GARİPLER MEZARI
Tarih: 12.10.2016 11:09:28 / 662okunma / 2yorum
Muzaffer Gücer

 

 

 Şimdi perakende sebze hali olan yerin adı 1958 yılında yıkılmadan önce “garipler mezarı” idi. Girişte sağlı sollu iki tarafında da tek katlı biraz da salaş dükkanlar vardı. Burada sebze ve meyve satılırdı. Kışın da girişteki dükkanlar da çeşit çeşit balık satılırdı. Bir iki sefer babam ve emmim ile bu dükkanların bitiminde yazın kavun karpuz satılan yerde Kızılırmak´dan tutulmuş, adını  sonradan öğrendiğim sazan balığı alırdık. Kılçığını ayıklaya ayıklaya binbir güçlükle güya balık yerdik. Bir seferinde dedim ki biz bu çeşit çeşit  balıklardan neden almıyoruz ? Baba çıksın o deniz balığı yenmez. Peki dedim onları kimler alıyor, onları dışarılılar alıyor dediler. Yıllar sonra Kocaeli´nde çalışırken bir gün emmim geldi, çarşıya çıktık balık pazarının önünden geçerken, şuradan balık alak dedi. Emmi dedim, onlar deniz balığı yenmez ki. “Ne diyon oğlum balığın hası bunlar.” Deyince “ vay bize vay, vaktiyle niye bunları yedirmediniz”dedim. Emmim “sus, oğlum sus bilememişiz” dedi. Bunlar bayat biz tazesini yiyelim dedim. Ertesi gün sabahleyin erkenden kalkıp sahile indik. Bizim motoru çalıştırıp açıldık. Eline çapariyi verdim. O zamanlar deniz kirlenmemişti. Bazen bir iğneye iki balık bile takılıyordu. Bir saat içinde 5–6 kilo istavrit yakalayıp eve gittik. Evde bile balıklar canlıydı.

 Neyse gelelim esas konuya. Mezarlığa götürmek zor muydu yoksa? O zamanlar orası şehrin dışında mıydı ki garipleri buraya defnetmişler.

Yeni binalar yapılmadan önce üzerinde taşı olan bir vardı. Arkasındaki dükkanlar´ın arasından geçip kestirmeden eve gitmek için o mezarın yanından yalnız geçmeye korkardık. Orada bulunan ufak bir kapıdan geçip nalbantlar başına çıkardık. O arka dükkanlar kışın  hemen hemen boş olur, yazın kavun karpuz satılırdı. Amasya´nın kayabaşı karpuzu, Kayseri´nin ambar düğleği geldi diye bağırırlardı.

 Karşılıklı iki tane de kahve vardı girişte. Sol tarafındakinde Çavuşbaşı(Mehmet paşa) ve Garslılar (yüceyurt) mahallesinin delikanlıları sağ taraftakinde ise Alibaba, şehitler ve kılavuz mahallesinin delikanlıları gelir durmadan kağıt oynarlardı. Kafaları bilmem nasıl dayanırdı. Her iki kahvede pikapların sesini sonuna kadar açar durmadan plak çalarlardı.

Bir Pazar günü evin arkasındaki MET(çelik-çomak) oynarken kardeşim geldi. Abi babam evde seni istiyor. Gittim. Para verdi, get bir garpuz al dedi. 10-12 yaşımda ben garpuzdan ne anlarım bilmem ki. Garipler mezarlığının oradaki karpuz sergilerine gittim, tanıdık bir garpuzcu vardı ona baktım şansıma oda o gün yok. Sergilere aval aval bakıyorum. O arada birisinin dikkatini çekmişim. Ne bakıyon ulan dedi. Emmi garpuz alacağım da buradaki emmiye baktım, o babamı tanıyor onun için. Baban kim dedi,  söyledim. İt oğlu it desene. Gel bakıyım bir garpuz veriyim götür. Selamımı söyle, biz adamına göre sille vururuk dedi. Eve geldik garpuz da garpuz ha, gıpgırmızı bal gibi. Rahmetli babam “aferim ulan garpuzdan anlarmışsın” dedi. Güldüm. Niye güldün dedi. “Senin adını duyunca adam çok uğraştı seçti, ben ne anlarım” dedim.

Selamlar.  

Anahtar Kelimeler: GARİPLER, MEZARI
Okuyucu Yorumları (2 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
nurettin ozel
7.11.2016 20:26:48
Bir sehre ait olmak ne guzel. Sivasin o dilini hikayesini icime cekmis gibi oldum bu yaziyla. Oyle hikaye etmissiniz ki ustad, karakterler adeta yazidan firlayip disari cikacak gibi
muzaffer gücer
14.11.2016 16:31:41
Sayın Nurettin Özel Samimi duygularınız için teşekkür ederim. Selamlar muzaffer gücer
Yazarın Diğer Yazıları
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İslamın temeli ahlak, ahlakın özü bilgi, bilginin özü akıldır?

Hacı Bektaşı Veli
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
BEYAZ
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Varlığımıza musallat olanlar
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
CEMRE KİTABEVİMİZ VE KİTAP KULÜBÜMÜZ
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
AÇIK KONUŞUN, SEÇİK DÜŞSÜN
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Bir Robinho Vardı Keyif Veren
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
SİVAS İLİ VE İLÇELERİNDEKİ TÜRK DEVRİ HAMAMLARI
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
AZERBAYCAN TÜRKÜ, AZERBAYCAN TÜRKÇESİ 2
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru – Bir Çöküş!
Ergün Diler
Ergün Diler
Anlayacaklar!
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
´Yıldız´ parladı
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
YATAY SOYAĞACI
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Soyumuzu Bulduk mu?
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Nasıl bir çağda yaşıyoruz?
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
KAR YAĞMIYOR YAĞMIYOR
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MEB YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ TASLAĞI 2018(2)
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Şîrâz…
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
ŞEHİRDE İMECE
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Kürtler, PKK ve Afrin
Salih Tuna
Salih Tuna
Mustafa Kemal´in şu yoldaşına bak sen
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
YETENEK HARİTASI
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
Türkülerimizi Unutulmaktan Kurtaran Kahraman Muzaffer Sarısözen (1899- 1963)
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
İbrahim KAYA
İbrahim KAYA
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Bir zata mektup
Tarık Sezai Karatepe
Tarık Sezai Karatepe
Roboski: Acının Tarifi Yok!
AKİF EMRE
AKİF EMRE
İran toplumunun gelecek tahayyülatı
İlhan Yüksel
İlhan Yüksel
SİZ HANGİSİNİ İSTİYORSUNUZ.?
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Her gün KARA!..