtımız pek, karnımız tok, şimdi ne yapacağız? Gece henüz başlıyor güzelim, âlemlere akacağız tabiatıyla.. Mekândan mekâna geçip kafayı bulacağız. İyicene kurtlarımızı dökeceğiz, sabaha doğru döneriz eve. Eğitim şart; eğlenmek şart üstü şart. Ev dedikse öyle sıradan bir yer düşünme. Seviyeli insanların oturduğu, kapısında korumalar olan etrafı duvarlarla çevrili güvenilir bir site olmalı. Mümkünse geniş ve bakımlı bir bahçesi bulunmalı, bakarsın elli kişilik, yüz kişilik partiler verirsin. Bu kadar lükse gücün yetmiyorsa, yüzme havuzundan vazgeç, barbekü yerine dostların için mangal yak. Bak aslında bütün bunların bir de yurt dışı ayağı vardır. Demedi deme. İster Paris´ten giyin, ister tatilini Kanarya Adalarında geçir. Hadi oldu diyelim.
Yetmez anacım, yetmez. Bütün bunları parası olan her kıro yapabilir. Sen ne bileyim hobiler edinmelisin; tenis veya golf oynamalısın, su altı sporlarına, tarihi mekanlara takılmalısın, en azından bir iki koleksiyon yapmalısın. Resim falan.
Resimden anlamam. Dert değil cigerim. Başkalarının seni göreceği, medyada görüneceğin, toplumun tanıdığı biri ol yeter.
Yeme-içme-gezme-giysi o kadar önemli değil. Tanınmış biri olman lazım, şöhret yani.
Ne yapmalıyım? Bilmem. Siyasete soyun, bir film çek, bir sivil toplum kuruluşunun başına geç, akademik kariyer yap.
Uzun işler bunlar.
O zaman sık sık sevgili değiştir. Aldatmayı dene. Aldatmayı bilmiyorum.
Dert ettiğin şeye bak. Yahu bunun kitabı yazıldı be. On derste aldatma usulleri. Hayır hayır şunca yıllık karıma yapamam bunu, çocuklar ne der sonra.
Ay dayanamam sana, namus timsali kardeşim. Ama seni ne yapıp edip şöhrete kavuşturmamız lazım. Görünen, tanınan biri olmadıktan sonra ne yapsan boş, mânasız yani. Ee, beni böyle çaresiz mi bırakıyorsun? Çare var ama sen yanaşmıyorsun. Zor kardeşim, ötekiler neyse ne de, şu söhret işi zor.
Ne yapalım hayat böyle. Oyuna giren kol sallar. Peki hayat bu mu, başka bir yol yok mu? Var, öte dünya, hesap günü, helal haram, istersen onlardan konuşalım. Yok, yok kalsın. Ben şimdilik şunu bir deneyeyim, ötekine sonra bakarız. Bakarız da ecel var unutma. Ecel mi?
Yolda izde bir tanıdığa raslıyor ve soruyorum:
— Ne var, ne yok? Nasılsın?
— Eh işte yuvarlanıp gidiyoruz.
Bir başkası:
— Ne olsun sürünüyoruz, diyor.
Anlaşılan bunlar parayı bulamamış. Yaşıyorlar ama buna yaşamak denmiyor. Peki ben ne yapacağım? Ulan aybaşına da çok var daha.
En iyisi bir bayiye uğrayıp bir loto doldurayım. Hayat zor.

Anahtar Kelimeler: Hayat
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Verilen emaneti yerine getirmek, en üstün doğruluktur.

HZ.EBUBEKİR (R.A)
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Olmadı Sivasspor Olmadı
Aydın Ünal
Aydın Ünal
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Küçük hesapla büyük projeleri kaçırmak
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
İnsan nereye koşuyor?
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Hacı Bektaş
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Hayırlı Bayramlar!..
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Dinamik dindarlık
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İki asırdır kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz, farkında mısınız?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
41 dereceden 39,5´a
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
İKTASADÎ MESELLER
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
MTTB CAMİASI DERNEĞİ BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Bana gülmeyi-doğayı anlat...
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
ABD´ye çok güçlü cevap nasıl verilir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Onur meselesi
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Düşünce sentezi yapabilmek
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
BİZE BİZİ UNUTTURMA ALLAH´IM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(3)
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
SAĞLIKTA TATLI BALLI İŞLER GÜÇLER
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
BAYRAM KOKUSU
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Salih Tuna
Salih Tuna
Sen ne sandın zibidi?
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
BU ŞEHİRDE YIKMAK MODA OLDU
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ