Erasmus kuşağı baştacı, Ezher, Pakistan kuşağı başaşağı!
Erasmus kuşağı baştacı, Ezher, Pakistan kuşağı başaşağı!
Tarih: 29.9.2014 17:39:45 / 602okunma / 0yorum
YUSUF KAPLAN

Moro seferinden dönüşte İHH ekibimizden Artvin milletvekili, İlim-Yayma`nın her şeyi değerli İsrafil Kışla Ağabey ile Ardahan milletvekili, yürekli, içi dışı bir değerli kardeşim Orhan Atalay`la Birleşik Arap Emirlikleri`ne, Dubai`ye uğradık.

DUBAİ: RUHSUZ BİR ŞEHİR

Dubai`de, Anadolu Ajansı`na çağ atlatan ekibin başı, sevgili Turan Kışlakçı kardeşimin katkısıyla delifişek, dertli ve cesur yürek bir Karadeniz`li Ali Çetinkaya kardeşimle unutulmaz bir gün geçirdik.

Dubai, ruhsuz bir şehir. Semirmiş, semirdikçe olmayan ruhunu yitirmiş nursuz bir `nehir`: İngilizlerin Ortadoğu`daki para üssü. Ortadoğu sermayesini City`ye (Londra`nın finans merkezine) akıttığı kirli bir nehir Dubai.

Sadece şunu düşünmeniz bile yeterli Dubai`den akan İngiliz kirinin boyutlarını görebilmeniz için: Türkiye`nin dış ticaret hacmi -yaklaşık- 150 milyar dolar. BAE`nin dış ticaret hacmi ne kadar? Tam 450 milyar dolar!

CITY`NİN `ARAP PETRODOLARLARI`!

İnsan, elbette bu değirmenin suyu nereden geliyor diye sorar. Üstelik de BAE denen yer, Türkiye`nin sadece onda biri kadar. Ve de, diğer Arap devletleri gibi doğal gaz ya da petrol yatakları filan da olmayan bir diyar!

Evet, bu değirmenin suyu nereden geliyor? İngilizlerden elbette. İngilizler, Dubai üzerinden Arapların petro-dolarlarını -deyim yerindeyse- `iç ediyorlar`, o kadar!

Erdoğan`ın BM`de yaptığı konuşmada `Dünya 5`ten büyüktür` sözüne tek sert tepkiyi veren ülkenin BAE olması hiç de şaşırtıcı gelmedi bana o yüzden.

Konuşan BAE emiri değil, İngilizlerden gelen emirin sesiydi çünkü!

EZHER, PAKİSTAN VE MALEZYA KUŞAĞININ ÇEKTİĞİ ÇİLE!

Burada konuyu daha önemli ve hayatî bir soruna getireceğim: Pakistan`da ve Ezher`de öğrenim gören kuşağın, kendi ülkesinde yaşadığı Çin işkencesine dönüşen çileye!

Ali Çetinkaya kardeşim, hem Pakistan`da İslamabad İslâm Üniversitesi`nde eğitim almış hem de Mısır`da yaşamış parlak bir arkadaşımız. Bir dokunun bin âh işiteceksiniz!

Önce Ezher kuşağından başlayalım. Türkiye`de sömürgeci bir eğitim sistemi olduğu için 70`li, 80`li yılların kuşakları, İslâmî kaynaklarla doğrudan irtibat kurabilmek kaygısıyla Ezher`e, Pakistan`a ve kısmen de olsa Mekke`ye, Medine`ye ve Malezya`ya akın ettiler.

Takdirle karşılanacak bu zorlu, yorucu ve çileli yolculuk, tekdir`le karşılandı, inanılmaz bir işkenceye dönüştü. Bu okullardan mezun olanlara onyıllarca köle muamelesi yapıldı ve diplomalarına denklik verilmedi bu ülkede. Son bir kaç yıl içinde ancak çözülebildi bu deli saçması sorun.

İnsanlar, Pakistan`da da, Mısır`da da, Malezya`da da bir yandan Arapçayı ve İngilizceyi akıcı ve akademik metinler yazacak çapta öğreniyorlardı, öte yandan da İslâm düşüncesinin kaynaklarına da, çağdaş Batı düşüncesinin kaynaklarına da doğrudan ulaşabiliyorlardı böylelikle. Ne kadar nüfûz ediyorlardı, bu elbette ayrıca tartışılabilir bir konu.

Ama şu kesin: Türkiye`de -küçümsemek için söylemiyorum, sadece bir gerçeğe parmak basmak için söylüyorum- ilâhiyatlarda verilen Arapça eğitimi de, genelde bütün üniversitelerde verilen İngilizce eğitimi de ana kaynaklara nüfûz edebilmeyi sağlamaya yetmiyordu, hâlen de yetmiyor.

Önümüzde Arapçayı ve İngilizceyi iyi öğrenmiş, İslâm düşüncesine de, Batı düşüncesine vukûfiyet kesbetmiş parlak ve İslâmî şiarları nebevî şuura dönüştürebilen, nebevî şuuru münbit bir beşerî şiire durdurabilen bir kuşak vardı.

İşte bu kuşak, bir kazanç olarak değerlendirilemedi; aksine kendi ülkesinde sürgün yedi, tekme yedi, tokat yedi, itildi-kakıldı. Bir kuşak heba edildi.

Daha da vahimi, Ali Çetinkaya kardeşimin de yüreği yanarak haykırdığı gibi, bundan sonraki süreçte, bu üniversitelerde eğitim alabilecek yeni kuşakların önü bıçak gibi kesildi!

PAGANLAR BAŞTACI, `DİĞERLERİ` BAŞAŞAĞI!

Hürriyet`in ve Türkiye`nin en nitelikli muhabirlerinden Reha Erus`un yaptığı Erasmus haberi, nedense hiç gündem oluşturmadı bile. Dünkü yazımda da dikkat çektiğim üzere, bizzat AB kaynakları, Erasmus projesi dolayısıyla eğitim alan 3 milyon öğrenciden 1 milyon çocuk doğduğunu açıklıyorlar. Bunların büyük çoğunluğu elbette ki gayr-ı meşru!

Sorun şu: Erasmus projesi, bu ülkenin kültürel dinamiklerine, ruhköklerine, medeniyet birikimine yabancılaşmış, metamorfoz yemiş, Batı kültürünün posası çıkmış ürünlerini kutsayan, sadece Batılıların gönüllü acentalığını yapan sarsak bir kuşak yetiştiriyor!

Hâl böyleyken, bu ülkede Erasmus çocukları hem baştacı edilirken hem de bu kuşağın pagan bir kuşağa dönüşmesine dikkat çektiğim için bendeniz topa tutulurken, Ezher, Pakistan, Malezya`da eğitim gören kuşaklar neden ve nasıl oluyor da Çin işkencesine tabi tutuluyor, kendi ülkelerinde köle muamelesi görüyor, itilip kakılıyor, başaşağı itiliyor, bilen varsa söylesin!

Sahi, burası neresi, Müslüman bir ülke mi yahu?

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Tenini besleyip geliştirmeye bakma, çünkü o sonunda topraga verilecek bir kurbandir.