HAN GAPISI
Tarih: 5.8.2019 00:00:00 / 4017okunma / 0yorum
Muzaffer Gücer

1944 yılında ilkokulu bitirdim. Ben istemesem de, dedem Erkek Sanat Enstitüsüne kaydımı yaptırdı. Bense ortaokula gitmek ve devamını okumak istiyordum. Amma orası bize göre değildi, bizim gelirimiz azdı. Ortaokul masraflı ve pahalı idi, gömlek ister, takım elbise, fotin, kravat ister, kitap defter parası çok tutardı. Hülasa ora bize göre değildi. Babam sağdı, ama ben dedemin yanında kalıyordum. Evlerimiz bitişik olmasına rağmen babamla nedense görüşüp konuşmuyoruz.

Okul açılalı bir ay oldu olmadı, Tezyini Resim öğretmenimiz ev ödevi verdi. Diğer ödevlerimi 40 Watlık ampül ışığında, sofra tahtası üstünde diz çöküp zar zor yapıyorum. Karton üstüne çini mürekkepli bu ödevi nasıl yapıyım? Uğraştım didindim, bir kartonum vardı onu da zayettim, ödevi yapamadan okula gittim. Derste öğretmen çıkarın ödevleri dedi. 40 kişilik sınıfta 8-10 kişi yapmış, biz ödev yapmayanları tahtaya dizdi ve mümessilden (sınıf başkanı) bir sopa getirmesini istedi. O gelene kadar da bizesille tokat girişti. Gözünü sevdiğim mümessil sonradan adını öğrendiğimiz, Gürgenden şeritte kesilmiş 5x5 cm. kalınlığında bir odunla geldi. Öğretmen onunla da avuçlarımıza 2´şer tane vurdu, ama onunda gözlerinde bizim de gözlerimizde şimşekler çaktı.  Avuçlarımız adeta yandı. Yetmezmiş gibi  bizi birde “oturun ulan hayvanlar, han gapısı gibi bir gapıdan bedava bir okula girdiniz, gün gelecek bu okula ortaokul mezunları imtihanla alınacak” diyerek azarladı. Teneffüse çıktık, bir yandan canımız acıyor, öte yandan acımızı dindirmek için, birbirimize “Han Gapısı” diyerek  gülüyorduk. Avucumuzun acısı bir haftada zor geçti. Bereket ki o sırada diğer öğretmenler ev ödevi vermedi, yoksa dayaktan anamız ağlardı. Evet çok geçmeden o öğretmenin dediği çıktı ve okula ortaokuldan sonra gelen ilk “özel” (onlara öyle denilirdi) öğrencilerin kaydı yapıldı. Hakikaten özel idiler, bizim 1,2,3. Sınıfta gördüğümüz dersleri, atelyeyi görmeden sınıf atladılar, 4. Sınıftan başladılar, amma hayatta ne kadar başarılı oldular orası meçhul. 

Benimse resim zayıf, atelye zayıf, diğer (fen ve matematik) derslerim iyi idi, o derslerin sayesinde altıncı yıl Haziran döneminde okuldan mezun oldum. Bizim mezunların o zaman gidebilecekleri iki yüksekokul vardı. Birisi Ankara Teknik Öğretmen Okulu (Öğretmenlik), diğeri İstanbul Yıldız Teknik Okulu (Mühendislik) idi. Yıl sonunda öğretmenler kurulunda, adı geçen okulların imtihanına girecek öğrencilerin tesbiti yapılırdı. İmtihana girmeye hak edenler tahtaya asılarak ilan edilirdi. Daha sonra belirlenen tarihte bu kişiler önce   kendi okullarında Bakanlıktan gelen sorularla imtihana tabi tutulur, cevaplar kapalı olarak  asıl okullarına gönderilir, kazanalar ilan edilir, bunlar iki okuldan hangisini kazanmış iseler bu seferde orada tekrar imtihana girer, bunu da kazananlar okula kayıt yaptırır ve okurlardı. Ben de aday gösterilenler arasında olmama rağmen imtihana girmedim. Çünkü değil 4 sene Ankara veya İstanbul´da okumak, ikinci imtihan için oralara gitmek imkanım da yoktu. O yıllarda dedem nenem ve ben 3 kişi ayda 60 lira ile ancak geçinebiliyorduk. Hey gidi günler hey! Bir zamanlar eski adı Tonus şimdiki adı Altınyayla olan yerden babama  gelin getirmeye 8-10 faytonla giden, o gelin 2 sene sonra ölünce ikinci olarak Küpeli Köyünden anamı daha şatafatlı olarak gelin getiren, iki oğluna ikişer defa ettar dükkanı açan, vaktiyle un değirmeni ve birden fazla fırın sahibi olan dedem Ekmekçi Gambal Osman´ın  şimdi torununu imtihana göndermeye gücü yetmiyor! Dünya ne garp değil mi?

O günler zor da olsa geçti, daha sonra 1952 yılında Sanat Enstitüsünden mezun olup Cer Atelyesinde işe girdim, İlk maaşımı zorla dedeme verdim, dedemin yanında masrafım olmadığı için diğer maaşlarımı biriktirip, daha sonra istifa ederek Erzurum Tekniker Okuluna kayıt yaptırıp, biriktirdiğim paralarla idare ederek 1958 yılında İnşaat Teknikeri olarak mezun oldum. Buna da şükür, amma benim oğlum Yıldız Teknik Üniversitesini okudu, Elektrik Mühendisi oldu, buda bana yetti………………………………………………………………………….devamı gelecek bu haliyle yarım

Sağlık ve Huzur dolu günler dilerim.

Anahtar Kelimeler: GAPISI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SİVAS´IN AĞALARI EFENDİLERİ (20 Mart 2019 - Çarşamba)
DEPE (TEPE) ÇERMİK (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
SİVASIN ÇERMİKLERİ (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ (17 Ağustos 2018 - Cuma)
BUNA DA ŞÜKÜR (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
KELEKLİK ETME ULAN! (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
2023´e dair hedefleri olanlara bir tavsiye
İsmail AYHAN
İsmail AYHAN
BİR ELVADA, BİR MERHABA
İbrahim Kahveci
İbrahim Kahveci
Dövize yöneliş hayra alamet değil
Ahmet Özdemir
Ahmet Özdemir
Zeybek oyunları
Berat Demirci
Berat Demirci
YAZI TURA FARKIYLA ZAGON GENİŞLEMESİ
İsmail Dursun
İsmail Dursun
100. yıl´da Sivas´ta dev medya buluşması
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Neden erteleriz ?
Ö. Emir Doğan
Ö. Emir Doğan
WHAT´S APP´TAN YÖNETMEK
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Emrem Sultan´dan Yunus Emre´ye
Sümeyye Bülbül
Sümeyye Bülbül
Işığımızı çaldın gece
Yusuf Kaplan
Yusuf Kaplan
Küresel tek devlet ve popüler kültürün hükümranlığı...
Mustafa Öztürk
Mustafa Öztürk
Türk / Türkiye tipi ateizmin genel karakteristiği
İbrahim Tenekeci
İbrahim Tenekeci
Takip mesafesini korumak gerekiyor
Mustafa Kutlu
Mustafa Kutlu
Zoka
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Din ilimlerinde yeni usûl
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Çağdaş Evliya Çelebi´mizi kaybettik
Doğan Kaya
Doğan Kaya
ÂŞIK ŞENLİK´İN LÂTİF ŞAH İLE MİHRİBAN SULTAN HİKÂYESİ (6)
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
HAN GAPISI
Ahmet Taşgetiren
Ahmet Taşgetiren
Bozbeyli, İnönü, ihanet vs...
Coşkun Gökkuş
Coşkun Gökkuş
ATOM KARINCA SİVASSPORDA
Mehmet Karaoğul
Mehmet Karaoğul
DÜNYA DEĞİŞİYOR, TARIM VE HAYVANCILIK DA
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Buruk anılar ayı
Bahar Hızar
Bahar Hızar
“Sağır mısınız?”
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
GÖZ AÇTIM SENİ GÖRDÜM
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Naklen
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
ÇOCUĞU NE OKUTUR?
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
MÜDÜR KİM OLACAK?
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Başörtüsü ve Vietnam Sendromu
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Fikret Ünsal
Fikret Ünsal
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.6917
EURO
6.2941
booked.net
Verdiğini hatırlayan ve kalbinden geçiren kimse seha (cömertlik) ismine layık değildir..

Hz. Muhammed
Musluktan saniyede damlayan 1 damla su, yılda 9000 litre suyun ziyan olması demektir. Bu bir insanın yaklaşık 17 yıllık su ihtiyacına eşittir.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59