Havanda su dövmek
Tarih: 25.5.2018 16:29:38 / 324okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

En sevdiğim deyimlerimizden biridir “havanda su dövmek”. İslâm ve Arap toplumlarının Filistin davası gibi ortak meseleleriyle ilgili toplantılarındaki durumlarını bundan daha güzel anlatan başka bir söz olamaz. İslâm ve Arap ülkelerinin havanda su dövmeyi rutin hale getirdiklerini görmemek için zihin körü olmak gerekir. Bunun son örneği, bu ülkelerin, İsrail terör devletinin son vahşeti ve şimdilerde insanlık için yüz karası bir adamın elinde dünya için gittikçe tehlikeli hale gelen ABD´nin hoyrat karar ve uygulamaları karşısında gösterdikleri acizliktir.

Eskiler, medreselerdeki skolastik eğitimin donukluğu, işe yaramazlığı ve saçmalığı üzerinden “Benim oğlum bina okur, döner döner gene okur” deyimini üretmişlerdi. Arap Birliği ve İslâm İşbirliği Teşkilatı gibi kurumların yaptığı da bu. Olacağına kendilerinin bile inanmadıkları; İsrail´in, ABD´nin ve dünyanın hiç inanmadığı üç beş temenni: BM´ye, şuraya buraya çağrıda bulunmak, şuradan şunu talep etmek, falanları şuna davet etmek vs.

***

Muhtemelen bu yazım için de “Zalim ABD´ye, Siyonist ve terörist İsrail devletine ağzını açmıyorsun da hep Müslümanları suçluyorsun” diyenler olacak. Fakat değerli okurlar! O dediğinizi Müslümanlar yetmiş yıldır yapıyorlar. Ama sorun şu: Sadece onu yapıyor, başka da bir şey yapmıyorlar. Asıl yapılması gerekenleri yapmıyorlar; hatta asıl yapılması gerekenler üzerine düşünmüyorlar bile.

Oysa İslâm İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği gibi yapılarıyla; aydınları, siyasetçileri, üniversiteleriyle bütün İslâm-Arap ülkelerinin asıl yapmaları gereken şey, şu yalın sorudan başlamaktır: Altmışa yakın İslam ülkesini, 1 milyar 600 milyon Müslümanı bir avuç İsrail karşısında böylesine etkisiz ve çaresiz duruma düşüren ana sorunumuz nedir? Müslüman toplumlar, neden bu hale geldikleri üzerine sistemli ve küllî bir şekilde düşünmek, bilimsel sonuçlara varmak, buradan yola çıkarak bir İslâmî aydınlanma çağını başlatmak zorundadırlar.

Şahsen kendi alanım açısından her vesileyle şunu söylüyor, yazıyorum: İslâm toplumları olarak bugünkü sıkıntılardan kurtulmak için –dini değil- bin yıldır donup kalmış olan dinî düşünce, bilgi ve yorumu, gelişmenin önünü açacak, çağın dayattığı sorunların çözümüne katkı sağlayacak şekilde yenilememiz gerekmektedir. Eski eğitim anlayışıyla yeni dünyanın sorunlarını çözen insanı yetiştiremeyiz. Bu, eşyanın tabiatına aykırı. İnsanımızın, paramızın pulumuzun çok olması yetmiyor. Yeni dünya yeni akıl istiyor.

***

İşte bu yeni akıl sayesinde Avrupa Birliği, üyelerini kalkındırmak için inanılmaz fonlar oluşturuyor. Öte yandan Filistin´de yokluk var, kıtlık var, ilaç yok, o yok, bu yok… Pekiyi İslâm ülkelerinin, topu topu iki milyon nüfusa yardım edecek paraları mı yok? 2017 hesaplarına göre dünyada kişi başına milli geliri en yüksek olan ilk on ülkeden dördü Müslüman; bunların dördü de Arap ülkesi.

Nerede kaldı Müslüman izzeti? O kalmadıysa nerede o ünlü Arap onuru? Konuyu çalışmış biri olarak söylüyorum: İslâm öncesinin bedevi Arapları şimdiki Arap zengini ve yöneticilerinden yüz kat daha onurluydu. Onur ve prestiji, aptalca zevklere para akıtmakta arayan şimdiki Arap zihniyeti -bırakın insaniyeti ve paylaşmayı en yüksek izzet ve değer sayan İslâm´ı- kendisinin ve halkının onuru uğruna gözünü kırpmadan malını da canını da feda eden Cahiliye kabile şefinden bile aradan geçen asırlar kadar uzakta.

Bu çağın gerektirdiği yeni akla sahip olmayınca onurunu korumak da mümkün olmuyor. Arap ve İslâm dünyasının şimdiki hali bu. İleride neler olacağını Allah bilir. Benim gibilere düşen, bir İslâm aydınlanmasını hiç olmazsa çocuklarımızın veya torunlarımızın gerçekleştirebilmesi için yeni dünyanın gerektirdiği akıl ve bilgiyi kazandıracak bir zihinsel dönüşümün tohumlarını atmaktır.

Anahtar Kelimeler: Havanda, dövmek
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır."

MEVLANA (R.A)