Faruk Nafiz 10. Yıl Marşı ve Yassıada
Tarih: 14.11.2017 10:55:09 / 255okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Faruk Nafiz Çamlıbel´in politikaya atılmak arzusu bu tarihten on beş yıl öncesine kadar gidiyordu. Beklentilerine karşın, Millî Eğitim Bakanlığınca Avrupa´ya gönderilmemişti. Anadolu´ya geçtiği andan itibaren içinde milletvekili olmak arzusu vardı. Yaptığı hizmetlere karşılık milletvekilliğini kendisi için kazanılmış bir hak olarak görüyordu. 1931 seçimlerinde beklentilerini bulamadı. Kırgındı.
Ankara´yla birlikte Milli Eğitim Bakanlığının desteğiyle çıkan "Türk Yurdu" dergisini bırakıp İstanbul´a dönmek zorunluluğunu hissetti. Ancak yukarıda söz edildiği gibi hükümet tarafından kendisine sipariş edilen "Akın", "Öz Yurt" ve "Kahraman" adlı piyeslerini bitirmek zorundaydı. Daha sonra yine umutla beklemeye başladı. Ancak 1935 seçimlerinden de eli boş dönünce, bütün ümitlerini kaybetmişti. Uzun süredir devam eden suskunluğunu bozdu. "İğneleyici" şiirler de yazmaya başladı.
Faruk Nafiz Çamlıbel´in 1946 yılında başlayan parlamenterlik hayatı 27 Mayıs 1960 ihtilâlına kadar devam etti. Bu ihtilâlda, aynı partiden diğer milletvekilleriyle birlikte Yassıada´ya gönderildi.

Çıktık açık alınla on yılda her savaştan,
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.

Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan;
Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan.

Türk´üz, cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi,
Türk´e durmak yaraşmaz; Türk önde, Türk ileri!...

Bir hızla kötülüğü, geriliği boğarız:
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.

Türk´üz, bütün başlardan üstün olan başımız;
Tarihten önce vardık, tarihten sonra da varız.

Çizerek kanımızla öz yurdun haritasını;
Dindirdik memleketin yıllar süren yasını.

Bütünledik her yönden istiklâl kavgasını;
Bütün dünya öğrendi Türklüğü saymasını!

Örnektir milletlere açtığımız yeni iz
İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kütleyiz.

Uyduk görüşte bilgi, gidişte ülküye biz,
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.

Türk´üz, cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi,
Türk´e durmak yaraşmaz; Türk önde, Türk ileri!...

Cumhuriyet´in onuncu yıl coşkusuna 1933 yılında, Behçet Kemal Çağlar´la "Onuncu Yıl Marşı"ını yazarak katılmışlardı. Güftesini yazdıkları marş yıllarca dillerden düşmemişti. Yassıada´da tutuklu olduğu zamanlarda da günümüzde olduğu gibi dillerden düşmüyordu. Ama o "Vatan´a ihanet" etmiş gibi Haziran 1960´dan Eylül 1961´e kadar zindanda kalmış, maddi manevi işkenceye uğramıştı.
O günlerde yazdığı Yassıada adlı şiirde şöyle demişti:
"Bilmiyor gülmeyi, sakinlerin binde biri;
Bir vatan derdi birikmiş bir avuçluk karada.
Kuşu hicran getirir, dalgası hüsran götürür;
Mavi bir gözde elem katrasıdır Yassıada!" ...
Faruk Nafiz Çamlıbel, ünlü "Yassıada Mahkemesi" sonunda suçsuz görülerek beraat etmişti.
Bu ibretli olaydan sonra politikaya devam etmedi. 27 Mayıs 1960 darbesi ve yaşadıklarından dolayı karamsarlığa düştü. Arnavutköy´deki evinde adeta inzivaya çekildi.
Yassıada´da arkadaşlarıyla birlikte yaşadığı, zulmü, baskıyı, acıyı çok kuvvetli, bir o kadar da anlamlı şiirlere, dörtlükleri döktü.
Faruk Nafiz Çamlıbel, Azize hanımla evliydi, Yeliz adında bir kızı ve Okyay adında oğlu vardı. Azize Hanım amansız bir hastalıktan ani vefat edince Faruk Nafiz Çamlıbel sarsıldı. Hayatını paylaştığı karısının ölümü üzerine, dinlerken içimizi titreten sözleri yazmıştı. Alâeddin Yavaşça da bu güfteyi hicaz makamında bestelemişti.
"Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Bir yer ki, sevenler sevilenlerden eser yok!
Bezminde kadeh kırdığımız sevgililer yok
Bir yer ki sevenler sevilenlerden eser yok!"
Faruk Nafiz Çamlıbel 8 Kasım 1973 tarihinde çıktığı yurt gezisinde, Akdeniz sularında seyreden Samsun vapurunda kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. 11 Kasım Pazar günü Zincirlikuyu mezarlığına defnedildi.
Yarın Faruk Nafiz´in sanat anlayışından söz edeceğim.

Anahtar Kelimeler: Faruk, Nafiz, Marşı, Yassıada
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Ne irfandır veren Ahlâka yükseklik ne vicdandır, Fazilet Hissi insanlarda ancak Allah korkusundandır.

M.AKİF ERSOY