Ev sahibinin günahı
Tarih: 27.12.2017 10:24:40 / 180okunma / 1yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Hatırlarsınız: Irak ordusu Musul ve çevresini tek mermi atmadan DAİŞ militanlarına bırakıp kaçmıştı. Tuhaf değil mi: Bu terör örgütü, İslâm´a ve Müslümanlara akla gelebilecek bütün kötülükleri yaptıktan sonra, efendisinin amacı gerçekleşince, binlercesi kontrollü ve güvenlikli bir şekilde nereye götürüldüyse götürüldü.
Çoğumuz Hatırlarız: Saddam sonrasında “operasyon” tamamlanınca yine efendilerinin verdiği görevi başarıyla tamamlayan 2500 Irak vatandaşı da güvenlikli bir şekilde ABD´ye götürülmüştü.
Sahi dünyayı titreten; esrarengiz 11 Eylül olayını gerçekleştirip, efendilerine on dört asırdan beri başaramadıkları “dünyaya İslam nefreti yayma” projesini başarma zevkini yaşatan el-Kaide´den ses soluk kaldı mı şimdilerde? Sanki hepsi de aynı emir-komuta sistemine bağlıymış gibi... Sanki birileri “Hücuuum” deyince tekbir nidalarıyla cihad başlattılar; “Duuur!” deyince on binlerce Müslüman cihadcı rap diye duruverdi.
***
Nasrettin Hoca´nın mantığını tersine çevirelim: Hırsız suçlu; kabul... Adam hırsızsa suçludur zaten. Ama ev sahibinin hiç mi günahı yok? el-Kaide´ye, Taliban´a, DAİŞ´e ve diğerlerine katılan yüzbinlerce Müslüman genç, birileri “Hücuuum” deyince neden “Dur bakalım; sen de kimsin? Kime, neden hücum edecek mişim?” diye sormadan, düşünmeden hücuma geçip birbirine saldırıyor? Neden hiç bilmediği, tanımadığı onca soydaşını, dindaşını yaşlı genç, çoluk çocuk demeden öldürüyor, yakıyor, yıkıyor?
Bunun tek cevabı var: Çünkü Batı´nın Ortaçağda bıraktığı dogmatik ve skolastik eğitim zihniyetini İslam toplumları hâlâ sürdürüyor. Çünkü bu toplumların eğitim kurumlarında Müslüman çocuğa, gence sormak, sorgulamak yerine sadece kabul ve itaat etmesi öğretiliyor. Bütün İslam ülkelerindeki din eğitiminde itaat zihniyeti hâkim. Her nasılsa bu çarkın dişleri arasından sağlam çıkmış nadir beyinler ise imalat hatası sayılıp piyasadan toplanmaya çalışılıyor. Toplananlardan biri de 2013´te Suriyeli gençlere “Bu yaptığınız yanlış” diyen Said Ramazan el-Bûtî oldu. Bu değerli âlim hain ilan edilip öldürüldü de ne oldu? Suriye kurtuldu mu? Verdiği cihad fetvalarıyla Suriye´nin bu hallere düşürenlerin başında yer alan Yusuf Karadavi, milyonlarca Suriyelinin çektiği acıların, ölümlerin hesabını vereceği yerde, -biz dahil- hemen bütün İslam ülkelerinde hâlâ “Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı” sıfatıyla baş tacı ediliyor.
Ağustos 2016´da düzenlenen Din Şurası´nda bir ara filan resmî eğitim kurumumuzun başındaki kişi anons edildi. Selamlamanın ardından aşağı yukarı şunları söyledi: “Duyuyorum, bize şikâyetler geliyor; ilahiyat fakültelerinde öğrencilere ‘Dinledikleriniz, okuduklarınız üzerinde düşünün, sorgulayın, tartışın´ vs. diyen hocalar varmış. Bunlar yanlış telkinler. Aranızda fakültelerin yetkilileri de var. Böyle hocalar hakkında soruşturma açmanız gerekir!..” Bizde bile durum böyleyse diğer Müslüman ülkeleri varın siz düşünün.
***
FETÖ´nün arkasında hangi yabancı güç veya güçler vardı, ben bilemem. Ama şu kadarına aklım eriyor: Birileri size zarar vermek istiyorsa ve size karşı kullanabileceği sayısı çok, aklı yok bir kitle varsa ve bu kitle sadece itaat etmeyi öğrendiği için adamın işine yarayacaksa onu kullanmaması aptallıktır. Ve o karanlık güçler aptal olmazlar. Dolayısıyla İslam toplumlarında temel sorun yabancı karanlık göçler değil, o güçlere kullanışlı malzeme üreten eğitim zihniyetidir.
Keşke İslam İşbirliği Teşkilatı etkin bir yapı olsa da İslâm ülkelerinin bütün sorunlarını çözmek istiyorsa tek bir sorun üzerine odaklansa: Eğitim kurumlarını dinî, ahlâkî ve kültürel değerlerini yeniden keşfetme donanımına sahip, kendine güvenen, herkese saygılı, özgür, sorgulayıcı, bilgi ve değer üretici bireyler yetiştirme hedefini gerçekleştirecek şekilde yeniden yapılandırmak.

Anahtar Kelimeler: sahibinin, günahı
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Sami Akkuş
7.1.2018 23:09:44
Mustafa Çağrıcı hocamın yorumunu çok beğendim. Kendisini gerçek bir bilim adamı, gerçek bir düşünür, gerçek bir din adamı, gerçek bir araştırmacı, analitik düşünen mantıklı bir yorumcu, donanımlı bir yazar olarak tanıyorum. Her yazısında olduğu gibi, bu yazısında da şahsına ait nitelikleri ile okuruna seslenmiş. Kendisine saygılarımı arz ediyorum. Dr. Sami Akkuş.
Yazarın Diğer Yazıları
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kadınları okutunuz, kadını okutmayan millet yükselemez?

Hacı Bektaşı Veli