İbrahim Kahveci


Enflasyon hesabına küçük dokunuşlar


Konu oldukça zor ve anlatımı da oldukça karışık. O nedenle ?Ama benim enflasyonum TÜİK´in açıkladığından daha yüksek? diyen herkes tane tane okuyarak olayı anlamaya çalışmalı.

Eylül 2019 itibariyle enflasyonumuz yüzde 9,262 oranı ile tek haneye düştü.

Geçen yıl eylül ayında yaşanan yüzde 6,30´luk aylık artışın getirdiği baz etkisi bekleniyordu ama açıkçası bu kadar düşmez diyenlerin sayısı da oldukça fazlaydı.

Olayı şöyle izah edelim: 2017 Eylül ayında 100 lira olan ürünün fiyatı Eylül 2018´de 124,52 liraya yükseldi. Ve son bir yılda bu fiyat yüzde 9,262 artışla 136,05 liraya çıktı.

Aslında son iki yılda fiyatlar toplamda yüzde 36,05 arttı ama bu yıla kalan bölüm daha düşük oranda oldu.

İyi ama açıklandığı kadar az mı oldu? Ya da enflasyon gerçekten onca kamu zammına rağmen hala nasıl tek haneye düşebildi?

***

İşte bu tek haneye düşüşün bazı alt dokunuşları ile sağlandığını gösteren veriler:

Mesela 2017 yılında gıda sektörü her 100 liramızın 21,77 lirasını kapsıyordu. Gıda sektörüne yapılan harcama oranı 2018 yılında yüzde 23,03´e ve 2019 yılında da yüzde 23,29´a yükseldi.

Son iki yılda gıda sektörünün payı 21,77´den 23,29´a yükselirken paydaki artış oranı yüzde 7,0 olmuştur. Oysa TÜİK hesaplarına göre ekmek tüketim harcama oranı 2,2212´den 2,1142´ye gerilemiştir. Ekmeğin ağırlık oranı gıda sektöründeki aynı oranda artsaydı 2,1142 yerine 2,2368 olacaktı. Böylece ekmek fiyatındaki son 1 yıllık yüzde 15,33 artış enflasyona 0,324 etki yapmayacak, yerine 0,343 etki yapacaktı. Yani sadece ekmek fiyatındaki ağırlık oyunu nedeniyle yıllık enflasyon 9,262 yerine 9,281 olacaktı.

Bu sadece ve sadece ekmek üzerine etkiyi veriyor. Enflasyon hesabının 400´den fazla ürün üzerinden hesaplandığını düşündüğümüzde ortaya ne kadar farklı bir tablo çıktığını bir düşünün.

Buraya ekmekten 0,0188 katkıyı not edelim.

***

Şimdi bebek mamasına gelelim:

2018 yılında ağırlık 0,1030 iken 2019´da ağırlık 0,1303´e yükseliyor. Çünkü bebek maması fiyatı son 1 yılda artmıyor, tersine fiyatı yüzde -14,40 azalıyor. Fiyatı düşen ürünün ağırlığı artınca da fiyat düşüşü enflasyonu daha şok düşürüyor.

Dikkat ederseniz zamlanan ekmeğin ağırlığı düşerken, fiyatı düşen bebek mamasının ağırlığı artıyor.

Sadece bebek mamasının ağırlık değişimi sayesinde enflasyonu 0,00394 puan daha çok düşürmüş oluyor.

Veya şöyle izah edeyim: Bebek mamasındaki fiyat düşüşü ağırlık artışı aynı kalsaydı ve ekmek fiyat artışı ağırlık aynı oranda kullanılsaydı yıllık enflasyon 9,262 değil, 9,285 olacaktı.

Bakın sadece ve sadece iki üründeki ağırlık oynaması ile yıllık enflasyon 9,285 yerine 9,262 olarak açıklandı.

***

Dana eti, kuzu eti ve tavuk eti. 2017 yılında 3,6278 olan harcama ağırlığı 3,7084´e çıkıyor. Çünkü 2018 yılında yüzde 10,82 fiyat artışı 2019 yılında yerini yüzde 3,68 fiyat artışına bırakıyor. Yani fiyatı çok artan ekmeğin ağırlığı düşerken, mesela fiyatı az artan et tüketiminin ağırlığı yükseliyor.

Böylece et ürünlerinin ağırlık oynaması farkı ile enflasyona 0,0030 puanlık bir katkı daha yapılmış oluyor.

Ya da süt: 2018 yılında yüzde 26,83 artan fiyatlar 2019 yılında sadece yüzde 5,65 artıyor. Ama buna karşılık süt tüketim ağırlığı 2018 yılında 0,6156´dan 2019 yılında 0,6683´e çıkıyor. Yani birden vatandaşlar 2019 yılında süt tüketimine harcamalarını yüzde 23,4 artırmış oldular. Fiyatı düşen (veya daha az artan) ürünün enflasyonu etkileme oranı ne hikmetse TÜİK hesabında artış gösteriyor. Ama fiyatı aşırı yükselen ürünün ağırlığı da ne hikmetse düşüveriyor.

İşte size sadece gıda sektöründe 2018-2019´da fiyat değişimleri ve ağırlık oranları oynayan başlıca bazı ürünler yandaki tabloda:

Tabloya dikkat ederseniz fiyatı az artan veya düşen ürünlerin ağırlığında yükseliş yaşanıyor. Buna karşılık sadece kuru fasulye örneğinde olduğu gibi fiyatı çok artan ürünün ise ağırlığı hemen sert şekilde geriye düşüyor. Böylece fiyatı artan ürünün enflasyonu artırma oranı aşağı çekilirken, fiyatı düşen ürünlerin enflasyonu aşağı çekme oranları da artırılmış oluyor.

***

Evet, gıda sektöründe oran değişimleri enflasyonu çift haneye çıkarmadı diyebilirsiniz. Zaten 2019 yılında gıda sektöründe fiyat artışları da enflasyon ile paralel seyretti. O nedenle 9,30 ila 9,26 arasında çok az fark görüldü diye umursamaz olabilirsiniz.

Ama unutmayın ki, burada bütün ürünleri alamıyorum. Etkisi yüksek ürünlerden hesaplamayı yapmaya çalıştık.

Gelin asıl büyük olaya bakalım. TÜİK söylemi ile ?sigara´ olayına. 

2017 yılında her 100 liranın 5,4827 liralık bölümü sigaraya harcanıyormuş. 2019 yılında bu oran 3,8712 liraya düştü.

2017 yılında 11,25 lira olan sigara fiyatı 2018 yılında 11,20 liraya iniyor. Ve 2019 yılı; eylül ayı itibarı ile sigara fiyatları yüzde 44,13 zamlanıyor ve 16,208 liraya yükseliyor.

Şimdi sıkı durun: yüzde 44,13 zam 0,5487 ağırlıkta kalsaydı yıllık enflasyonu 2,42 puan artıracaktı. Oysa sigaranın ağırlığı 3,8712´ye düşürülünce yüzde 44,13 zam enflasyonu sadece 1,708 puan artırmış oldu.

Sadece sigaranın ağırlığındaki oynama sayesinde 2019 yılında enflasyon 9,262 yerine 9,973 olacaktı.

Şimdi bu sigara hesabına yukarıdaki gıda sektöründen ekmek, bebek maması ve etlerin ağırlık değişimlerini eklediğimizde ediyor mu size yıllık enflasyon yüzde 10,02. Yani çift hane...

Neymiş?

Enflasyon alt ürün ağırlık değişimleri ile tek haneye düşmüş.

Sigaranın ağırlığı neden düştü veya neden her 5 içiciden 2´si sigarayı bıraktı? Çünkü ağırlığın 5,48´den 3,87´ye düşmesi ciddi bir kişinin sigarayı bıraktığına veya çok çok azalttığına işaret ediyor.

Oysa bütçe verilerine bakıyoruz: Tütün ürünlerinden alınan vergi ve ortalama sigara fiyatı karşılaştırması bize yaklaşık olarak şunu gösteriyor.



YAZARLAR