EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM
Tarih: 21.4.2017 12:20:52 / 763okunma / 0yorum
Muzaffer Gücer

Babam sağ ve evli barklı idi, ettarlar çarşısında tikanımıiz(dükkan) vardı. Anam öldüğünde 6 aylık öksüz kalmışım.
Amma rahmetli nenem beni üvey anneye vermemiş, ve ben onların oğlu olmuştum. İyide olmuş, çünkü nenemin bir çok işlerinde yardımcısı idim. Yatakları serer toplardım, datlı suya giderdim, sobayı beraber silkelerdik. (isle ve kurumla dolan borular kış girdikten birkaç ay sonra artık dumanı çekmez olur, dumanı içeri verir, soba düzgün yanmaz, bu durumun düzeltilmesi için boruların ve sobanın avluya çıkarılarak, içinde biriken islerin ve kurumların temizlenmesi işine silkeleme denirdi) Hele elime tava ve bıçağı verip de yandaki odadan gıyma eş getir ( gıyma: kışın yemeklere katılmak üzere, sonbaharda eve getirilen 4-5 adetten az olmayan çebiş olmuş keçilerin kesilip bir gece bekletildikten sonra, mahalleli tarafından yardımlaşarak kuşbaşı doğranması, akşama avluda kurulan ocaklarda bakır leğenlerde kavrulması, üzerine ekmek banılarak mahalledeki tüm komşulara birer tabak dağıtıldıktan sonra kalan kısmın ve 18 kg lık tenekelerde muhafaza edilmek üzere oluşturulan geleneksel Sivas mutfağının vazgeçilmez unsuru idi) diyince öyle hoşuma giderdi ki, çünkü o soğuk kavurmadan yemeyi çok severdim. Rahmetli nenem biraz geciksem niye geciktiğimi bilir ve gülerdi. İlkokul 4. Sınıfa gidereken, rahmetli babam beni nenemden istedi; tatilde boş gezmesin gelsin, tikanda otursun, iş bellesin dedi. Tikana gittikten birkaç gün sonra arka taraftan 50 cm kadar boyunda 40 cm genişliğinde bir tabla getirdi. İçine iğne, iplik, tarak, krem dizdi ve tablayı kalın lamba fitili çakılı askıyla boynuma taktı. Haydi bunu meydanda sat kazancı senin olsun dedi. Meydana kadar utana sıkıla gittim, ve orada başladım; aynalar, iyneler, iplikler, el yağları, taraklar diye seslenip dolaşmaya.
Bazıları 10-15 guruşluk şeye bazarlık eder, bazıları fiyatları bahalı der, ara sıra da 25-30 guruşluk alışveriş olur, bende akşamları parayı teslim ederim.
Biten çeşitlerin yerine yenisini alırım, fark borcumdan düşer. Öğlenleri karnımızı doyururken bazen dinlenirim, amma etli ekmek döktürmeye fırına gidince daha çok yorulurdum. Babam bir gün para verdi, “get bak enişten fırının önünde ise gasaptan et al, iki etli ekmek döktür” dedi. O zaman şimdiki gibi adım başı etli ekmek dökecek pide fırını yoktu. Topu topu 3 tane pide fırını vardı. İnsanlar etini götürür, etli ekmek döktürürdü. Bende eti götürüp enişteme verdim. Bekle babam bekle, benden neçe(nice) sonra gelenler alıp gidiyor, bense bekliyordum.
Epey sonra bizim ekmeklerde fırından çıktı. Tikanda etli ekmeği yerken babama , “ bir daha eniştem ordaysa etli ekmek döktürmeye gitmem” dedim. Niye diye sorunca, “ benden çok sonra gelenler benden çok evvel gitti” dedim. Güldü ve “ulan enayi, şu yediğin ekmeğe bak altı üstü nar gibi gızarmış, niye biliyon mu? Seninkini fırının goltuğuna atmış, ataş görmemiş ondan geç bişmiş, sevildiğini bil” dedi.
Bir seferinde de bastırmalı (pastırma) ekmek yaptırmaya gittim. Babam söylemedi ben nereden bileyim. Bastırmayı dışarıdan alıp içeriye girdim. Açıp bakınca rahmetli eniştem ilk defa kızdı. “Ulan bu ne?” deyince “enişte bastırma” dedim. “Ulan anladık ta bu hamurun üstüne dökmek için değil, ekmeğin yanında yemek için yavan tarafı” dedi. Ordan bastırmacı Hacı Osmana seslenerek “bu bizim Kazımın oğlu, bastırmayı yanlış almış, şunu değiştir.”dedi. Gittim o rahmetlide eskiyi aldı yeniyi verirken gulağımı tutarak, hafif çekti ve “şimdi hadi git, bastırma almayıda öğrendin” dedi.
Bir iki ay sonra sattığım malzemelerin 40-50 lira tutan borcunu kapatıp, mal benim olacağı sırada, başkalarına gızmış olan babam malımı alıp, benide tikandan kovunca ağlayarak eve gelirdim.Beni ağlayarak gören nenem de bir daha göndermem derdi. Sahiden de ertesi yıl yaz tatilinde beni 6 aylık bırakıp giden, rahmetli anamın köyüne Küpeliye dayılarımın yanına gittim gurtuldum. Sağlıcakla kalın.

Anahtar Kelimeler: EVVEL, ZAMAN, İÇİNDE, ÇOCUKLUĞUM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KELEKLİK ETME ULAN! (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi ?yapmam? dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır.

Hz. Muhammed