En küçük adım bile
Tarih: 18.12.2017 10:49:45 / 190okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Endülüs esaslı bir ibret olarak önümüzde duruyor. Buna dikkat çektiğimiz zaman basit bir şey söylemiş olmuyoruz.
Filistin toprakları yeni Endülüs olmaya doğru gidiyor. ‘Etnik temizlik´ ifadesi bu acı hakikate işaret ediyor.
Endülüs´te İslâm varlığının yok edilmesi üç asır sürmüştü. Filistin´de ise birinci asrın sonuna doğru gidiyoruz. Akka gibi tarihî hatıralarla dolu nice İslâm beldesi, başka bir şeye dönüşmüş durumdadır. Kudüs´ün vaziyeti ortadadır.
En küçük adım bile yazısının sesli anlatımı ve tüm yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!
“Ne yapılabilir” sorusu her daim zihnimizde ve kalbimizdedir.
Samimiyetle çalışmalıyız. Fakat gerçeklerden uzaklaşmış bir samimiyet, olumlu çabaları bile olumsuz gösterebilir.
İslâm İşbirliği Teşkilâtı, Kudüs gündemiyle toplandı ve bir karar alındı. O andan itibaren adeta ikiye ayrıldık. Kimi ‘tarihî adım´ dedi, kimi de hayli ağır olan ‘ihanet´ kelimesini kullanmaya kadar gitti.
Elbette İsrail diye bir şeyi tanımıyor ve coğrafyanın tamamına “Filistin toprakları” diyoruz. Öte yandan Mescid-i Aksa´ya bile işgalcilerin izniyle girebiliyoruz ancak. Biri olmasını istediğimiz, diğeri ise olandır.
Doğu Kudüs´ün Filistin Devleti´nin başkenti ilân edilmesini şöyle okuyor ve anlıyoruz: İlk kıblemizi, hızla ilerleyen Siyonist ve Evangelist yangınından korumaya, kurtarmaya çalışıyorlar. Bu önleyici bir adımdır ve mutlaka gerisi getirilmelidir. Daha ayağa kalkmadık, yürümedik, koşmadık. Sadece hayat belirtisi gösterdik.
Yüz yılda kaybettiğimizi bir günde kazanmak mümkün görünmüyor maalesef.
***
İslâm âleminin dağınık ve birbirine düşmüş durumu, karşı tarafın tutumunu şekillendirmeye yardımcı oluyor. Karşı taraftan kastımız, canımıza ve topraklarımıza göz dikenlerdir.
Nihayet dergisinin aralık sayısında Mahmud Erol Kılıç´la kıymetli bir söyleşi yapılmış. Bir bölümünü özetleyip iktibas edelim: Sürekli ‘barış´ diyen, hatta ‘yolda yürürken ağız ve burun deliğimden içeri bir canlı girer de ben onu fark etmeden öldürürsem bunun hesabını veremem´ titizliğiyle ağzına burnuna ameliyat maskesi takarak dolaşan Budistlerin günümüzdeki durumuna dikkat çekiliyor. Bir anda Müslüman katliamı yapabilir, rahatlıkla kan dökebilir hale geldiler (Sayfa 39.) Bu cümlelerin devamı, gazetemizin dünkü nüshasında yayınlanan bir haber olsun: Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, Myanmar hükümetinin ağustos ayında başladığı katliamın ilk bir ayında 6 bin 700 Arakanlı Müslüman´ın öldürüldüğünü açıkladı. Vurularak ve yakılarak öldürülen Arakanlıların en az 730´u beş yaşından küçük.
Yıkılan ağaca balta vuran çok olur. Şu an vaziyetimiz budur. ‘Barış´ kavramını ilke edinmiş olanların dahi iştahını kabartan, ‘temizlik´ yapmalarına fırsat sağlayan bir zayıflığın içindeyiz. Bir de zalimleri, askerî ve iktisadî gücü elinde bulunduranları düşünelim. Böyle bir zamanda, Müslümanların ortaklaşa attığı en küçük adım bile umut vericidir.
Ayrıca şöyle bir garabetle mücadele ediyoruz: Salâheddîn Eyyûbî´nin adını andığımızda, her türlü dinî ve insanî duygudan uzak bazı bölücüler hemen öfkeleniyor. “Onun adını ağzınıza almayın” diyorlar. Birçok İslâm ülkesinde, tarihine ve değerlerine yabancılaşmış, işbirliğine hazır böyle gruplar var. Açık yara.
***
Amerika´nın Kudüs kararını almadan evvel yıkıcı bir ön çalışma yaptığı görülüyor. Bu karara en çok tepkiyi kimler, hangi ülkeler verecekti? Aklımıza ilk gelenleri yazalım: Irak, Libya, Suriye, Müslüman Kardeşler. Yurdumuzdaki başarısız darbe girişiminin bile konuyla ilgisi olduğu görülüyor.
Batı dünyası düşmansız yapamaz, yaşayamaz. Soğuk Savaş´ın bitiminden sonra Müslümanları ‘yeni düşman´ olarak tanımladılar. Terör ile tertemiz dinimizi yan yana getirmeye çalışıyorlar. Onların kavramlarıyla; aşırı gruplar, radikaller, siyasal İslâmcılar derken, bir gün sıra hepimize gelecek. Sıkıntılı bir gelişme olduğunda Birleşmiş Milletler´e yöneliyoruz hemen. Hakikati konuşmadıkça, yalan ve bahanelerle oyalanıp dururuz. Orası, şirkete dönüşmüş bazı ülkelerin galibiyetlerini, kazanımlarını korumak için kurulmuş bir yapıdır. Bizim penceremizden bakıp söylersek; Birleşmiş Milletler, parçalamak için vardır. İslâm İşbirliği Teşkilâtı´nın İstanbul toplantısı bu açıdan da önemlidir.
Bir bütün olarak tavır almadıkça, nice musibet ve fenalık gelip bizi bulacaktır. Filistin davasına destek veren, direnme ihtimali gösteren herkesin ‘terör´ kapsamına alınma tehlikesi mesela. Kudüs kararı, şimdilik bunun da önünü kesmiştir.

Anahtar Kelimeler: küçük, adım, bile
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Yaldızlı sözlerle erdem bağdaşmaz.

Konfüçyus