Gitmez sanıyorduk, gitti
Tarih: 12.7.2018 16:32:14 / 620okunma / 2yorum
Yusuf Ziya Cömert

Gözümüzün önünde, senelerdir alıştığımız, hayatın bir parçası olarak, yerçekimi gibi, gündüz ve gece gibi, hani ne diyorlar, ‘ekosistem´ yani bir ‘biyolojik çevre´ olarak kabul ettiğimiz adına da ‘parlamenter demokratik sistem´ dediğimiz düzen güneşin gurup etmesi gibi gitti.
Demek ki, her şey gibi bu da faniymiş
Gurubu ekranlardan seyrettik.
Gazeteciler, uzmanlar, aklı erenler ve ermeyenler Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın Cumhurbaşkanlığı kabinesini açıklamasına yakın bir takım yorumlar yaparken, ekranlardan, MGK Genel Sekreterliği, MİT, Diyanet ve daha bir çok yönetim birimi ile ilgili mevzuatın yürürlükten kaldırıldığına, yerine yenilerinin getirildiğine dair altyazılar geçiyordu.
Aynı anda, yeni bir sistemin tuluuna şahit olduk.
Tabii ki, beşeri işlerdi tanık olduğumuz şeyler, beşeri ölçekte cereyan ediyordu.
Yani, uçaktan aşağı baksanız, bir şey göremezsiniz.
Fakat, bizler, bakışı mahdut, cirmi küçük insanlarız.
Aşağıdan baktığımızda, sanki büyük bir tabiat olayını müşahede ediyoruz.
Koca bir sistem, gitti, yerine başka türlü bir sistem geldi.
Güney yarımküreden kuzey yarımküreye geçmek gibi bir şey. Ekvatorun bir tarafından öbür tarafına...
Diyeceğim, enteresan bir tanıklık. Unutulmaz.
Büyük bir dönüm noktası.
Koca bir ülke olarak, bir toplum olarak, cüssemizle, ağırlığımızla, keskin bir viraj aldık.
Virajı alırken, sarsılmadık, savrulmadık değil.
17-25 Aralıklar, 15 Temmuzlar, hep bu geçiş sürecinin sarsıntılarıydı
Birbiri ardına gelen seçimler, referandumlar, alınan siyasi riskler, birer birer atlatıldı ve işte büyük değişim gününe geldik.
Topraklarımız değişmedi, sokaklarımız değişmedi, dağlarımız, ovalarımız değişmedi. Aynı memleketteyiz.
Fakat, ülke olarak, insanlar olarak uzun zamandır üzerimize giymekte olduğumuz ‘mevzuat elbisesi´ değişti.
Elbise değişince, oturuşumuz kalkışımız da değişebilir.
Bu, bir ‘transformasyon´dur. Yani bir ‘form´dan başka bir ‘form´a, bir ‘hal´den başka bir ‘hal´e geçmek.
Yeni ‘hal´in avantajları var, riskleri var, kolaylıkları var, zorlukları var.
Birer ‘vatandaş´ olarak, memleketimizin, risklerden ziyade avantajları, zorluklardan ziyade kolaylıkları tecrübe etmesini temenni etmemiz gerekiyor.
Kabine teşekkül etti.
Aman Allah´ım, ne listeler dolaştı sosyal medyada iki gün boyunca!
Demek bazı insanlar böyle tuhaf işleri yapmadan duramıyorlar.
Bazı ‘hevesliler´ o listelerde adını görünce, bazıları da görmeyince, heyecanlanmış olabilir.
Neyse, Cumhurbaşkanı Erdoğan listeyi okudu da, uydurma listeleri tartışmaktan kurtulduk.
Kabinenin ana karakteri değişmedi.
İçişleri Bakanı yine Süleyman Soylu. Dışişleri Bakanı, yine Mevlüt Çavuşoğlu. Adalet Bakanı yine Abdülhamit Gül.
Ekonomi yönetiminde önemli bir değişiklik var.
Eskiden birkaç bakanın yürüttüğü ekonomi işlerinin ana gövdesi Berat Albayrak´ın yönetimine verildi.
Devletin içinde, ekonomiye dair iki yaklaşım birbiriyle mücadele ediyordu.
Mücadelenin merkezinde ‘faiz´ vardı.
Kabaca söylersek, bir görüşe göre, faizi yükseltince dövizi ve enflasyonu dizginlemiş olursun.
Öteki görüşe göre, faizi yükseltince bütün maliyetleri yükseltirsin, bu arada enflasyonu da yükseltirsin.
Şimdi, bu iki yaklaşım arasındaki ‘mücadele´nin sona ereceğini düşünebilir miyiz?
Mücadele sona ererse daha iyi mi, daha kötü mü olur?
Eminim, herkesin bu konuda bir fikri vardır.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi´nin önündeki birkaç büyük sorundan birisi ekonomi.
En önemli değişiklik de ekonomi yönetiminde.
Ve herkes, en çok ekonominin nasıl yönetileceğini merak ediyor.
İyi olur inşallah.
Sağlık Bakanlığı´na Medipol´ün sahibi Fahrettin Koca getirilmiş.
Hemen aklıma Şehir Hastaneleri geldi. Belki de bu modelin iyi kullanılması, iyi yürütülmesi için Fahrettin Koca tercih edildi.
Yeni Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ETS Tur´un ve bazı turizm şirketlerinin sahibiymiş.
Negatif düşünürsen, dersin ki, Fahrettin Koca kendi hastanelerini kayıracak, Mehmet Ersoy da kendi turizm şirketlerini.
Pozitif düşünürsen, kendi sektörlerindeki performanslarını sağlık ve turizm alanlarının geliştirilmesinde kullanmalarını ümit edersin.
Artık, herkes kendi eğilimine göre değerlendirsin.

Anahtar Kelimeler: Gitmez, sanıyorduk, gitti
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma.

Hz. Muhammed