Gazetecilik ve kültür
Tarih: 15.10.2017 11:55:13 / 267okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

"Gazetecilikte yerel kültürün rolü" nedir?
Bu soruya yanıt vermek için önce gazete ve kültür kavramları üzerinde duralım:
Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için, yorumlu ya da yorumsuz, her gün ya da belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayına gazete diyoruz.
Gazetenin içeriğinde neler olmalıdır?
BİK ilgili yönetmeliğinde şöyle belirlenmiş:
"MADDE 62 - (1) Gazeteler içeriklerinde güncellik ihtiva eden iç ve dış siyasî, sosyal, ekonomi, kültür, sanat, magazin ve spor konularındaki haber, köşe yazısı, makale, yorum, etüt, röportaj gibi sair yazı ile resim, fotoğraf, grafik, karikatür ve benzerlerine yer verir.
(2) Gazeteler tarafından kullanılacak olan yukarıdaki fıkrada belirtilmiş dokümanların, gazetecilik açısından özgün olması ve bir değer ifade etmesi, ayrıca, 39 uncu madde nin sekizinci fıkrasında yer alan içeriklerin dahil olduğu asgarî yüzölçümlerinin en az üçte ikisinin bu içerikle doldurulması şarttır."
Demek ki bir gazetenin eski adıyla münderecatında yeni adıyla içeriğinde politika, ekonomi, spor ve diğer iç ve dış haberlerle birlikte kültür, şiir, fıkra, atasözü ve benzeri konularda yazılar olmalıdır.
Buraya bir nokta koyduktan sonra kültür üzerine de konuşalım:
Bir toplumun tarihsel süreç içinde her alanda ürettiği maddi ve manevi değerlerin bütününe kültür diyoruz.
Kültürü, yaşama biçimi bilgisi olarak tanımlayabiliriz. İnsan elinin ve aklının değdiği her şeye, kültür ürünü diyebiliriz.
Kültür bir toplum mirası. Onun kimliğini oluşturuyor, onu diğer toplumlardan farklı kılıyor.
Öğrenme ile kazanılıyor, sosyal kalıtım yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Mirası devralan yeni kuşaklar yaptığı yenilik ve değişmelerle kültürün zenginleşmesine yardım ediyor.
Yani kültür durgun olduğu kadar değişken
Bütün etkinliğini doğa ile iç içe gerçekleştiren insanoğlu, zamanla estetik bakış açısı kazanarak resim, müzik, şiir, heykel ve diğer sanatları kültürel zenginliğinin içine katmış.
Birey, içine doğduğu kültürel ortamın özellikleri ana-babasından, yakınlarından, arkadaşlarından, okuldan, sokaktan ve iş ortamından öğrenmiş. Ömür boyu süren bu öğrenme ve uyma sürecine sosyalleşme denirlmiş. Sosyalleşme süreciyle içinde yaşadığı toplumun bir üyesi olmuş. Olayları algılayış tarzından giyim tarzına, düşünüş tarzından davranış biçimine kadar her konuda kültürden etkilenmiş...
Gelişmiş ülkelerin az gelişmiş diğer kültürleri özellikle kitle iletişim araçlarıyla etkilemesi ve kendine benzetmesine kültür emperyalizmii diyoruz. Çağımızda sömürgeciliği kolaylaştıran en önemli faktör budur.
Öte yandan bir kültürün, kendi içindeki azınlık kültürü eritmesi ve kendine benzetmesi durumu vardır ki bu asimilasyondur. Asimilasyon, normal bir süreçle olabildiği gibi devlet eliyle zorla da olabilir.
Yabancı kültürlerin olumsuz etkisi ve toplumun kendi öz değerlerine yeterince sahip çıkmaması sonucu meydana gelen bozulmaya, kültürel yozlaşma diyoruz. Örnek olarak; batı kültürüne özenmeyi, yardımlaşmanın yerini çıkarcılığın ve duyarsızlığın alması, anadilin yabancı kelimelerle yozlaşması, dini bayramların özünden uzaklaşıp tatile dönüşmesi, işyeri isimlerinin yabancı kelimelerden seçilmesi gibi onlarcasını sıralayabiliriz.
Genel olarak Türkiye Kültüründen söz edebiliriz. Lokal bir alanda yaşayan bireylerin kültürleri, etnik ve inanç grupların kültürleri, Laz kültürü, Çerkez kültürü, Türkmen, kültürü, Yörük Kültürü, Alevi Bektaşi kültürü gibi alt kültür olarak niteleyebileceğimiz yerel kültürden de söz edebiliriz.

Anahtar Kelimeler: Gazetecilik, kültür
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Musibetin sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin.

Hz. Muhammed