EMR´İ BİL M´RUF MAHAELLE BASKISI MI OLDU?
Tarih: 12.6.2018 14:04:40 / 762okunma / 0yorum
Ö. EMİR DOĞAN

Geçmiş yıllarda yayımlanmış “İlm-i Tabiat´ı Umran” başlıklı bir yazımızda özetle “Sosyoloji´nin Türkiye yolculuğuna değinmeye çalışmıştık. İki yüz yıllık geçmişi olan “genç” bilim, belki de “bebek” bilim sosyolojinin toplumları anlamak ve açıklamak için kullandığı binlerce kavram var. Bu yazımızın konusunu da bu kavramlardan bazıları oluşturmakta. Bu kavramlara geçmeden önce “toplumbilim” adıyla tercüme edilen sosyoloji bilimi hakkında kısa birkaç açıklama-değerlendirme yapalım.

İbn-i Haldun´un, İlm-i Tabiat-i Umran diye isimlendirdiği toplumları açıklama ve inceleme bilimi olan Sosyolojinin Kurucularından Auguste Comte, bu bilimin isim babasıdır. Comte´un düşüncelerinin temelinde Marksizm-Sosyalizm anlayışının bulunduğu söylenebilir. A. Comte(1789-1857), toplumu evrimci ve pozitivist(bilimci) bir yaklaşımla açıklamaya çalışmıştır. Comte, sosyolojinin bir bilimsel disiplin olarak yerleşip kurumsallaşmasına önemli katkıda bulunmuştur. Comte, 19.yüzyıl Batı toplumlarında meydana gelen dönüşümlere ve toplumsal krizlere çözüm oluşturmak amacıyla sosyoloji biliminin gerekliliğini vurgulamıştır.(Bkz: http://docplayer.biz.tr/15550794-Sosyolojinin-kuruculari-sosyolojiye-giris-yrd-doc-cumhur-aslan-unite.html)

Toplumsala ilişkin fikir beyanları, insanoğlunun tarihi kadar eski olsa gerektir. Bugün dahi modern dünyadan pek de haberi olmayan en basit yerleşkeler de bile, insanlar için “sorun” oluşturan bir durum, bir şekilde çözüme kavuşturulmaya çalışılmaktadır. Toplumlararası karşılaşma, ilişki, difüzyon, icat ve birikim yoluyla ilerlemekte olan toplumlar bir yandan da toplumsal değişme sürecini yaşamaktadırlar.Toplumsal değişme süreci ise; toplumun maddi ve manevi kültür öğelerinde bir takım uyum ve uyumsuzlukları da beraberinde getirmektedir. İnsanlar önceleri, toplumsal sorunlar başta olmak üzere toplumsalın tüm bilgisini özellikle felsefe içerisinde ve diğer bilimlerle ifade etmişlerdir. Fakat yaşanan büyük değişimlerle birer “bunalım toplumu” haline gelen Batı toplumları, kendilerini bu bunalımdan kurtaracak yeni bir bilim aramışlardır. Bu yeni bilimin adı- daha önce Doğulu düşün adamlarınca (İbn-i Haldun gibi) farklı isimlerce ifade edilen- “sosyoloji” olmuştur. Sosyologların benzetişiyle “bir bunalımın çocuğu” olan sosyoloji, bir kurtarıcı olarak aktarılmıştır.

Bu açıklamalardan sonra yazımızın konusunu teşkil eden Sosyoloji Bilimi kavramlarından “toplumsal baskı” kavramını; “Bir toplulukta ya da bir toplumda belli bir dönemde geçerli olan kurallara aykırı davranışların, türlü toplumsal denetim yollarıyla ortadan kaldırılması ya da önlenmesi” şeklinde tanımlayabiliriz. Toplumsal baskı; bir toplum bilimi terimidir. Terimin farklı tanımları olsa da aslında benzer şeyler ifade edilir. “Belli bir topluluk içinde süregelen bir değeri gerçekleştirmek için bireylere veya topluluklara o konudaki tutumlarınıdavranışlarını değiştirmeleri için yapılmış olan baskı. Başkalarının kararlarını etkilemek için toplumun belli üyelerince yapılmış olan sürekli ve amaçlı baskı. Bireylerin ya da kümelerin düşünce ve davranışlarını ya kısıtlamak ya da değiştirmek amacıyla çevre halkının yaptığı baskı.” v.b (bkz: http://nedir.ileilgili.org/toplumsal+bask%C4%B1-nedirnedemek-ileilgili-bilgiler.html)

Baskılar artıkça, şiddet artıyor… Geçmiş yılarda yaşanan olayların temelinde baskı, şiddet, yasaklarla beraber hep olaylar karşımıza çıkmaktadır. Burada bir örnek vermek gerekirse bir dönem başörtü baskısı yasakları halk arasında sürekli kutuplaşmayı getiriyordu. (Bkz: http://blog.milliyet.com.tr/toplumsal-baski-ve-siddet-ayristirmaya-ve-kutuplastirmaya-goturur/Blog/?BlogNo=304120 )

Hepimiz günlük yaşam deneyimlerimizden biliriz ki eylem ve davranışlarımıza sınırlar koyarak yaşarız… Bu anlamda her toplum kendi kültürüne, tarihine ve toplumsal yapısına göre bazı nesne ve davranışlara iyi ya da kötü anlamlar yüklemekte ve bu anlamlardan yola çıkarak bireyin davranışlarını şekillendirmektedir. Sosyolojide nesne ve davranışlara yüklenen iyi ve kötü gibi anlamlara değer, bu değerlerden doğan ve bireylerin davranışlarını sınırlayan somut ölçütlere toplumsal norm adı verilir… Bütün toplumlar, üyelerinin değer ve normlara aykırı davranışlar sergilememesi için bazı önlemler alır ve kendi varlıklarını ve işleyişlerini sürdürmek için üyelerine yönelik birtakım baskı mekanizmaları oluştururlar. Sosyolojide bu mekanizmaların tümüne toplumsal kontrol adı verilir. (Bkz:http://www.felsefe.gen.tr/sosyoloji/toplumsal_kontrol_nedir_ne_demektir.asp)

Bu anlamda, Şerif Mardin´in kavramsallaştırmasıyla  “Mahalle baskısını” bir tarihi süreç içinde incelemek lazım… Mahalle Osmanlı İmparatorluğu´nda gerçek bir birimdir. Yani bugünlerde olduğu gibi hukuki bir hüviyete sahip, yarı hüviyete sahip olan bir kuruluş olmanın dışında çok daha ayrıntılı bir şekilde mahalle insan yaşayışının bir alanını ortaya çıkarıyor. Yalnız bu çok kompleks bir alan. Çünkü o alanda yalnız mahalle yok. Mahallenin içindeki cami var, caminin imamı var, imamın okuduğu kitaplar var, tekke var, tarikat var. Ondan sonra külliyeler var, esnaf var vs. Mahalle budur… (bkz:http://www.rusencakir.com/Prof-Serif-Mardin-Mahalle-Baskisi-Ne-Demek-Istedim/2028)

Yukarıda kısaltarak vermeye çalıştığımız “toplumsal baskı, toplumsal norm, değer,  toplumsal kontrol ve mahalle baskısı” kavramlarının tanımlarından da anlaşılacağı üzere; toplumlar varlıklarını devam ettirebilmek için çeşitli mekanizmalarla kendilerini korumaya alır. Toplumsal bütünlüğe aykırı eylemler için de çeşitli yaptırımlar uygular ve bu durum genelde “normal” kabul edilir. Hal böyle iken, bahsedilen işlevlerin din-i bir emir olan “emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker” anlayışı ile dillendirilmesi her nedense “mahalle baskısı” olarak lanse ediliyor.

Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker, farz-ı kifayedir. Maruf, dinimizin emrettiği hususlardır. Münker ise, dinimizin yasakladığı, yani Allahü Teâlâ´nın razı olmadığı işlerdir. Emr-i maruf çok mühimdir. Emr-i maruf yapılmazsa, ilim yok olur. Cehalet ve sapıklık yayılır. Fitne her tarafı kaplar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlânın yeryüzünde şehitlerden üstün mücahidleri vardır. Bunlar, emr-i maruf ve nehy-i münker yapanlardır.) [İ. Gazali] Böyle mühim olan emr-i marufun bazı şartları vardır. Mesela emr-i maruf yapan, aynı kötülükleri kendisi işlememelidir. İşlerse sözü tesirli olmaz. Kur´an-ı kerimde mealen, (İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz?) buyuruluyor. [Bekara 44]

Emr-i maruf çok mühim olduğu için, insan, kendisi her iyiliği yapamazsa ve her kötülükten kaçamazsa da, gücü yetiyorsa, emr-i marufta bulunması gerekir. Hazret-i Enes, (Ya Resulallah, tamamen yapamadığımız bir şeyi emretmeyelim mi? Kendimiz tamamen sakınamadığımız bir şeyi nehy etmeyelim mi?) diye sual edince, Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Her ne kadar iyiliğin hepsini yapamasanız ve her ne kadar kötülükten sakınamasanız da, emr-i maruf ve nehy-i münker yapınız!) [İ. Gazali] (Bkz:http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=580)

Es-selam…

 

Anahtar Kelimeler: MAHAELLE, BASKISI, OLDU
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
EV ÖDEVİ Mİ!... (30 Kasım 2018 - Cuma)
HOMO DÜT DÜTÜS* (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(2) (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ OKUMASI (2) (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ OKUMASI (1) (03 Temmuz 2018 - Salı)
BUGÜNLERİN RAMAZANI (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ABBAS GÜÇLÜ VE EĞİTİME DAİR NOTLAR (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
YENİ, LİSELERE GEÇİŞ SİSTEMİ (09 Nisan 2018 - Pazartesi)
OKULLAR ARASI BİLGİ YARIŞMALARI (19 Mart 2018 - Pazartesi)
GENÇLERLE BAŞBAŞA ve BAŞGİL HOCA (06 Mart 2018 - Salı)
E- EĞİTİM DÖNEMİ (25 Ocak 2018 - Perşembe)
BASIN VE VATANDAŞ MOBBİNGİ (05 Ocak 2018 - Cuma)
İSTİKLÂL VE İSTİKBÂL ŞAİRİ (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
OKUL AİLE BİRLİĞİ TOPLANTILARI (03 Aralık 2017 - Pazar)
ÖĞRETMENİM… (26 Kasım 2017 - Pazar)
EĞİTİMİN WC SORUNU (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
TEOG YERİNE İBİP (29 Eylül 2017 - Cuma)
SAYIN 1.SINIF VELİLERİ… (12 Eylül 2017 - Salı)
4 DUVAR 4 TEKER UĞRUNA… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
“İSLAMÎ TATİL” DERKEN BAYIM… (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
ÖĞRETMEN(SİZ) STRATEJİ BELGESİ…(2) (22 Haziran 2017 - Perşembe)
ÖĞRETMEN(SİZ) STRATEJİ BELGESİ…(1) (20 Haziran 2017 - Salı)
KUTLU DOĞUMDAN SÎRET HAFTASINA(2) (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
KUTLU DOĞUMDAN SÎRET HAFTASINA(1) (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
16 NİSAN (REFERANDUM) OKUMALARI (21 Nisan 2017 - Cuma)
YENİ BİR MİLAT: 16 NİSAN (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
SMS ÂDÂBI (“HAYIRLI CUMALAR”) (27 Mart 2017 - Pazartesi)
PROMOSYON TARTIŞMALARI (15 Mart 2017 - Çarşamba)
ÇOCUKERKİLLİK (06 Mart 2017 - Pazartesi)
28 ŞUBATTAN 15 TEMMUZA (28 Şubat 2017 - Salı)
VALENTINE´S DAY (SEVGİLİLER GÜNÜ) (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
MÜFREDAT YENİLEMESİ YETER Mİ? (31 Ocak 2017 - Salı)
“ERBAUN”(KIRK YAŞ) ÜZERİNE (09 Ocak 2017 - Pazartesi)
KANIMIZ AKA AKA… (20 Aralık 2016 - Salı)
GÖKLER ADAMI: NURİ DEMİRAĞ (29 Kasım 2016 - Salı)
RÖTARLI ROTASYON (08 Kasım 2016 - Salı)
DARBENİN YÜZ GÜN SONRASI (25 Ekim 2016 - Salı)
İŞİMİZ CİNNETİMİZ OLMASIN (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
AKILLI TELEFON SOYGUNU (22 Eylül 2016 - Perşembe)
CİĞERİNİZİ KURTLAR YESİN!... (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DARBE NÖBETLERİ VE SAYGI DURUŞU MESELESİ (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
FETÖKOPAT” ENDİŞELERİM VAR(DI) (23 Temmuz 2016 - Cumartesi)
SİVAS´A ÖĞRETMEN AKADEMİSİ (18 Haziran 2016 - Cumartesi)
BEYDEBA´DAN... (31 Mayıs 2016 - Salı)
TÜBİTAK BİLİM PROJELERİ (17 Mayıs 2016 - Salı)
“YIKIK DİNİN MENSUPLARI” (04 Mayıs 2016 - Çarşamba)
MÜDÜÜÜRRR!... (16 Nisan 2016 - Cumartesi)
ŞAKA GİBİ 1 NİSAN (01 Nisan 2016 - Cuma)
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ(Dİ) (22 Mart 2016 - Salı)
ŞEHİR VE İNSAN ÜZERİNE (08 Mart 2016 - Salı)
YENİLECEKSİNİZ… (23 Şubat 2016 - Salı)
“BAŞKANLIK” MESELESİ (02 Şubat 2016 - Salı)
SUBLİMİNAL MESAJLAR VE DİZİLER (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
MEHMET AKİF ERSOY… (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
MÜSLÜMAN(!) AMA PUTiNCİ... (15 Aralık 2015 - Salı)
ŞU ÖĞRETMEN DEDİKLERİ… (25 Kasım 2015 - Çarşamba)
BİR, KASIM KASIRGASIYDI… (17 Kasım 2015 - Salı)
SIRTLAN SÜRÜLERİ GİBİ SALDIRIYORLAR (15 Ekim 2015 - Perşembe)
OĞLUM REŞİT… OLMASIN (02 Ekim 2015 - Cuma)
DAĞLICA YİNE DAĞLADI!... (09 Eylül 2015 - Çarşamba)
KILIÇ SIRTINDA GÜNLER (20 Ağustos 2015 - Perşembe)
ROTASYON MU DEMİŞTİNİZ? (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
BİR RAMAZAN BÖYLE GEÇTİ (21 Temmuz 2015 - Salı)
TERCİH MARATONU VE İHL´LER (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
BİZE RAHAT YOK!... (27 Haziran 2015 - Cumartesi)
SEVİNDİRMEYEN ŞEÇİM 7 HAZİRAN (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
EL BİRLİĞİYLE… (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
19 MAYIS SONRASI DA BİR CİHATTIR (19 Mayıs 2015 - Salı)
“STRES” SEÇİMİNE DOĞRU!... (11 Mayıs 2015 - Pazartesi)
İŞÇİNİN 1 MAYISI (28 Nisan 2015 - Salı)
ÖRTÜN(ME)MEK (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
CUMA NAMAZI VE ÇALIŞANLAR (04 Nisan 2015 - Cumartesi)
EV ALMAK YA DA AL(A)MAMAK (20 Mart 2015 - Cuma)
ALLAH BİR DAHA…YAZDIRMASIN (10 Mart 2015 - Salı)
DARBENİN POST’U VE ERBAKAN (27 Şubat 2015 - Cuma)
MÜBAREK SEVGİLİLER GÜNÜ(!)… (15 Şubat 2015 - Pazar)
MANKURTLAŞTIRILMAMIŞLARDAN MISINIZ? (27 Ocak 2015 - Salı)
TERÖR YÜRÜYÜŞÜ! (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
EĞİTİMİN KARASI, “KARMA” OLMASI (18 Aralık 2014 - Perşembe)
ÖĞRETMENİM… (24 Kasım 2014 - Pazartesi)
“KÖPEKÇE” MERAMLAR (21 Kasım 2014 - Cuma)
CİNSEL SUÇLAR(II) (22 Ekim 2014 - Çarşamba)
CİNSEL SUÇLAR(I) (21 Ekim 2014 - Salı)
SAYIN VELİ… (02 Ekim 2014 - Perşembe)
NORM FAZLALIĞI VE ROTASYON (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
ADALET BU MU? (14 Eylül 2014 - Pazar)
EĞİTİM SAVAŞLARI (07 Eylül 2014 - Pazar)
GÜL GİBİ SAADET Mİ? (01 Eylül 2014 - Pazartesi)
“MEDYA OKUR-YAZARLIĞI’NI SEÇMELİ (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
KELEPİRE KONUT!... (12 Ağustos 2014 - Salı)
YEREL GAZETELERİN HABERCİLİK ANLAYIŞI (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Melaike, çanı olan kervana arkadaş olmaz.

Hz. Muhammed
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Vali Salih Ayhan´ın Sivasspor Projesi
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Biraz daha teori çalışalım
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Yeni bir konferans modeline ihtiyaç var
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Acı reçete!
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Rağmen Tavrı ve Nebevî Şahitlik Yolculuğu
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Mütesettir Anıtkabir!
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Şeriat aziz eder yüceltir
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Unutulan asker düğünleri
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Müslüm Baba
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Çakmak Taşındaki Ümit
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
LEGO VE DİJİTAL RUHLAR DÜNYASI
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
´´Kişisel gelişim ´´
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Ne yapmalı?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Devlet aklı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ahlak merkezli dindarlıktan nerelere?
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
EV ÖDEVİ Mİ!...
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Aday belirlemek artık kolay değil
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ