Faruk Nafiz´in sanatı
Tarih: 15.11.2017 09:46:48 / 386okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Faruk Nafiz Çamlıbel, roman, tiyatro ve mizah yazarıydı. Ama hepsinden önce şairdi. Hem de Cumhuriyet sonrası Türk Edebiyatının en önemli şairlerinden biriydi. O Cumhuriyet nesline şiir zevkini tattırdı.
Özellikle "Kurtuluş Savaşı"nı izleyen yıllarda türlü dergilerde yayınlanan vatan sevgisi şiirleriyle genç neslin gönüllerinde millî coşkular uyandırmıştı. Dilindeki pürüzsüz ve ahenkli söyleyişle devrinin eski, yeni birçok şairini etkilemişti. Bu genç şairleri yıllarca peşinden sürüklemişti.
Türk şiiri için, ömür boyu durmadan, dinlenmeden emek verdi. Emekleri boşa gitmedi.
Uzun uzun Faruk Nafiz´in sanat anlayışını anlatmak yerine onun "Sanat" adlı şiirini okumakla yetineceğim.

Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,
Bizim diyarımızda bin bir baharı saklar!
Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek
İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar

Sen kubbesinde ince bir mozaik ararda
Gezersin kırk asırlık mabedin içini
Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,
Bize heyecan verir bir parça yeşil çini

Sen raksına dalarken için titrer derinden,
Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin,
Bizimde kalbimizi kımıldatır derinden;
Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin.

Fırtınayı andıran orkestra sesleri
Bir ürperiş getirir senin sinirlerine,
Istırap çekenlerin acıklı nefesleri
Bizde geçer en yanık bir musiki yerine

Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun
Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini,
Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun
Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini...

Başka san´at bilmeyiz, karşımızda dururken
Yazılmamış bir mevzu gibi Anadolu´muz,
Arkadaş, biz bu yolda mâniler tuttururken
Sana uğurlar olsun, ayrılıyor yolumuz

Nihat Sami Banarlı, Faruk Nafiz´in memleket edebiyatı ülküsüne ilişkin olarak şöyle yazmıştır: "O´nun "Sanat" isimli şiirinde, bizzat yapmaya çalıştığı bu memleket edebiyatının bir felsefesi vardır. Bu manzumede egzotik veya kozmopolit sanat zevkiyle yerli ve millî sanat anlayışı ustalıkla karşılaştırılır ve şair, sebebini de belirterek bu ikinci sanatı tercih eder."
Genç Kalemler´in başlattığı "yeni lisan" akımının Türkçe´yi ne kadar sadeleştirdiğini ve güzelleştirdiğini Faruk Nafiz´in bütün şiirlerinde görebiliriz. 20. yüzyılın Türkiye´sinde halkın bütün kesimlerinin konuştuğu ve anladığı dile bilinçle bağlı kaldı.

Onun gönül dili yaşayan Türkçeydi. İşte örneği:

Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi.

"Göynünü Şirin´in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca,
O hızla dağları Ferhat yarınca
Başlamış akmağa çoban çeşmesi..."

O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi.

Vefasız Aslı´ya yol gösteren bu,
Kerem´in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu...
Sızmadı toprağa çoban çeşmesi.

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi,

Ne şair yaş döker, ne âşık ağlar,
Tarihe karıştı eski sevdalar.
Beyhude seslenir, beyhude çağlar,
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi...

Faruk Nafiz´in aralarında olduğu Hecenin beş şairi millî edebiyat akımından etkilenmiş ve aruzu bırakarak şiirlerinde heceyi kullanmaya başlamışlardı. Bunda da oldukça başarılı olmuşlardı. Şiirde sade ve özentisiz olmayı tercih etmişlerdi.
Yarın Faruk Nafiz´le Şukufe Nihal´in bir birlerine yakınlıklarından söz edeceğim.

Anahtar Kelimeler: Faruk, Nafiz, sanatı
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Nida Tüfekçi (19 Eylül 2018 - Çarşamba)
Mehmet Çakırtaş (18 Eylül 2018 - Salı)
Orhan Kemal yüz yaşında (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
Bacıyan-ı Rum (14 Eylül 2018 - Cuma)
İzmir´e Tahassür “Özlem” (14 Eylül 2018 - Cuma)
Atatürk´ü anlayabilmek (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Cumhuriyet kolay kurulmadı (11 Eylül 2018 - Salı)
Ankara ve bir milletin şahlanışı (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Misak-ı Milli (09 Eylül 2018 - Pazar)
Sivas Kongresi (07 Eylül 2018 - Cuma)
Önce Erzurum Kongresi (07 Eylül 2018 - Cuma)
Vatanın karabağrına doğan güneş (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yerel kültür ve Sivas basını (03 Eylül 2018 - Pazartesi)
“İnsansiz adalet olmaz” (02 Eylül 2018 - Pazar)
Türk´e Türkçe´yi öldürtmek (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Gaziler Günü (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Zaferler ayı Ağustos (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
30 Ağustos´a doğru (28 Ağustos 2018 - Salı)
´Sarı zeybek dağlara yaslanır´ (27 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Celile N. Çelikel ve sensiz yıllar (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Bayram atasözü ve deyimleri (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Hacı Bektaş (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Bu ninniler, başka ninniler (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Nigar Hanım´a ilişkin bir çalışma (16 Ağustos 2018 - Perşembe)
Nigar Hanımın günlüğü (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Nigar Hanım (14 Ağustos 2018 - Salı)
Hıyarın kurusu (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Bunun adı hıyar hıyar! (12 Ağustos 2018 - Pazar)
El elden üstün (10 Ağustos 2018 - Cuma)
Cevdet Kudret Solok (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Namdar Rahmi Karatay (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Muzaffer Buyrukçu (07 Ağustos 2018 - Salı)
Deniz sarhoşları (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Hayali Küçük Ali kimdir? (05 Ağustos 2018 - Pazar)
Karagözle ilgili söylenceler (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gölge Oyunu ve Karagöz (02 Ağustos 2018 - Perşembe)
Karagöz geleneği (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Kekliğimin kafesi (31 Temmuz 2018 - Salı)
Keklik idim vurdular (30 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Keklik gibi sekmek (29 Temmuz 2018 - Pazar)
İbrahim Zeki Burdurlu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Atatürk ve sanat güzelliği (26 Temmuz 2018 - Perşembe)
Kültürümüzde türkü sempozyumu bildirileri (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Kelebek ve Veda Busesi (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Osman Gazi ile Balahun (22 Temmuz 2018 - Pazar)
Önce huzur gerek (20 Temmuz 2018 - Cuma)
Dertli´nin hicranı (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
Adıyla müsemma bir Ozan Dertli (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Sabahattin Ali ve dram (17 Temmuz 2018 - Salı)
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Verdiğini hatırlayan ve kalbinden geçiren kimse seha (cömertlik) ismine layık değildir..

Hz. Muhammed