Güzel bir kitap
Tarih: 17.6.2016 10:40:58 / 539okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

 

Siyaset günlerinden, piyasa şartlarından ve terör musibetinden bir türlü kurtulamıyoruz. Bütün bunlar incelik ve önceliklerimizi de beraberinde götürüyor. Sanattan, edebiyattan, tabiattan, tarihten, insan hallerinden konuşamıyoruz. Ufkumuz adeta elimizden alınıyor.

Şimdi, şu anda, kaç vakittir kitap yazısı kaleme almamışım, onu düşünüyorum.

Mustafa Nezihi Pesen, manevi derinliği olan kardeşlerimizden. Onu bir kelimeyle anlatmak istesem, ´dostkam´ derdim. Dostluğa yatkın. Gerçi kalender de kulağa hoş geliyor.

Nezihi´nin denemeleri nihayet kitaplaştı: İstanbul´a zikirle girdin mi hiç? (Avangard Kitap, Nisan 2016) İnsanlar, mekânlar, vakitler.

Temiz bir ilk kitap. Emek mahsulü bir eser, üslup sahibi bir yazar. Ayrıca içinde sevip saydığım insanlar var.

Dünyaya alışmaya karşıyız. Buna karşılık bir insana alışmak iyidir, güzeldir. Çünkü insan muhteremdir. İnsanların en muhteremi de Peygamber Efendimiz´dir. Kitap onunla başlıyor: “Güzeli destekler ve pekiştirirdi. Kimsenin sözünü kesmezdi.” (Sayfa 12) Evet, o gemiye binmeyen kurtulamaz!

İnsanlar bahsi baba ve anneyle devam ediyor. Baba, nasihat kürsüsüne en çok yakışandır. Onun öz bilgisi ve rızası yoksa, evlatlar eksik kalır: “Babaların hikmetli sessizliğini anlamayanlar yeni bir bakış edinmeli. Çünkü onlar hayat tücrübelerinin yazdığı ilmihal kitaplarıdır.” (15) Ve anne. Bizi kendisiyle koruyan. Güzel sözlerini hep evlatlarına saklayan. Bir adı da bekleyiş olan. Çünkü baba dışardadır. Mustafa Nezihi´nin haklı sitemi: “Annelerimizi alıp götürüyor bu çağ.” (18)

İnsanlar bölümünde kimler yok ki? İmam Gazali, Abdülkâdir Geylani, Ahmed Rifai, Niyazi Mısri, Mehmet Akif, Osman Kemali Efendi, Ayşe Şasa, Neşet Ertaş… Sırası gelmişken, Geylani Hazretleri´nin bir öğüdünü buraya alalım: “Sabit kalınız. Ayrılıp dağılmayınız.”

Nezihi´nin birçok yazısını / cümlesini şifa niyetine okuyorum. Ümidim tazeleniyor: Müslümanların sınandığı bu zor ve uzun çağın biteceğine iman etmek, hayati öneme sahiptir. (24) Umutsuzluğa ve korkuya kapılıp acele etsek bile kaderin hükmünü değiştiremeyiz. (23) Allah dostlarının en büyük özelliği, söyledikleri ile yaşadıkları arasında bir mesafe olmamasıdır. (36) Eyvallah.

İnsan bitmiyor, devam ediyor. Normal hayatın acemisi olarak kalanlar da kitaptaki yerlerini almışlar. Onlardan biri de Neyzen Tevfik. Ne berrak ve içli bir ifade: “Allah, onu bir mümin olarak yaşatmaya devam etti.” (73) Canına kıyan Beşir Fuat: “Beşir, batıya gidip de dönemeyen oğullardan biridir. Hayal ile hakikat arasında kendini yele verdi.” (66)

Mustafa Nezihi, ölümü ne güzel anlatıyor. Hû sesleriyle yıkanan ve dirilen Ayşe Şasa´nın vedası: “Azrail´in davetine sevinçle evet diyerek, dünyanın nice meşakkatinden kurtuldu.” (84) Neşet Ertaş´ın vefatı: “Bir seher vakti öteye çağrıldı ve sessizce bu fâni ve acılı dünyadan göç eyledi.” (88) Ertaş´la ilgili bir cümle daha: “Şımarmamıştır, kötülere kızıp iyileri yok saymamıştır.”

Kulakları kalbine yakın olan olumlu ve onurlu insanları yazıyor Nezihi. Yıkmaktan çekinmeyen, yapmaktan üşenmeyen. Nihayetinde hakikati haykırmak da merhamettir.

Mustafa Nezihi, kendi kuşağına da eğiliyor. Tanıdıklarım: Ahmet Murat, Hakan Arslanbenzer, Zeki Bulduk. İşte bizim Ahmet: “Ahmet Murat´ın acelesi yok. Bir yere yetişmesi gerekmiyor.” (119) “Çok konuşmaz ama hoş sohbettir.” (120) Kardeşim Zeki Bulduk: “Biz seni sevince, yolumuz Mekke´ye ulaşıyor.” (122) Bir de çok merak ettiğim Veli Karataş: “Biz uyumak istiyorduk, o uyanıklığı öneriyordu.” (103) Bunca ismin yanına, Nezihi´nin şu cümlesini ekleyelim: “Bir insanın sevdikleri ve sevmedikleri, bize, o kişinin şahsiyet ve karakteri hakkında güçlü ipuçları verir.” (61)

Mekânlara yerimiz kaldı mı? Mustafa Nezihi Pesen´ın mekânları çoğunlukla Üsküdar´dadır. Fakat şu hakikatin farkında: “Yunus´un asli mekânı gönüller olmuştur.” (128) Üsküdar´ın yanına Endülüs´ü getirmesi ise hayli dikkatimi çekti. Nezihi, “Endülüs bizim ilk büyük kaybımızdır” diyor. (162) Hemen peşinden duası: “Rabbimiz! Adanmış önderler gene düşsün önümüze. Tüm gemileri yaksınlar.” (164)

Ve vakit. Niçin zaman değil de vakit? Okur okumaz anlıyoruz: Ezan vakti, iftar vakti, serin ve selamette olduğumuz dua vakti. Özetle; Müslüman saati. Nezihi, Ramazan ayının gelişini şu cümleyle anlatmaya başlar: “Hilal şöhret buldu, göründü.” (172) Bayram için: “Allah´ın güzel kulları! Geldi sevinç ve zikir günleri!” (176)

Yazımızı yine onun bir cümlesiyle bitirelim: Bakıp görenlere selam olsun.

Anahtar Kelimeler: Güzel, kitap
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Rahmet ile zahmet arasında (16 Eylül 2018 - Pazar)
Şiddet ile inayet arasında (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yazamamak (09 Eylül 2018 - Pazar)
Kitaplar, dergiler ve son durum (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Gurbetten sılaya doğru (02 Eylül 2018 - Pazar)
Ortak kader (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Onur meselesi (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Ayrı dünyalara ait iki kavram (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Yazmış bulunduk (22 Temmuz 2018 - Pazar)
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kötü adın çirkinliği harften, deniz suyunun acılığı kap?tan değildir?

Mevlana