Harika bir kitap: ‘Sultanın Casusları´
Tarih: 9.5.2017 11:39:06 / 520okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Orhan Gazi döneminde Kocaeli yarımadasında önemli fetihler gerçekleştirilmiş ve İznik kuşatılmıştı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru III. Andreanikos, 1329 Haziranının başlarında büyük bir orduyla İstanbul´dan yola çıktı, fakat üç gün sonra, bugünkü adı Maltepe olan Palekanon´da kendisini bekleyen Osmanlı kuvvetleriyle karşılaşıverdi ve büyük bir yenilgiye uğradı.
Prof. Dr. Feridun Emecen, Emrah Safa Gürkan´ın Sultanın Casusları (Kronik Yayınları, Nisan, 2017) isimli eseri için kaleme aldığı “Takdim” yazısında, bu savaşı hatırlattıktan sonra şöyle devam ediyor:
“Orhan Bey´in durumu ve kendi ana coğrafyasının uzaklığı düşünüldüğünde (…) Bizans´ın payitahtının burnunun dibine önceden gelerek müsait bir mevkide savaş için hazır hâlde bekleme hâli, hiç şüphesiz istihbarat ağının ne ölçüde etkili bulunduğuyla ilgili bir husustur. Ayrıca bilinçli/teşkilatlı bir haber alma şebekesinin daha o dönemlerle oluşturulduğu da düşünülebilir.”
***
Asırlar boyunca çok büyük bir coğrafyaya hükmeden, uçsuz bucaksız sınırlarını (serhad) korumayı başardığı gibi ve devâsâ ordularla büyük mesafeleri katedebilen Devlet-i Aliyye´nin bu olağanüstü başarıları geniş bir istihbarat ağına sahip olmadan kazanamayacağı muhakkaktır. Ancak bu konuda büyük bir bilgi eksikliğimiz vardı. Emrah Safa Gürkan´ın ifadesiyle, “Bütün modernleşme çabalarına rağmen imparatorluğun Batı karşısında tutunamayıp çökmesi, Osmanlıların askerî ve siyasî kabiliyetlerinin hafife alındığı bir tarihçiliğin ortaya çıkmasına” ve Osmanlı´nın asırlar boyunca kafasını kuma sokmuş deve kuşu gibi dünyada olup bitenlerden habersiz bir devlet olarak tarif edilmesine yol açtığı için hiçbir tarihçi bu meselenin üzerine ciddi olarak gitmemişti.
Son yıllarda Devlet-i Aliyye´nin dış dünyaya hiç de kayıtsız kalmadığını, yani deve kuşu gibi kafasını kuma gömmediğini gösteren çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalardan söz eden Gürkan, kendi amacının Osmanlıların diğer devletler hakkında nasıl bilgi topladığını göstermek olduğunu, İstanbul´un Batı dünyası ile ilişkileri kapsamında Osmanlı istihbaratının metotları, kaynakları ve randımanını mercek altına aldığını söylüyor.
***
Bilkent Uluslararası İlişkiler Bölümü´nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede Halil İnalcık´ın danışmanlığında Batı Akdeniz´deki Osmanlı korsanları hakkında yazdığı tezle yüksek lisansını tamamlayan Emrah Safa Gürkan, Georgetown Üniversitesi´nde de “Espionage in the 16. Century Mediterranean: Secret Diplomacy, Mediterranean Go-Betweens and the Ottoman-Habsburg Rivalry” başlıklı teziyle de doktor unvanını almış. Halen 29 Mayıs Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü´nde görev yapan bu genç doçent, istihbarat, korsanlık, kölelik, ihtida, Osmanlı-Avrupa ilişkileri gibi konularda gerçek bir uzmandır. “16. Yüzyılda İstihbarat, Sabotaj ve Rüşvet Ağları” alt başlığını taşıyan Sultanın Casusları, İtalya, İspanya, Avusturya ve Hırvatistan arşivlerindeki sayısız casus raporları ve Osmanlı arşivlerindeki belgeler kullanılarak yazılmış, Feridun Emecen hocanın ifadesiyle “alanında ilk önemli çalışma olma özelliğini uzun yıllar boyunca koruyacak” bir eserdir.
Sultanın Casusları beş ana bölümden oluşuyor: “İki İmparatorluk Bir Deniz: Bahr-i Sefid´de Osmanlı-Habsburg Mücadelesi”, “Osmanlı Casusları ve İstihbarat Operasyonları”, “Osmanlı İstihbaratının Kaynakları”, “On Altıncı Yüzyılda Osmanlı İstihbaratının Kurumsal Yapısı” ve “Osmanlı Karşı İstihbaratı: Kontrespiyonaj”.
Eserin ikinci bölümünde, Osmanlı istihbaratının Avrupa´da gerçekleştirdiği, sinema filmlerine konu olacak kadar tehlikeli operasyonlar anlatılıyor. Bu operasyonların kahramanları olan casuslar ne gibi özelliklere sahiplerdi? Haber alma, suikast, rüşvet ajitasyon gibi operasyonlarda hangi metotları kullanıyorlardı? Bu soruların cevaplarını arayan Gürkan, casus olarak özellikle mühtedilerin kullanıldığına işaret ediyor. Mesela Cağaloğlu semtine ismini veren Cigalazade Yusuf Sinan Paşa... Cenovalı bir mühtedi olan bu paşanın şaşırtıcı hayatını öğrenmek isteyenler, Sultanın Casusları´nı mutlaka okumalıdırlar.
***
Peki, Osmanlılar istihbaratta başarılı mıydı? Gürkan, dördüncü bölümünün sonunda “Osmanlı İstihbaratının Performansı” başlığı altında bu soruya da cevap arıyor.
Macar tarihçi Gabor Agoston, Osmanlı büyük stratejisi hakkında yazdığı makalede, Osmanlıların mânâlı bir strateji ve uygulanabilir bir dış politika için gerekli istihbarat kaynaklarına sahip olduğunu göstermiş, ancak bu istihbaratın performansını incelememiştir. Gürkan´a göre, Osmanlı istihbaratı başarılıydı, karar mevkiinde olanlar, Avrupa´da cereyan eden birçok olayı, İstanbul´daki yabancı elçilerden bile önce öğrenerek gerekli tedbirleri alıyor, ayrıca elde edilen bilgileri sıkı bir analize tabi tutarak bir bağlama oturtuyor, bazı bilgileri düzeltiyor, reddediyor veya daha sağlam bir analiz yapabilmek için ekstra bilgi talep ediyor; kısacası, güvenilir bilgiyi yanlış bilgi ve duyumlardan kolayca ayırabiliyorlardı.
Casus kullanmada ve bilgileri analiz etmede ustalaşmış Rüstem Paşa, Sokullu Mehmed Paşa, Koca Sinan Paşa ve Uluç Ali (Kılıç Ali Paşa) gibi isimleri de zikreden Gürkan´ın vurguladığı bir hususa daha değinmek isterim: Osmanlı istihbaratı hiç şüphesiz kurumsal bir yapıya, yani merkezî bir istihbarat teşkilatına dayanmıyordu. Avrupa´da da erken dönemlerde istihbaratta kurumlaşma çabalarının genellikle hayal kırıklığıyla sonuçlanacak, bugün anladığımız mânâda merkezî haberalma teşkilatları 19. yüzyılda modern devletlere has kurumlar olarak ortayla çıkacaktır.
***
Sultanın Casusları, akademik bir eserden umulmayacak kadar rahat okunan ve okuyucusunu istihbaratın esrarlı dünyasında heyecandan heyecana sürükleyen bir kitap... Bu kitabın ne kadar önemli ve ne kadar büyük bir emek mahsulü olduğunu anlamak için olağanüstü zenginlikteki bibliyografyasına bakmak bile yeter. Tarihimizin az bilinen bir tarafına nüfuz etmek isteyen okuyucularıma Emrah Safa Gürkan´ın eserini hararetle tavsiye ederim.

Anahtar Kelimeler: Harika, kitap, Sultanın, Casusları
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Bir köy muhtarsız olmaz.Bir iğne ustasız olmaz,sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun.Nasıl oluyor ki; nihayet derecede muntazam şu Kâinat Hakim?siz olur ?

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ (R.A)