Hadis ilminde gerçek bir ‘TEZ´in hatırlattıkları
Tarih: 19.4.2018 17:18:15 / 376okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

İslâm´ın doğuşundan önceki Hicaz bölgesinde bilgi aktarım aracı olarak yazının kullanımı yok denecek kadar azdı. Bilgiler genellikle şifahi yolla aktarılıyor ve korunuyordu. Bu coğrafyada ilk ciddi yazılı belge Kur´ân-ı Kerîm´dir. Hz. Peygamber´in, yazılı kültürün gelişmediği bir toplumda Kur´an´a karıştırılmasından kaygılandığı için hadislerin yazılması konusunda -birkaç istisna dışında- kimseye izin vermediği bildirilir.
Öte yandan -ilgili ayetlerde de belirtildiği üzere- Kur´an´ın tebliğcisi ve model uygulayıcısı olarak Hz. Peygamber´in sözleri ve davranışlarına ilişkin bilgiler yani hadisler, sahih bir İslâm anlayışı oluşturma bakımından büyük önem taşıyordu ve her zaman da öyledir.
Sahâbe dediğimiz ilk nesil için hadislerin gerek sahihliği gerekse nasıl anlaşılıp uygulanacağı hususunda sorun yoktu. Onlar vahyi Allah´ın Elçisi´nden duyuyor; Kur´an´ı nasıl anlamaları, uygulamaları ve (namazların vakitleri ve rekât sayıları gibi) boşlukları nasıl doldurmaları gerektiğini Resûlullah´a soruyor, onu izliyorlar; o da sözleri ve uygulamalarıyla onların bu ihtiyaçlarını karşılıyordu.
Sahâbe bizzat Peygamber´le görüşüyor, onun ne dediğini duyuyor, neyi nasıl yaptığını izliyor; sözlerinin ve davranışlarının bağlamını, her bir hadisin zaman ve mekânını, o hadisle ilgili olan kişileri; kısaca hadisleri doğru anlamanın bütün unsurlarını biliyorlardı.
***
Fakat bu ortam ve bağlam bilgileri zaman ilerledikçe kaybolmaya yüz tuttu; sonunda geriye neredeyse sadece metinler yani sözler ile senetler yani o sözleri aktaranların isimleri kaldı. Üstelik -İslâm´ın baş döndürücü bir hızla yayılmasının da kaçınılmaz sonucu olarak- kültürel, itikadi, ırkî, siyasi, ekonomik vs. ayrışma ve rekabetler doğdu. Herkes kendi konumunu güçlendirmek için Peygamber otoritesini temsil eden hadislerden yararlanma ihtiyacını duydu. Bu suretle, asıl bağlamından koptuğu ve “söz”den ibaret kaldığı için farklı yorumlara açık hale gelmiş bulunan mevcut hadisleri keyfî kullanmanın ve -daha kötüsü- yeni “hadisler” uydurmanın mümkün olduğu bir ortam doğdu.
Gelinen bu nokta, Müslüman âlimlere, hadislerin sahihlerini uydurmalarından ayırıp koruma sorumluluğu yüklüyordu. Böylece klasik hadis usulü doğdu. Bu usulde bir hadis metninin ne derece sahih olduğu veya olmadığı başlıca iki ölçüye göre tespit edilmeye çalışılıyordu: 1. Sened tenkidi (incelemesi), 2. Metin tenkidi. Şifahi aktarım sürecinde hadisleri birbirinden duyarak aktaranlardan oluşan isim zincirine sened, bu isimlerden birinin diğerine nakletmesi suretiyle yeni nesillere aktarılıp, sonunda hadis kitaplarında yerini alan söze, yani Hz. Peygamber´e ait olduğu düşünülen bilgiye metin denir. Bu bilgi, Resûlullah´a nispet edilen bir söz ve eylem olabileceği gibi başkasına ait bir söz veya eylemin Hz. Peygamber tarafından onaylandığına ya da reddedildiğine ilişkin bir bilgi de olabilir.
***
Yakınlarda KURAMER bir doktora tezi yayımladı. İlâhiyat alanında örneğini az gördüğümüz gerçek bir ‘tez´: Hadislerin Tespitinde Bütünsel Yaklaşım. Yazarı Dr. Mehmet Apaydın. İçeriğini üç beş satırla anlatmak esere haksızlık olacaktır. Şu kadarını söylemem gerekiyor:
Kendi adıma, bildiğimiz klasik hadis usulünün –İslâm ilimleri tarihinde gördüğü büyük hizmete rağmen- çok ciddi, o usulle yetinildiği sürece aşılması imkânsız sorunlarının da bulunduğunu, bu sorunları –modern bilgi araçlarının da katkısıyla- bilimsel bir yöntemle aşmanın gerekli ve mümkün olduğunu, –yazarın “bütünsel yaklaşım” dediği- bu yöntemin ilkelerinin neler olabileceğini ilk defa bu eseri (yayım öncesinde) okuyup inceleyince gördüm. Hadis profesörleri dahil, hepimizin bu çalışmadan öğreneceğimiz değerli bilgiler olacağını, çalışmanın zihnimizde yeni ufuklar açacağını ifade etmek istiyorum.

Anahtar Kelimeler: Hadis, ilminde, gerçek, hatırlattıkları
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya?

Mevlana