‘Geceleyin bir ses böler uykumu´
Tarih: 3.5.2018 17:12:24 / 225okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Geçen ayın sonlarına doğru, Sivas´ta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü´nün Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğüyle birlikte düzenlediği “Türk Kültürünün Büyük Emektarı Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu” hakkında iyi şeyler duydum. 1930-1934 yılları arasında Sivas Lisesi´nde edebiyat öğretmenliği ve Maarif Müdürlüğü yapan, soyadını da Sivas yakınlarındaki bir dağdan alan Ahmet Kutsi, önemli bir şair, oyun yazarı ve kültür adamıdır. Aslında bu sempozyumun geçen yıl yapılması gerekirdi; çünkü 2017, şairinin vefatının 50. yıldönmüydü.

18-05/02/ekran-resmi-2018-05-02-225545.png

Ahmet Kutsi Tecer, Sivas´ta hiç boş durmamış, halk edebiyatı ve halk kültürü üzerine önemli çalışmalar yapmıştı. Sivas Halk Şairlerini Koruma Derneği´nin kurarak başkanlığını üstlendiği ve 5-7 Kasım 1931 tarihleri arasında düzenlediği Sivas Halk Şairleri Bayramı´nda birçok halk şairinin tanınmasını sağladığı unutulmamalıdır. Bunlardan biri de Âşık Veysel´di. Henüz usta malı satmakla beraber sesi, tavrı ve mızrap vuruşundaki farklılıkla dikkatleri üzerine çeken Veysel´in önü, Halk Şairleri Bayramı ve Ahmet Kutsi´nin himayesi sayesinde açılmıştır.

***

Ahmet Kutsi´nin büyük keşiflerinden biri de Muzaffer Sarısözen´di. Sivas´ın köklü ailelerinden Sarıhatipzadeler´e mensup olan Sarısözen, müziğe duyduğu büyük ilgi dolayısıyla, Sivas ili hesabına İstanbul Belediye Konservatuarı´nın keman bölümünde okutulmuş idealist bir müzik öğretmeniydi. Memleketine bir misyon vehmiyle dönmüş ve Sivas´ta Batı müziği eğitimi veren bir okul açmaktır istemişti. Bu teşebbüsünün öğrenci bulunamadığı için başarısızlıkla sonuçlanması yüzünden büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Sarısözen, 1930 yılında Sivas´a edebiyat öğretmeni olarak tayin edilen ve bir süre sonra Maarif Müdürlüğü´nü üstlenen Ahmet Kutsi Tecer´in teşvik ve telkinleriyle hayatına yeni bir istikamet belirledi. Halk musikisi… Halk Şairlerini Koruma Derneği´ni birlikte kurup Halk Şairleri Bayramı´nı birlikte tertip ettiler. 

Sarısözen´in yayımlanan ilk yazısı, muhtemelen Halk Şairleri Bayramı vesilesiyle basılan broşürdeki “Sivas Halayı” başlıklı yazıdır.

***

İlk şiirleri Dergâh ve Millî Mecmua´da yayımlanan Ahmet Kutsi Tecer´in ilk şiir kitabı ise Şiirler (1932) Sivas Kâmil Matbaası´nda 250 adet basılmıştı. Yıllar önce bir sahaftan aldığım, fakat maalesef kaybettiğim bu kitap hakkında Nurullah Ataç´la Tanpınar arasında bir tartışmanın cereyan ettiğini, Turgut Çeviker tarafından hazırlanan ve geçen yıl yayımlanan Ahmet Kutsi Tecer´e Armağanisimli kitaptan öğrendim.

Nurullah Ataç, yakın dostu olan Ahmet Kutsi´nin şiirlerini, bütün hüsnüniyetine rağmen sevemediğini, hatta onun bir şair olduğundan bile şüphe etmeye başladığını açıkça ifade ettiği yazısında, “O, şiiri tabii bir surette söyleyemiyor, bir hissi, bir hayali vezne koyabilmek için sözü eğiyor, büküyor, anlaşılmaz bir hale koyuyor,” dedikten sonra “Yarasa” şiirini didiklemeye başlıyor.

O tarihte henüz Nurullah Ata olarak bilinen ve ortalama Türkçeyle yazan Ataç´a göre, Ahmet Kutsi, birçok kelimeyi kafiye hatırı için kullanan, Türkçenin nahvini cendereye sokarak anlaşılmaz mısralar yazan bir şairdi, yani vezne ve kafiyeye hükmedemiyordu. Bunu başaramayan bir şairin şiiri bırakması, nesirle iktifa etmesi gerekirdi. Yazısını, kendilerinden güzel eserler umduğu, fakat henüz kudretini gösterememiş şairler arasına koyduğu aziz dostunun beğendiği tek şiiri olan “Nerdesin?”le noktalayan Ataç´ın son cümlesi, Ahmet Kutsi´nin gönlünü almak için yazılmış gibidir: “ Bunda Verlaine´i andıran bir eda var; o şairi andırmak da her gencin harcı değildir.”

Ahmet Kutsi´nin şiirleri hakkında benim görüşümün Ataç´ın görüşüne yakın olduğunu da ifade etmeliyim.

***

Nurullah Ataç´ın eleştirisine cevap, Ahmet Kutsi´nin çok yakın dostlarından olan Ahmet Hamdi Tanpınar´dan gelir. Ataç´ın tam aksine, Ahmet Kutsi´yi şair olarak çok önemseyen Tanpınar, onda sadece güzel mısraların değil, olgun kıt´a ve mükemmel manzumenin bulunduğu kanaatindedir. Tanpınar´ın yazdıklarını ve Nurullah Ataç´ın cevabını merak eden okuyucularımın Ve Yayınevi tarafından yayımlanan Ahmet Kutsi Tecer´e Armağan kitabına müracaat etmelerini tavsiye ederim.

Yukarıda da ifade ettiğim gibi, Turgut Çeviker tarafından özenle hazırlanan kitapta, Ahmet Kutsi hakkında Tanpınar´ın yazdığı diğer yazıları ve birçok yazarın yazdıklarını okumak mümkün. Aynı zamanda bir albüm niteliği taşıyan Armağan´da Ahmet Kutsi´yi bazı ressam ve karikatüristlerin gözleriyle görüyoruz.

Ahmet Kutsi´nin bütün şiirleri yıllar sonra kızı Leyla Tecer tarafından bir araya getirilmiş ve Kültür Bakanlığı tarafından yayımlanmıştı: Ahmet Kutsi Tecer´in Bütün Şiirleri (2001). Ancak şairin 1932 yılında Sivas´ta yayımlanan şiir kitabındaki bazı ithafların niçin çıkarıldığını anlayabilmiş değilim. Bu kitaptaki  “Çıngırak” şiiri Reşat´a (hangi Reşat olduğunu bilmiyorum), “Besbelli” şiiri Peyami Safa´ya, “Lâhit” şiiri de Ressam Halil´e (Dikmen) ithaf edilmiştir. Bu isimler arasında Tanpınar´ın niçin bulunmadığını sorabilirsiniz. Ona da 1959 yılında Türk Dili dergisinde yayımlanan “Ağaç” isimli uzun, destansı şiirini ithaf edecektir.

Bu vesileyle aziz şaire Allah´tan rahmet diliyor ve bu yazıyı onun en güzel şiiri olduğunu düşündüğüm “Nerdesin”in her okuyuşta içimizi ürperten ilk mısralarıyla noktalıyorum.

Geceleyin bir ses böler uykumu,

İçim ürpermeyle dolar, “Nerdesin?”

Anahtar Kelimeler: Geceleyin, böler, uykumu
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kıyamet günü herkes birbirinden davacı olur. Hatta tokuşan koyunlar bile..

Hz. Muhammed