Fatih´in bir sanatçı ve sanatsever olarak portresi
Tarih: 31.5.2016 17:30:37 / 617okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

 

Sultan II. Murad, şiir ve musikiyle de ilgilenen “zevk-i selim” sahibi bir padişahtı ve hiç şüphesiz çocuklarının estetik eğitimine özen göstermişti. Bu bakımdan Şehzade Mehmed´in çocukluğunda ciddi bir sanat eğitimi aldığı düşünülebilir. İlk defa Süheyl Ünver tarafından Fâtih´in Çocukluk Defteri adıyla yayımlanan defterdeki temrinler -gerçekten ona aitse- Mehmed´in sadece şiire değil, resim, hat ve tezhip  sanatlarına da ilgi duyduğunu göstermektedir. Özellikle bu defterdeki portre denemeleri onun daha sonra su yü züne çıkacak bir merakına dair önemli ipuçlarıdır.

 

Şehzade Mehmed´i çeşitli sanat dallarında eğitenlerin kimler olduğunu maalesef bilmiyoruz. Bilinen şu ki, o, II. Mahmud´a kadar portresinin yapılması için yabancı ressama poz veren tek padişahtı.

 

***

 

Şiire ve başta resim olmak üzere plastik sanatlara çok özel bir ilgi duyan Fâtih´in musiki ile ilişkisi hakkında fazla bilgimiz yok. Fakat bu, onun sarayında musikinin olmadığı anlamına gelmez. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, bir makalesinde Fâtih döneminde sarayda görev yapan musikişinaslardan söz etmiş, ayrıca bazı musikişinasların musikiye dair nazariyat kitaplarını Fâtih adına yazdıklarını tespit etmişti.

 

16-05/28/29kr2fatih3.jpgFâtih´in Constanzo da Ferrera tarafından hazırlanan bronz madalyonu.

 

Fâtih´in plastik sanatlara duyduğu ilginin büyüklüğü ise, fetihten hemen sonra Anadolu ve Rumeli taraflarından sanatkârların payitahta gönderilmesini emretmesinden anlaşılıyor. Onun döneminde kurulan önemli müesseselerden biri de Nakışhane´ydi. Baba Nakkaş´ın yönettiği, çalışmalarına Eski Saray´da başlayıp Topkapı Sarayı´nda devam eden ve Ehl-i Hıref teşkilâtının temelini teşkil eden bu Nakışhane hakkında fazla bir şey bilinmiyorsa da, burada üretilen çok sayıda eser günümüze ulaşmıştır. Müzehhibinden mücellidine, hattatından nak kaşına kadar yüz civarında sanatkârı çekip çeviren ve bir bakıma Fâtih´in estetik müşavirliğini yapan Baba Nakkaş, onun seçkin ilim ve sanat adamlarının katıldığı özel meclislerine de kabul ediliyordu.

 

***

 

Fâtih´in meclislerinde dinî ve ilmî konuların yanı sıra, önemli felsefe, sanat ve edebiyat meseleleri de tartışılmış olmalıdır. Kim bilir, Fâtih belki de iki farklı dünyayı birleştirmenin yollarını bu meclislerde devrin aydınlarını tartıştırarak anlamaya çalışıyordu. Fethettiği İstanbul´da karşısına çıkan Bizans mirasına çevresindekilerden çok farklı bir gözle baktığından da şüphe edilemez. 16-05/28/29kr2fatih1.jpgFâtih´in Bellini tarafından yapılan ünlü portresi.

 

Dukas´a inanmak gerekirse, fethin dördüncü günü muazzam bir zafer alayı ile Ayasofya´ya geldiğinde mozaikleri ganimet malıdır diye sökmekle meşgul bir yeniçeriye asâsıyla vurarak “Binalar benim ma lımdır, ne hakla onu bozuyorsun?” diye öfkeyle bağırmıştı. Ayasofya´da mozaikler Fâtih´in hassasiyeti sayesinde tahrip edilmekten kurtulmuş ve üzerleri özenle kapatılmıştı.

 

Fâtih´in bu davranışı sadece farklı inançlara değil, sa nat eserlerine duyduğu saygının bir ifadesi olarak da yorumlanabilir.

 

***

 

Sadece Bizans mı? Venedik´le de yakından ilgilenen Fâtih, çeşitli sebeplerle İtalya´da neşv ü nema bulan resim sanatına özel bir merakı vardı. 1461 yılında Rimini valisine İstanbul´dan yazılan bir mektupta, Fâtih´in Pisanello´nun öğrencisi Matteo de Pasti´den resim ve heykel konusunda yararlanmak istediği belirtilir. Matteo yola çıkmış, ancak casus olduğu gerekçesiyle Venedikliler tarafından tutuklandığı için İstanbul´a ulaşamamıştır. Pisanello´nun başka bir öğrencisi, Constanzo da Ferrera, Napolili Ferdinand tarafından muhtemelen 1477-78 yıllarında İstanbul´a gönderilmişti.

 

16-05/28/29kr2fatih4.jpgConstanzo da Ferrera tarafından yapıldığı tahmin edilen Fâtih portresi.

 

Ferrera, Fâtih için bronzdan madalyonlar hazırlar; madalyonlardan biri 1481 tarihlidir ve bir yüzünde Fâtih´in profilden kabartma portresi vardır. Fâtih Albümü´ndeki bir portrenin bu madalyondaki portreye benzediği için Ferrara tarafından yapıldığı kabul edilir. Mustafa Âli´nin Menâkıb-ı Hünerverân´ında gül koklayan Fâtih minyatürüyle tanınan Nakkaş Sinan Bey´in Venedikli ressam Mastori Pavli´nin öğrencisi olduğuna dair bir kayıt vardır. Mastori Pavli mi İstanbul´a gelmiştir, Sinan Bey mi Venedik´e gitmiştir, bilmiyoruz. Ancak Gentile Bellini´nin 1479 yılında İstanbul´a geldiği belgelerle sabittir.

 

***

 

Fâtih, Venedik´e bir elçi göndererek Venedik Doj´unu oğullarından birini düğününe davet eder; bu arada iyi bir ressam, bir heykeltıraş ve bir bronz dökümcüsünün gönderilmesi ricasında bulunur. Doj bu ricayı geri çevirmemiş, o sırada Dojlar Sarayı´nın restorasyonunu yapmakta olan ressam Gentile Bellini ile heykeltıraş Bartolomeo´yu İstanbul´a göndermiştir. Çok geçmeden hükümdarın huzuruna çıkan ve onun üzerinde hayli olumlu bir tesir bırakan Bellini, bilindiği gibi, son yıllarını yaşamakta olan Fâtih´in çeşitli portrelerini yapmıştır.

 

Bir ara Fâtih´in sarayında görev yapan ve Şehzade Mustafa´nın maiyetinde bulunan Giovan Maria Angiolello, ülkesi İtalya´ya döndükten sonra yazdığı kitapta Bellini´yi İstanbul´da gördüğünden söz eder ve şu anekdotu anlatır: Bellini bir gün Fâtih´in arzusu üzerine aynaya bakarak kendi portresini yapmış; bunun üzerine padişah “Senin fırçanda sihir ve insanüstü bir kudret var” diyerek ressama iltifatta bulunmuş.

 

Bu anekdot doğruysa, Fâtih´in portre ressamlığını bir çeşit hünerbazlık olarak görüp sadece eğlendiğine de hükmedilebilir. Muhtemelen Rönesans ressamlarının bile ne yaptıklarının tam idrakinde olmadıkları bir devirde, Fâtih´in bu tarihî dönüşümü fark ederek Bellini´yi İstanbul´a davet ettiğini, yani Rönesansçı hümanist bir padişah olduğunu iddia etmek doğru değildir. Onun portre ressamlığına ilgisi, temrin defterine bakılırsa, çocukluğunda yaşadığı, mahiyetini ne yazık bilmediğimiz bazı ilişkilere ve bazı tesadüflere bağlanabilir. Yunanca öğ renmesi, mitolojiden ve İliada´dan haberdar ayrı bir yazının konusudur.

 

Fâtih eğer iddia edildiği gibi bir hümanist olsaydı, bu konudaki görüşleri kırıntı kabilinden bile olsa şiirlerine aksederdi. Hâlbuki Fâtih, bir şair olarak devrinin estetik sınırları içindedir ve felsefî görüşleri de İslâmî esaslara dayanır.

 

Yeri gelmişken şunu da belirtmekte fayda görüyorum. Fâtih´in şair olarak çağdaşlarından herhangi bir üstünlüğü yoktur; eğer Fâtih değil de sadece şair Avnî olarak yaşasaydı, unutulmuş sıradan şairler arasında yerini almış olacaktı.

 

***

 

Fâtih´in çağdaşı şairlerle ilişkileri de araştırılması gereken bir konudur. Beğendiği şairleri, halef ve selefleri gibi onun da koruyup kolladığı muhakkaktır. Ancak padişahlarla dostluk, her zaman aslanla aynı kafese girmek gibi tehlikeliydi. Fâtih de öfkelendiği zaman çok acımasızlaşır, gözü hiçbir şeyi görmezdi. Yıllarca yanından hiç ayırmadığı musahibi ve hocası Bursalı şair Ahmet Paşa´yı o kadar sevdiği ve vezirliğe kadar yükselttiği halde, dedikodu lara inanarak hapsettirmiş, hatta bazı tezkirecilere göre öldürtmek istemişti. Ahmet Paşa “kerem” redifli kasidesi sayesinde hapisten kurtulmuşsa da bir daha padişahın yakın çevresine girememiştir.

 

16-05/28/29kr2fatih2.jpgVenedikli ressam Mastori Pavli´nin öğrencisi olan Nakkaş Sinan Bey´in fırçasından çıkma Fâtih Portresi.

 

Tazarruname sahibi Sinan Paşa da, Fâtih´in hışmına uğrayanlardandı. Fâtih Camii´nin mimarı Sinan-ı Atik´in ölümüyle ilgili rivayetleri yabana atmamak gerekir. Kanunî´nin Mimar Sinan´ı azarlarken söylediği, Sâî Çelebi tarafından Tezkiretü´l-Bünyan´da nakledilen şu cümledeki imayı dikkatinizi çekerim: “Ceddim Sultan Mehmed Han mimarı sana numune yetmez mi?”

 

Fâtih, hiç şüphesiz sanatkâr padişahlar silsilesindeki çok önemli bir yere sahipti; çünkü Kostantiniyye´yi açıp “gülzar” yapmakla kalmamış, bu şehri aynı zamanda İslâm dünyasının estetik başkenti haline getirmişti.

 

Büyük Fâtih´i fethin 563. yılında rahmetle anıyorum.

Anahtar Kelimeler: Fatih, sanatçı, sanatsever, olarak, portresi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Sevda bölüğünde kıdemli bir asker´ (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı (16 Ekim 2018 - Salı)
Yunan mitolojisi ve biz (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
Yunan mitolojisi ve biz (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tatlı aşurenin acı hatırası (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Aylar bize hep Muharrem oldu´ (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Katı taş olsan, mermer kesilsen bile bir gönül sahibine ulaştın mı inci olursun."

MEVLANA (R.A)
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ