Fitnat Hanım fıkraları
Tarih: 1.12.2017 11:01:01 / 310okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

1780 yılında ölen Fitnat Hanım´ı şiirleri kadar ölümsüz kılan onun hazırcevaplığı, nükteleri ve halkımızın ona yakıştırdığı fıkralar olsa gerekir. 
Bir gün kocasının canı kahve çekince, Fitnat Hanım´dan ister. Kahve gelince aklı sıra şaka yapmak ister:

"Ehl-i keyfin keyfini kim tazeler
Taze elden pişmiş taze kahveler," der.

Fıtnat Hanım hemen karşılığını yapıştırır: 

"Ehl-i keyfe keyf verir kahvenin kaynaması 
Eşeği baştan çıkarır sıpanın oynaması"


Fitnat Hanım, Divan Edebiyatı şairlerimizden Koca Râgıp Paşa ve Haşmet ile şakalaşmaları ve karşılıklı nükteleri ile ünlenmiştir. Öyle ki, halkımız Fitnat hanımı fıkra kahramanı mertebesine koymuştur. Anılan fıkraların varyantları oluşmuştur. Aynı dönemde yaşayan üç şairin aralarında  böyle şakalaşmaların bir bölümü gerçekten geçmiş olabilir. Çünkü, kimi mısraları darbımesel haline gelen Râgıp Paşa 1699-1673 yılları arasında yaşamış; şair, bilgin ve devlet adamı olarak önemli bir kişidir. Haşmet ise Kazasker Abbas Efendinin oğludur. Şaka ve taşlamalarında o kadar ileri gitmiştir ki, 1762´de Bursa´ya sürgün gitti. Sonra Rodos´a gönderilmiş ve burada 1769´da ölmüştür.

Halk bu üç şairi o kadar benimsemiştir ki bazı rivayetlerde Fitnat Hanım, Koca Râgıp Paşanın eşi olarak göstermekten çekinmemiştir. Günümüze kadar gelen söylencelere göre, onlar ellerine fırsat düştüğünde birbirini kıyasıya iğnelemekten de geri durmazlarmış. Ragıp Paşanın da, Haşmet´in de Fitnat Hanıma aşk duyguları besledikleri de biliniyormuş.

Ancak anlatılan fıkraların, özellikle müstehcen olanların sonradan uydurma olduğundan kuşku yoktur. Onların içinden yayınlanabilecek durumda olanlardan bir kaçını sıralamak istedim: 

Fitnat Hanım Kurban Bayramı için kurbanlık bir koyun alacakmış. Beyazıt meydanında koyunları seyrederken, rastlantı  sonucu orada bulunan Râgıp Paşa veya  Haşmet gökte ararken yerde bulduğu Fitnat Hanımı görünce hemen önünde bir reverans yapıp bir emri olup olmadığını sormuş. Fitnat Hanım bir emri bulunmadığını, bayram için kurbanlık bir koç alacağını söylemiş. Karşısındaki takılmadan edememiş:

"Bu bayram kulunuzu kurban etseniz olmaz mı?"

"Mümkün değil, çünkü bu bayram boynuzsuz bir koç kurban edeceğim."

Fitnat Hanımla hizmetçisi Kapalı Çarşı´da giderken, arkalarından da Koca Râgıp Paşa ile Haşmet geliyormuş. Kocakarı soğuğu (berdel´acuz) zamanı olduğu için hava pek soğukmuş. Râgıp Paşa, Fitnat Hanıma lâf atmak için: "Bu kocakarı da ortalığı dondurdu" demiş. Fitnat Hanım arkasını dönmüş. Kocakarı fırtınasından sonra gelen öküz fırtınasına (sitte-i sevr) telmihen: "Arkadan da öküz geliyor" demiş.

Fitnat Hanım bir sabah gül bahçesinde gezinirken sesli gaz çıkarmış. Onu gizlice izlemekte olan Ragıp Paşa:

"Ötme bülbül ötme, zamanı değil ötümün" demiş. Bozuntuya vermeyen Fitnat Hanım; "Bomba kor patlatırım kahyası yok g..mün" diye karşılık vermiş. 

Fitnat Hanım, bakkal çırağı olan henüz sakalı bile çıkmamış bir delikanlıya ilgi duymadan kendini alamamış. Bu nedenle bir bahane bulup sık sık bakkala, delikanlıyı görmeye gelirmiş. Bunu duyanlar delikanlıya, "Fitnat Hanım gelip sana dikkatle baktığı zaman ´çok bakma güzel, âteş-i hüsnümle (güzelliğimin ateşiyle) yanarsın´ de." diye öğretmişler. Gerçekten Fitnat Hanım gelip kendisine bakınca delikanlı " Çok bakma güzel ateş-i hüsnümle yanarsın" demiş. Fitnat Hanım da hemen cevabı yapıştırmış:

"Hattın (sakalın) çıkınca sen de beni mumla ararsın!"

Anahtar Kelimeler: Fitnat, Hanım, fıkraları
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Adıyla müsemma bir Ozan Dertli (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Sabahattin Ali ve dram (17 Temmuz 2018 - Salı)
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Mürşitlik alıcılık değil, vericiliktir?

Hacı Bektaşı Veli