Ezan, bütün insanlık için esenlik ve özgürlük bildirisidir
Tarih: 12.3.2019 00:00:01 / 251okunma / 0yorum
Yusuf Kaplan

“Tanrı yoksa her şey mübahtır” demişti büyük romancı Dostoyevski. Böylesine sarsıcı bir cümleyi, romanlarıyla bizi ruhun labirentlerinde dolaştırmayı başarabilen Dostoyevski gibi büyük bir sanatçı, bilge bir insan kurabilirdi ancak.
Yine ruhun labirentlerinde dolaşan bir başka isim, psikanalist Jacques Lacan şöyle demişti: “Tanrı inancını yitiren bir insan, Tanrı inancını yitirdiği andan itibaren artık her şeyi tanrılaştırmaya başlar.”
EZAN, NE(RE)YE ÇAĞIRIR İNSANI?
Ezan, Müslümanları namaza çağıran bir çağrıdan ibaret değil sadece. Ezan, Tanrı inancının olmadığı bir yerde insanın özgürlüğünü yitireceğinin, sahte tanrılara kul köle olacağının ilanıdır. Bütün insanlığı kula kulluğa, dünyaya, paraya-pula, dünyanın ayartıcı hazlarına kul-köle olmaya başkaldırı çağrısıdır.
O yüzden ezan, her şeyden önce, her tür puta, putperestlik biçimine başkaldırı çağrısıdır.
İkinci olarak, ezan, Müslümanların yaşadıkları toprakların işgal altında olmadığının, hür olduklarının ilanı ve ifadesidir.
Üçüncü olarak, ezan, Müslümanların birliğinin, dirliğinin, kardeşliğinin göstergesi ve sigortasıdır.
EZAN´I PROTESTO EDECEK KADAR KÜSTAHLAŞMAK!
Ezan´ı protesto edebilecek kadar küstahlaşan köle ruhlular, soysuzlar ve ruhsuzlar türedi bu ülkede!
Çok tehlikeli bir gelişme bu, bu ülkenin geleceği adına.
İlk defa yaşanıyor böyle bir ruhsuzluk bu topraklarda.
15 Temmuz darbe ve işgal gecesi sırasında, ezan okuyan, salâ okuyan imamlar, müezzinler saldırıya uğramıştı bazı şehirlerimizde!
Bu topraklar bu tür soysuzluk, haysiyetsizlik hâdiselerine ilk defa tanık oluyordu. Toplum, bu iğrenç hadiseleri kınadı. Bu hâdiseler, münferit olduğu için büyütmedi.
Ama kitlesel olarak ezanın protesto edildiği küstahça bir hâdise yaşandı 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla İstiklal Caddesi´nde düzenlenen Feminist Gece Yürüyüşü´nde. Bu türedilerin derdi kadın hakları değil. Kadınların karşı karşıya kaldıkları şiddet ve tecavüz hâdiselerini konuşmak filan da değil.
Aileyi çökertecek her tür cinsel sapkınlığın, iğrenç pankartlarla haykırıldığı, kadını da aşağılayan, kadını, erkeği sapkın cinsel hazlarının kölesine, insanaltı bir türe dönüştüren söylemlerin havada uçuştuğu, toplumun huzuruna, kardeşliğine, birliğine ve dirliğine kasteden yüzkarası sloganların atıldığı bu provokatif yürüyüşte ezan ıslıklandı, protesto edildi!
İşte bu ürperticidir!
Böyle bir iğrençliği gavur bile yapama(z)dı!
Kimsiniz siz, celladına âşık tasmalı çekirgeler?
Kimin çocuklarısınız, türediler?
(Not: Bazı kişiler, böyle bir protestonun olmadığını söylüyorlar.
Görüntüler ortada. Ama her şeye rağmen böyle bir protesto olmadığı, provokasyon olduğu ispatlanır ve toplumdan özür dilenirse, burada yayımlarım bunu elbette).
SOSYALİST KIVILCIMLI VE TARİHÎ EYÜP MİTİNGİ
Oysa ezan, birliğimizin, dirliğimizin, kardeşliğimizin ve özgürlüğümüzün sembolüdür.
Ezan´a saldırmak bu toplumun birliğine, dirliğine, kardeşliğine saldırmak, özgürlüğüne kastedecek köleleşme biçimlerinin kapılarını sonuna kadar açmaktır.
Ezan´la namaza çağrı yapılır, özelde. Toplu namaza. Cemaatle namaza. Birliğe, kardeşliğe ve aynı hedefe hep birlikte çıkılan yolculuğa çağrı...
Ama genel anlamda putlara başkaldırı çağrısıdır ezan; haksızlığa, kula kulluğa, dünyaya kul-köle olmaya başkaldırı çağrısı.
Ezanların sustuğu yerde zulüm, her türlü karanlık ve zorbalık hüküm sürer.
O yüzden ezan, sadece Müslümanlar için değil bütün insanlık için özgürlük, sulh ve selâmet çağrısıdır.
Hikmet Kıvılcımlı, bu toprakların çocuğuydu; Türkiye´deki sosyalist hareketin liderlerinden ve öncülerinden biriydi.
Bir defasında, partisi adına Eyüp´te bir miting yaparken, ezan okunmaya başlanır ve Kıvılcımlı, ezan bitinceye kadar konuşmasına ara verir. Ezan bitince şu cümleleri kurar: “Özgürlüğümüzün sembolü ve ilanıdır ezan. İnsanlığın evrensel esenlik ve özgürlük bildirisi.”

Bugün Hikmet Kıvılcımlı gibi duyarlı, bu aziz toprakların ruhundan süt emen sosyalist insanlar kalmadı. Kıvılcımlı, laik-Kemalist-ulusolcu şebekeler tarafından çoktan aforoz edildi bile!
Ama şurası kesin: Tarih, Kıvılcımlı gibi adıyla müsemma Hikmet sahibi insanları saygıyla anacak, bu toprakların ruhuna kasteden, birliğinin, dirliğinin, kardeşliğinin ve özgürlüğünün sembollerine saldıran türedileri hak ettikleri yere gönderecektir...

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
SAYFA EDİTÖRÜ

 

booked.net
"Gördüklerim, Görmediğim yaratıcının varlığına inanmaya beni mecbur ediyor."

Bilimadamlarina gore IQ´nuz ne kadar yuksekse o kadar cok ruya gorursunuz.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59