HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ
Tarih: 28.5.2016 10:19:30 / 530okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

 

Yarınki Türkiye, kırmızı renkli kapağında açılmış bir kitap deseni bulunan kalınca bir kitaptı. 1972 yılında talebe harçlığımdan ciddi bir fedakârlık yaparak sahip olduğum bu güzel kitabın ilk cümlelerini okur okumaz çarpılmıştım:

“Anadolu´nun kurtuluş savaşı ruh cephesinde henüz yapılmadı. Asya´nın ilk çağından artakalan sefaletine vâris çocukları, bu topraklarda kurdukları devletin ruhuna sahip olamadılar. Henüz yerlerde sürünen Türk-İslâm ruhunu tutup da kaldıracak olan irade hayatımızdan dâvâcı oluncaya kadar bu toprağın insanı eşyadan farksız bir varlıktır; değersizdir, itibarsızdır, hörmet görmez, onun Allah´tan bir emanet olduğu bilinmez.”

Bu cümleler, Sorbonne Üniversitesi´nde felsefe okuyup doktora yaparak ülkesine dönen ve Avrupa görmüş bazı “okumuş çocuk”ların aksine, bu toprağın insanını hor gören değil, onun “eşyadan farksız, değersiz, itibarsız” bir varlık olarak görülmesine isyan eden bir aydına, Nurettin Topçu´ya aitti.

Topçu, milliyetçilik anlayışı o yıllarda benimsediğim milliyetçiliğe pek uymasa da benim dilimden konuşuyordu. Ondan öğreneceğim çok şey vardı; gözlerini Orta Asya´ya dikmiş milliyetçiliğin farkında olmadan Anadolu´yu göz ardı ettiğini ve tam ortasında yaşadığımız gerçeğin bizim için her hâlükârda öncelik taşıması gerektiğini ondan öğrendim.

Gerçek bir ahlâk adamının nasıl olması gerektiğini ve “isyan ahlâkı”nı da...

***

Nurettin Topçu, Avrupa´dan ülkesine bir pozitivist olarak değil, gerçek bir idealist ve mistik eğilimler taşıyan bir felsefeci olarak dönmüştü. Fransa´daki tahsil hayatı sırasında Batı medeniyetini daha ziyade ahlâk açısından eleştiren mistik düşünür ve yazarların bulunduğu bir çevrede nefes alıp verdiği için Türkiye´ye döndükten sonra, ister istemez, ülkenin üzerine bütün ağırlığıyla çökmüş bulunan pozitivizmle ve temsilcileriyle karşı karşıya geldi.

Fransa´daki çevresinde edindiği ahlâk anlayışı, bu ahlâkı uygulamadaki kararlı tutumu ve felsefî duruşu Topçu´nun hayatını Türkiye´de adamakıllı zorlaştırmıştı. Felsefe öğretmeni olarak görev yaptığı Galatasaray Lisesi´nde öğrencilerinden birini, hatırlı bir adam olan babasının okul yönetimi vasıtasıyla uyguladığı baskıya rağmen geçirmediği için İzmir´e sürüldü ve düşünce tarihimizde önemli bir yeri olan Hareket dergisini burada çıkarmaya başladı.

Hareket, Sebilürreşad´ın 1925´te kapatılmasından sonra yayın hayatına atılan İslâmî hassasiyete sahip ilk dergidir ve bu yönüyle Büyük Doğu´dan önce gelir.

***

Nurettin Topçu´nun kitapları, onun etrafında toplanıp fikirlerini benimsemiş aydınların kurduğu Hareket Yayınları tarafından yayımlanırdı; aynı grubun aynı adı taşıyan bir de dergisi vardı. Topçu´nun özenle basılan kitapları ve Hareket dergisi, beslendiğimiz kaynakların başında gelirdi. Mensup olduğum neslin idealizminde Topçu´nun mayası var. Felsefeyle de onun kitapları sayesinde tanıştık.

Yakın arkadaşları olan Remzi Oğuz Arık ve Ziyaeddin Fahri gibi isimlerle birlikte Anadolucu milliyetçiliği savunan Topçu, zamanla hem fikirleri ve ahlâk anlayışıyla, hem de idealizmi, sağlam şahsiyeti ve mütevazı yaşama tarzıyla bir cazibe merkezi haline gelmiş ve entelektüel bir “çevre” oluşturmuştu.

***

Hareket çevresi dar bir çevreydi; ancak bu darlığın aynı zamanda onun avantajı olduğu söylenebilir. Entelektüel bir grup olarak kısa zamanda Türk fikir ve sanat hayatında etkili olmaya başlayan ve kaos dönemlerinde bile faaliyetlerini mümkün mertebe aksatmamaya çalışan bu çevre, ideolojik kavganın içinde fikir üretemeyen, üstelik üretilmiş fikirleri bu kavgada müsrifçe harcayan “sağ”ın içinde çok özel bir yere sahipti.

Daha da önemlisi, Hareket çevresi, ideolojik kavgaların dışında kalmaya gayret ettiği ve çeşitli kültür çevreleriyle rahatça temas kurabildiği için, 1970´lerde farklı kesimler arasında yegâne haberleşme kanalıydı. Mesela Kemal Tahir´i Hareket dergisi sayesinde keşfetmiş, Cemil Meriç´i Hareket´te ve Hisar´da çıkan yazılarıyla tanımıştık.

Hareket dergisini 1960´ların sonunda fark etmiş, 1970´lerde ciddi okuyucularından biri olmuştum. 1966 öncesinde çıkan sayılarını yıllar sonra çeşitli vesilelerle kütüphanelerde gözden geçirdim.

Topçu´nun 1939-1953 yılları arasında aralıklarla üç devre halinde çıkarabildiği 47 sayı artık elimizin altında. İsmail Kara´nın büyük bir titizlikle yayına hazırladığı bu sayılar iki cilt halinde Dergâh Yayınları tarafından yayımlandı. Daha önce de Topçu´nun bütün eserlerini ve yazılarını yayına hazırlayan aziz dostumun son çalışmasına da geçen hafta sahip oldum: Bir İsyan Ahlâkçısı/Nurettin Topçu Albümü.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi´yle Atatürk Üniversitesi´nin müşterek yayını olan bu albümün, daha doğrusu foto-biyografinin sayfalarını karıştırırken derin bir nostalji yaşadım. Yeni baskılarını edindiğim için eski baskılarını istemeyerek elden çıkardığım Nurettin Topçu kitaplarının ve Hareket dergisinin kapakları beni alıp 1970´lere götürdü: Taşralı, Var Olmak, Yarınki Türkiye, İslâm ve İnsan, İradenin Dâvası, Bergson, Büyük Fetih, Ahlâk Nizamı, Kültür ve Medeniyet...Topçu´nun çocukluğundan son yıllarına kadar hayatının fotoğraf, kartpostal, mektup, müsvedde, imzalı kitap ve kitap kapaklarının yanı sıra resmî ve hususi evrakla anlatıldığı bu albüm eşsiz bir kadirşinaslık örneğidir. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

***

Yeri gelmişken, Hareket çevresinden feyiz almış bir kültür adamı olan D. Mehmet Doğan´ın önemli bir kitabının da Yazar Yayınları´nca yayımlandığını duyurmak isterim. Kitabın ismi, İki Yol Açıcı: Nureddin Topçu ve Necip Fâzıl. Necip Fâzıl´ın vefatının 33. yıldönümüydü. Bu iki “yol açıcı”yı rahmetle yâd ediyorum.

Anahtar Kelimeler: HARİKA, FOTO, BİYOGRAFİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Özünle, gözünle, sözünle işinde ol?

Hacı Bektaşı Veli