Gençlik nereye gidiyor?
Tarih: 28.3.2018 13:19:31 / 283okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Gençlik güzeldir, baharda ırmaklara benzer. Yaşama tutkusu ve coşku. Hayaller, umutlar, acemilikler.
Kendi adıma, yirmisine yeni dokunmuş bir gencin kırk veya elli yaşında varmış gibi yazmasına, yaşamasına karşıyım. Neyse o olmalı. Hüküm vermek yerine merak etmeli, soru sormalı.
Tecrübe sahibi olmak kolay değildir. Deneyecek, yanılacak ve doğrusunu öğreneceğiz.
Genç bir kardeşimizden mesaj aldım. Ne diyor, okuyalım: “Bütün kıymetli yazarlar gençlerden şikâyet ediyor. Söyleyeyim dedim. Af buyurun.”
Bu cümlelerin bendeki yankısı büyük oldu. Uzun süre düşündüm. Muhasebe yaptım.
Dünyanın en eski soru ve sorunlarından biri: ‘Ne olacak bu gençliğin hali?´ Milattan önceden günümüze kadar.
Evvela kendi çocuklarımız. İsteriz ki, evlatlarımız bize benzesin. Hususiyetlerimizi alsın. Sözümüzden çıkmasın. Yaptığımız hataları yapmasın. Hatta bizden iyi olsunlar.
Kendi mizacımızı ve meziyetlerimizi onlarda da görmek istiyoruz. Fakat bu ne derece mümkün? Edebiyatçıların, âlimlerin, münevverlerin evlatlarına bir bakalım. Ayrıca siyasetçilerin. Sonuç?
Okuduğumuz birçok hatıratın ve dinlediğimiz nice hatıranın sonu şöyle bitiyor: ‘Keşke çocuklarıma daha fazla vakit ayırsaydım.´
Peki, bizler annemiz, babamız, dedemiz gibi miyiz? Keşke olabilseydim.
Bu satırları yazarken, ‘mum dibine ışık vermez´ ile ‘armut dibine düşer´ sözleri arasında gidip geliyorum.
Şahitliğim şu: Her nesil, kendi özelliklerini de beraberinde getiriyor. Büyüdüğü çağın, yetiştiği ortamın rengini, kokusunu alıyor. Otuz sene önce dünya üstünde olmayan binlerce şey, bugün var. Mesela sosyal medya kimin aklına gelirdi? İnanılmaz oyunlar, imkânlar? Demem o ki, şartlar sürekli değişiyor.
Devirler ve şartlar. Birinci Cihan Harbi´nin yaşandığı yıllar ile günümüz bir olabilir mi? Türlü yokluk ve zorluk içinde çabucak büyüyen çocuklar.
***
Bir büyüğümüz, “Allah mı, ekmek mi” diye sormuştu bana. Cevabımın gereğini yaptım. Biliyorum ki aynı soruyu kendi evladına sormadı. Hikâyesi uzun ve üzücü. Evet, başkalarının çocukları. Onlarla ilgili kararlar almak ve hükümler vermek nispeten kolay.
Yanlış olmasın, anlaşılmasın: Gençlerle ilgili endişeler taşımak, çoğunlukla, bir derdin ve davanın neticesidir. Yalnız nefsimizden değil, neslimizden de sorumluyuz. Nesli muhafaza etmek. Onların İslâm kalmasını sağlamak.
Gençlerimiz geleceğimizdir. İstikbal kelimesinin karşılığıdır. Mesuliyet ve mensubiyet duygusuyla bu meseleye yaklaşanlara itimadımız tamdır. Samimiyetlerinden zerre şüphemiz yoktur. Fakat “gençlik elden gidiyor” çığlığı atan bazı kimseleri de iyi tanıyoruz. Kaç gencin elinden tutmuşlar? Hangi yeteneğin yolunu açmışlar? Hep şikâyet.
Konu gençler olunca, nedense hep olumsuz örnekleri görüyor ve gösteriyoruz. Daima güzel ve hayırlı işlerin içinde olan nice genç arkadaş var. Sadece bu dünyayı ilgilendirmeyen bir gayrete sahipler. Basit bir örnek: Kitap ve dergi dünyasını kimlerin ayakta tuttuğuna iyi bakalım.
Uygun olmayan bir fotoğraf yahut davranış bulup “gençliğim eyvah” haberi yapmak, aradığımızı bize verir mi?
***
Bütün canlıların üç ortak noktası var. İlahî ilham diyelim. Barınmak, beslenmek ve neslini devam ettirmek. Karıncadan insana ve kiraz ağacına kadar. Her şey değişse de bunlar değişmiyor.
Tamam, bazı değişimlerden tedirgin oluyoruz. Bazen yaşımızla, bazen inancımızla ilgili bir durum bu.
Değişmeyen sayısız incelik, güzellik, derinlik yok mu? Hatta eskiye nazaran daha da iyi olan? Gittiğimiz yerlerde pırıl pırıl gençler görüyoruz. Saygıda kusur etmeyen, ilgili, bilgili, hevesli ve aynı kumaştan, mayadan. On yıl önce vaziyet nasıldı? Böyle gençlerin sayısı daha mı çoktu? Hayır. Kırklar dergisini çıkarırken beş genç arkadaşı zor buluyorduk. Şimdi İtibar´dayız. Yüzlerce genç kardeşimiz var.
Sancağı devralacak, emaneti koruyacak gençler mutlaka çıkıyor ve çıkacaktır.
Yeni bir terim öğrendim ve çok hoşuma gitti: ‘İcap nöbeti.´ İşte bu nöbeti gönüllü tutacak.
Bütün bunlar, büyükler bir şey yapmasın / yazmasın anlamına gelmez, gelmemeli. Aklıma şimdi, şu anda, iki şey birden geliyor: Bedenden ziyade gönül terbiyesi ve dünya tecrübesinin paylaşılması.
***
Ahmet Muhip Dıranas ‘insan, belli bir yaştan sonra ileriyi göremez oluyor´ diyor. (Yazılar, Adam Yayınları, 1994, sayfa 242.) Doğru mu bu? Cümle açılabilir ve birçok şey söylenebilir.
Bazıları geriyi de göremiyor. Her fırsatta ‘yeni gençler çıkmıyor´ diyenlere, en son okudukları kitabı, dergiyi sormak gerekiyor. Galiba budur: Önce çağa yetişecek, sonra genç yetiştireceğiz.
Yazımızın başlığındaki soruyu da cevaplamış olalım: Sadece gençlik değil, hepimiz bir yerlere gidiyoruz. Zaman ilerliyor, yolculuk sürüyor.
Cumartesi günü buradan devam edelim inşallah.

Anahtar Kelimeler: Gençlik, nereye, gidiyor
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Yaldızlı sözlerle erdem bağdaşmaz.

Konfüçyus