Ömer KIZILÖZ


Gerçek Değer

Gerçek Değer



Önümüzdeki bardak içerisinde bulunan suyun, içeceğimiz son su olduğu söylense, o suyu nasıl yudumlardık.
...

Elimizde tuttuğumuz elmanın hayatımızda tadacağımız son elma olduğu söylenmiş olsa, o elmayı hangi düşüncelerle yer idik.

...

Her zaman gördüğümüz bir tanıdığımızı, dostumuzu; son kez göreceğimiz bizlere söylenmiş olsa, o kişiye nasıl bakardık, kendisine neler söylemek isterdik.

...

Şu an bardağına 50 kuruş verdiğimiz bir bardak suyun gerçek değeri, günlerce çöllerde aç susuz kalmış bir kişi için belki de küpler dolusu altın ya da daha fazlası olacaktı.

....
Evet her zaman hayatımızda olan, alışık olduğumuz, yediğimiz, içtiğimiz yiyeceklerin; muhabbet ettiğimiz ya da etmediğimizi insanların; yerlerin, ve başkaca yaşantımızda ne var ise, bunların gerçek değeri nedir.
...
Bugün de işe gitmeliyim yerine, bugün de işe gidebiliyorum ifadesindeki kıymet ne kadar farklı. Gittiğimde o insanları görmek zorundayım ifadesi yerine, bu gün de o insanları ve her şeyi görmek nasip olacak düşüncesi ne kadar anlamlı.
...
Çok sevdiğim bir abim, bu konuyu veciz bir sekilde dile getiren güzel bir hikaye anlatmıştı.
Köyde, sabah tarlaya çalışılmaya gidilecektir. Evin küçük delikanlısı annesine sorar.
-Anne bugün azıkta ne var?
Gencin annesi bu soru karşısında biraz hüzünlenir, bu durumu anlayan gencin babası,oğluna;
-Oğlum azığımızda ekmek var, ama sakın ekmeğini bal olmadan yeme, der.

Tarlaya gidilir işe başlanır. Delikanlı yorulmuş, zaten vakitte öğlen olmustur, azığının başına gelir, azığındaki ekmeğe şöyle bir bakar, ekmekde bir değişiklik olmamıştır. Tekrar işine döner iki saat kadar çalıştıktan sonra yine azığındaki ekmeğe bakar, ekmek yine aynı ekmektir. Neyse biraz daha çalışayım diyerek işinin başına döner. Bu sefer aradan bir saat kadar zaman geçer, genç çok yorulmuştur, artık dayanamaz. Koşarak azığının başına gelir ve ekmeği çok hızlı bir şekilde dakikalar içerisinde yer bitirir. Akşam olunca eve dönülür, babası azığındaki ekmeği yiyip yemediğini gence sorduğunda; bizim delikanlı;

-Baba sen bana ekmek bal olmadan yeme demiştin, ekmek bal olmadı, ama İnan baldan daha tatlı olmuştu, der.


Selamlar hürmetler.