Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler
Tarih: 18.6.2018 17:14:06 / 124okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Ara sıra Follu´nun Kahvesi´nde siyasetin nabzını tutmaya çalışıyorum.
Burası, İzmit´e ve Adapazarı´na aynı mesafede, Karadeniz Sahili´nde, Kefken´e yakın Potlar Köyü.
Ne hikmeti olabilir, bir köy kahvesindeki siyasi havanın?
İyi tanıdığım bir köy.
Hemen herkesin siyasi geçmişini biliyorum.
Huyunu suyunu da biliyorum.
Kim eskiden Selametçiydi, kim Ecevitçiydi, kim Demirelciydi...
70´lerde Ecevit çok modaydı mesela.
Bir çoğuyla inşaatta çalıştım, fındık bahçelerinde amelelik yaptım.
Onlar da beni bilir.
Yeni yetmeleri bile, anasına, babasına benzeterek tanıyorum.
Koreli´nin oğlu nasıl da babasına benziyor!
Sadece köyden arazi satın alıp buraya sonradan yerleşenleri tanımıyorum.
Babam yazları bu köyde geçiriyor. Ben de bayramlarda mutlaka babamla bayramlaşmaya gidiyorum.
Taksiciden, berberden nabız tutmak iyidir ama, berber veya taksici, nihayet bir kişidir.
Eğer taksici feleğin çemberinden geçmiş bir kulağı kesik değilse... Veya berber, hayat mektebinden mezun değilse... Bir tek taksicinin, bir tek berberin lafından genelleme yapmak insanı yanıltabilir.
Yanıltacaksa, Follu´nun Kahvesi de yanıltır insanı.
Fakat yanıltma nispeti ‘taksici´ hikayelerine göre düşüktür.
***
Bayram günü kahve kalabalık.
Asıl kalabalık kağıt oynuyor, taş oynuyor. Onları rahatsız etmeyeyim.
Görmeyeli çok oldu, Kerizin Mehmet de kahvede.
Halil Dayı´nın Mehmet, Kızaluğun Hüseyin, Hasan Dayım, Abdurrahman, hepsi mevcut.
Millet seçime biraz daha ısınmış.
Bir olmuşlar, Keriz´in Mehmet´le didişiyorlar.
Kerizin Mehmet, Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın seçim öncesi ‘metal yorgunluğu´ sebebiyle partide yaptığı bazı tasarruflarla ilgili ortalıkta dolaşan bütün eleştirileri sıralıyor.
Belediye başkanlarını niye görevden almış.
“Ben başkanı tanımam” diyor, “Sen aday gösterdin, ben rey verdim. Şimdi metal yorgunluğu diyorsun.”
Halil Dayının Mehmet, bu laflarda bir tuhaflık seziyor.
“Senin konuşuğun konuşuk değil. Sen reyi Meral´e vermeyeceksen ne dersen de! Nesine havas ettiysen.”
“Yok ula yok” diyor Kerizin Mehmet, “Reyim Tayyip´e. Benim demem, biz kendi ayağımıza kurşun sıkıyuk.”
Beyan esastır ama, Kerizin Mehmet´in konuşmasında bir pürüzlük ben de seziyorum.
24 Haziran seçimlerinin karakteri... Bu ‘pürüzlük´ler.
Toplumun içinde sandıkta ne yapacağı pek kestirilemeyen bir kesim var.
Kerizin Mehmet yemin billah ediyor “Reyim Tayyip”e diye.
Eh, işin içine yemin girince, diyecek yok.
“Ulan sana ne” diyor Halil Dayı´nın Mehmet, “Tayyip bu partinin lideri. Bir bildiği var herhalda... Senin ne işin var belediye reisiyle!”
“Biz bu zamana kadar Tayyip´ten gördüğümüz hizmeti kimseden görmedik” diyor Hüseyin. Köprüleri sayıyor, yolları, tünelleri, üçüncü havalimanını sayıyor.
“Başka kimse, PKK´yla, Fetö´yle, Amerika´yla, Almanya´yla baş edemez.”
Bu argümanları, ortalama bir televizyon programındaki tartışmacıların performansını aratmayacak kalitede savunuyorlar.
Tuluğun İsmail´in Recep sessiz. Geçen gelişimde İyi Parti´ye meyilli olduğuna dair sinyaller almıştım ondan. Bu sefer iştahsız gördüm. Muhalefette ibrenin Muharrem İnce´ye dönmesi onu da etkilemiş olabilir.
Halil Dayı´nın Mehmet takım elbisesine iddiaya girmiş.
“Yüzde 53´le Tayyip Kazanır” demiş. “Seçim biter bitmez takım elbiseyi getir. Sen gelmesen de olur.”
“İddiayı kazanacak mıyım?” diye bana soruyor.
“Küsüratı bilemem” diyorum, “İddiayı kazanırsın herhalde.”
Birisi, “Rey vermesek olmaz mı?” diye bir soru atıyor ortaya.
“Rey vermezsen, en sevmediğin adama rey vermiş olursun.”
İstanbul´da Fetöcü bir komşusu varmış bu arkadaşın. Onları biraz tanıyor. Bu yüzden net konuşuyor.
“O zaman mecbur Tayyip´e vereceğiz.”
Yeni sistemin seçmen davranışları üzerinde sandıklar açılmadan önce ölçülmesi zor etkileri olabilir.
Bu, Follu´nun kahvesinde bile hissediliyor.
Burası, tabii ki Follu´nun Kahvesi´nden ibarettir. Sadece benzer yerler için emsal teşkil edebilir.
Her yerin nabzı kendine mahsustur.

Anahtar Kelimeler: Follu, Kahvesi, pürüzlük
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Öldükten sonra yaşamak isterseniz, kalıcı bir eser bırakınız.

HZ.ALİ (R.A)