Hani benim çocukluğum?
Tarih: 23.4.2018 11:00:40 / 156okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Çocuklar, yarının insanı, yurt ve geleceğin güveni, ana ve babanın her şeyi, tek amaç ve varlığı, hayatımızın en güzel eseri, doğanın yaşayan anıtı, ümidimiz, onurumuz, büyüyen direncimiz, sevgimizin, sevdiğimizin bağı, aile ocağımızın tüten sevinci, meyvelerimiz, dallarımız, yapraklarımız her şeyimiz...

Çocukluk günlerini hangimiz aramıyoruz ki? Unutulmuş gitmiş bir anı, ansızın, umulmadık bir zamanda şimşek gibi çakıveriyor. En acı olaylar bile şimdi tatlı bir anı olarak depreşiyor. Çocukluk günlerin özlemi ile yanıp tutuşuyorsunuz. Cevdet Kudret gibi:

"Ne oldu çocukluğum?
Köşelerinde nefes nefes koştuğum
Odalar?
Ortalarında tahta at koşturduğum
Geniş sofalar?
Sofalarda gizli yuvalarım, gizli yerlerim?
Hani benim kurşun askerlerim?
Bir oda içinde kurduğum şehir,
Geçtiğim nehir?

Hani benim hayallerim, emellerim,
Suya girince balık sandığım ellerim?
Bir leğende bir deniz gören ben,
Bir leğende Çin´e varan yelken?
Beni ufuklardan ufuklara götüren,
İçine binmeden bindiğim tren?.

Hani benim sevgilerim,kinlerim,
Yüzünde yüzümü gösteren potinlerim?
İçine girmeden girdiğim ev gibi
Yüzünü görmeden gördüğüm misafir? ..

Ah! Ne beyazdı yelkenim,
Ne hgüzeldi evlerim benim,
Ne ufaktı potinlerim,
Ne minikti ellerim benim!

Nerdesin çocukluğum,
Küçüklüğüm nerdesin? ..
Bir metrede bin metrede koşan tahta atım,
Birmetrede bir dünye gören saltanatım,
Her zaman her yeri alan kurşun askerim
Evlerim,potinlerim
....."
Kaşgarlı Mahmut, "Tay, ay olunca at dinlenir, çocuk adam olunca ata dinlenir" demiş. Doğa, çocuğa adam olmadan önce çocuk olmayı buyurmuş. Onun için çocuğa verilecek en güzel şey zaman olsa gerek. Çünkü çocukların öğütten çok iyi örneğe gereksinimleri var. Ne yazık ki çocukluk denilen filmin geri sarılıp yeniden oynatılma şansı yok.
Çocuklar, yoksulların en büyük servetidir, diye bir halk deyimi var. Ama en güzel benzetme, "Çocuk cennetin anahtarıdır. Hiçbir kilit ona dayanmaz" özdeyişindedir.
Erich Kösner "İnsan torun sahibi olduktan sonra çocuklarını anlamaya başlar" diyor. Gerçekten öyle. Yalnızca çocuklarını anlamakla, bir takım şeyleri niçin gerektiği gibi yaşayamadığına hayıflanmakla kalmıyor, daha çok çocukluk günlerinin nostaljisine dalıyor. Bugün benim gibi nostalji ikliminde uvunanlar mutlulukla burukluğu birlikte yaşıyorlar:

Eğitimci, yazar ve şairlerden Muallâ Tetik´de yaşadığımız baharın ilk günlerinde, kimbilir nerede, hangi zamanda yumuyor gözlerini, çocukluk günlerinin gökyüzüne kanat açıyor:

"....Gökyüzünü özlüyorum çocukluğumun
Engin denizlerin bitiminde ufuklar,
Mor dağların gölgesinde kaybolmuş
Çatılarla kaplanmış gri bulutlar.

Gökyüzünü özlüyorum çocukluğumun,
Uçurtmaları yükseklerde öbek öbek;
Tertemiz duygularda coşan yürekler,
Günün birinde mutluluğa erecek."
Büyük Atamız, Kurtuluş yolunun aşamalarından olan, 19 Mayıs´ı "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak Türk gençliğine, 30 Ağustos´u, "Zafer Bayramı" olarak kahraman ordumuza, 29 Ekim´i "Cumhuriyet Bayramı" olarak Türk ulusuna ve 23 Nisan´ı da "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olarak çocuklara armağan etmişti. Vehbi Cem Aşkun bu günü, çocukların diliyle şöyle anlatmıştı:
"Bağlıyız candan sana, / Ey büyük gün, baksana! / Bu aydınlık, bu güneş, / Senden doğru vatana. / Şu gözünle gördüğün, / Bu güzel ve şen düğün / Senindir hep senin ey, / Ey şerefli büyük gün. / Tarihlerde ünün var, / Bugün sana dünya dar, / Ey büyük ve şanlı gün, / Senindir bu şen düğün!..."
Atatürk´ün silah arkadaşı ve İkinci Cumhurbaşkanımız olan İsmet İnönü´nün dediği gibi, "Türkiye Cumhuriyeti çocukları, Atatürk çocukları, yüreklerinde güçlü, bileklerinde güçlü, anlayışlarında güçlü ve hep ileri giden bir güç kaynağı" olmuştur. Hep olacaktır.
Evet bugün 23 Nisan, bayram yapmaz olur mu hiç insan. Bizimle birlikte bir çok devletin çocukları da bayram yapıyor. Türk konukseverliğini ve "Çocuk Bayramı"nı var eden Yüce Atamız´ı tanıyorlar.

Anahtar Kelimeler: Hani, benim, çocukluğum
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Zaman Gösterdi ki: Cennet ucuz değil Cehennem dahi lüzumsuz değil..

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ (R.A)