Emrem Sultan´dan Yunus Emre´ye
Tarih: 18.9.2019 00:00:02
D. Mehmet Doğan

Yunus Emre buluşması için güzergâh tayini nasıl olmalıydı? Sırf Yunus Emre köyüne gidip dönmek bize pek uygun görünmedi. “Halka Tapduk mânisini saçan” Yunus´un şeyhini de ziyaret etmeliydik. Coğrafî olarak her iki mevki birbirinden pek uzak görünmüyordu.

Ayaş, Beypazarı derken Nallıhan yoluna düştük. Nallıhan´a yaklaşırken “Emrem Sultan” okunu gördük ve sola yöneldik. Orman yeşillikleri ile bahçe yeşilliklerinin birbirine karıştığı bir arazide köyü bulduk ve hafif yüksek bir mevkideki Tapduk Emre´ye isnad edilen kabri ziyaret ettik. Buradan Yunus Emre 60 kilometre idi. Her halde zamanında iki günlük yol…Yunus Emre burada mı yetişti?

Meçhulü kurcalamaktansa Yunus menkıbelerine bakmak daha makûl değil mi? Yunus´un şeyhine hizmeti, 40 yıl mı? Bu kırk yıl içinde doğru odun taşımak nasıl anlaşılmalı?

Kırk rakamının çokluk ifade etmek için kullanıldığını düşünebiliriz. O odunlar da dergâha intisabı uygun bulunanlar olmasın? İşte bunlar pişecek ve yanacaklar!

Daha yolun başındaydık. Mihalıçcığa, oradan da Yunus Emre´ye gidecektik. Buluşma saatimiz öğle vakti idi. 60 kilometre kısa gibi görünüyordu. Yola düşünce anladık ki, rakamca kısalığa rağmen şartlar düşünülürse uzun bir yolumuz vardı. Bu altmış kilometrede yolun neredeyse düz, engebesiz ve dönemeçsiz bir kısmı ile karşılaşmadık. Anadolu´nun ortasındaydık ve kitaplarda “bozkır” tabir edilen bir coğrafyadaydık.

Gerçekten öyle miydi?

Ağaç çeşitleri değişse de orman manzara yenilenerek devam ediyordu. Meşeden, pelitten ardıça, muhtelif çam türlerine ve sedire kadar çok çeşitli ağaçları olan bir ormandan geçiyorduk. Zaman zaman yayla görünümlü köyler önümüze çıkıyor, buralarda da muhtelif meyve bahçeleri ile karşılaşıyorduk. 

Orman var, su var, her türlü meyve yetişiyor, Emrem Sultan´da bir incir gördük ki, küçük fakat haza incir! Zaman zaman Sakarya nehrini takip ediyoruz ve Sarıyar barajını görüyoruz. Hele Mihalıçcığa yaklaşırken Gürleyik şelalesine işaret eden oku görmemiz ayrı bir heyecan uyandırdı. Akarsular, şelâleler, ormanlar, meyve bahçeleri…

Mihalıçcık´da moladan sonra Yunus Emre´ye inişe geçtik.

Tam 70 sene önce, Yunus Emre´nin kabri taşınıyor. İşte o yıl Mehmet Kaplan hocanın Hareket dergisinde bir yazısı yayınlanıyor: Mukaddes Uçurum.

Yazı şöyle başlıyor: “Yunus bir uçurumda yatar. Onun yattığı yere yüksek tepelerden inilir. Gece yarısı, yaylı araba, korkulu yollardan sarsıla sarsıla düşerken, uzaktan, ta derinlerde bir ışık gösterdiler: ‘İstasyon´ dediler, ‘Yunus´un türbesi onun yanındadır´.” 

Biz de farklı bir istikametten ama yüksek tepelerden iniyoruz. Kaplan Hoca Sivrihisarlı. Çocukluğu yokluk içinde geçmiş. İşsiz babası Sivrihisar´dan Sarıköy´e taşınıyor. Yazıdan bu taşınmanın yaylı araba ile olduğunu öğreniyoruz. Sivrihisar´dan Sarıköy bir günlük yol olmalı…Bu yorucu yolculuktan sonra Sarıköy´e ulaşılıyor. Sarıköy, Devlet Demir Yollarına göre bir istasyon. Gece vakti o zamanın karanlık (elektriksiz) Sarıköy istasyonunda ışıklı tirenler kısa süre duruyor. Yolculara bir şeyler satmak lâzım, mesela ayran! Işıklı vagondakiler istasyondakileri görmüyorlar bile…

“Köye yerleştikten sonra, uçurum, Yunus, istasyon ve ben, birbirimize kaynaştık. Zamanla orkestramıza daha başka sesler de karıştı: Yakıcı yaz güneşinde sıtmadan toprağa uzanmış köylüler gördüm. Toprak yüzlerinde, ruh yarığı gibi ela gözleri daima bir veliyi hatırlatan köylüler. Çatlak dudakları ile güldükleri zaman, taşlar canlanıyormuş hissiyle insanı korkutan köylüler ve akşam güneşi bataklıkta yanarken milyonlarca zehirli sineğini göklere salıveren Porsuk.”

Kaplan Hoca´nın yazısından anlaşılan, o yıllarda burada Yunus´un kabrinin bulunduğu yaygın bir söylenti. İşte bu söylentinin izini sürenler Yunus Emre´nin kabrini demiryoluna yakın bir yerden taşıyorlar ve güzel bir çeşme yaptırıyorlar. 1970´te açık türbe yapılıp kemikler oraya taşınıyor.

Kaplan hoca, “Mukaddes uçurum”da oraya bir daha dönmediğini, dönemediğini belirtiyor. Keşke dönse idi!

Yetmiş sene sonra Yunus Emre´nin ziyaretçisi çok. Yunus Emre´yi tanımak kendimizi tanımak. Biz bu yolculukta aynı zamanda yakın coğrafyamızı, bir adım ötemizdeki, adeta burnumuzun dibindeki güzellikleri gördük. Yunus´un çağrısı güzellikleredir zaten.

Anahtar Kelimeler: Emrem, Sultan, Yunus, Emre
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bir ABD oyunu: Suriye meselesi (18 Ekim 2019 - Cuma)
Barış çığırtkanlığı! (16 Ekim 2019 - Çarşamba)
Heykel Cumhuriyeti: Eskişehir! (04 Ekim 2019 - Cuma)
Trabzon´u nasıl bilirsiniz? (01 Ekim 2019 - Salı)
Çocuklar Türkçeyi anlayamıyormuş... (28 Eylül 2019 - Cumartesi)
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru? (25 Eylül 2019 - Çarşamba)
Yunus Emre´nin izinde (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyımın kayyumu! (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
Tarih tezi neden Malazgirt´i ıskaladı? (27 Ağustos 2019 - Salı)
Malazgirt: Bitmemiş şiir (24 Ağustos 2019 - Cumartesi)
Nâmı diğer ‘Turkish Lexicon´! (17 Ağustos 2019 - Cumartesi)
Dur; bayram edemezsin! (14 Ağustos 2019 - Çarşamba)
Mesele hâlâ Türk meselesi… (10 Ağustos 2019 - Cumartesi)
Emin Işık: Son halka olmamak iradesi! (06 Ağustos 2019 - Salı)
Yolunuz çimerlikten geçti mi? (02 Ağustos 2019 - Cuma)
Toprak verimsizleşiyor göç zamanı! (27 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Haccın hüznünü hissetmek! (19 Temmuz 2019 - Cuma)
Muhafazakâr bir timsal: Şevket Eygi (16 Temmuz 2019 - Salı)
Eğitimin bilişseli! (09 Temmuz 2019 - Salı)
Tarihi seçelim mi seçmeyelim mi? (05 Temmuz 2019 - Cuma)
Muhasebeyi zamanında yapmak (03 Temmuz 2019 - Çarşamba)
Ak Parti´nin ‘cinayetleri´ (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ben dememiştim! (26 Haziran 2019 - Çarşamba)
Öldüren mahkeme! (22 Haziran 2019 - Cumartesi)
Vatanperver´in yerini S-400 tutar mı? (18 Haziran 2019 - Salı)
Kuds-i Şerif´in Evliyası! (14 Haziran 2019 - Cuma)
Asıl kaybımız: Edeb! (11 Haziran 2019 - Salı)
Nâzım´ı Moskova´da anmak! (07 Haziran 2019 - Cuma)
Neden bu suskunluk? (29 Mayıs 2019 - Çarşamba)
Andımızı okutun, tutarsızlık olmasın! (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
Asafsız devlet... (15 Mayıs 2019 - Çarşamba)
Seçimden daha mühim şeyler (14 Mayıs 2019 - Salı)
Ramazanın eskisi yenisi (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
Zor bir yazı… (08 Mayıs 2019 - Çarşamba)
Osmanlılar ve Türkçe (03 Mayıs 2019 - Cuma)
Devletle imtihan! (30 Nisan 2019 - Salı)
Kamutay ne zaman doğdu? (24 Nisan 2019 - Çarşamba)
Ayasofya nasıl açılmalı? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
İsimler müşterek değil mi yoksa? (15 Nisan 2019 - Pazartesi)
İsimler müşterek değil mi yoksa? (12 Nisan 2019 - Cuma)
Başkanları kibir mahvetti… (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçmek neyi değiştiriyor? (02 Nisan 2019 - Salı)
Seçmen neyi seçer? (29 Mart 2019 - Cuma)
İstiklâl Marşı´nı değiştirmek! (13 Mart 2019 - Çarşamba)
‘Kombin´in ‘konsolidasyon´u! (06 Mart 2019 - Çarşamba)
Başkanları kibir mahvedecek! (01 Mart 2019 - Cuma)
Muhalefetsiz iktidar olmak (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Edepsizin dini yoktur! (19 Şubat 2019 - Salı)
Hareket´in 80. yılı… (13 Şubat 2019 - Çarşamba)
Bekâ meselesi (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
Türkçe “manifesto”su! (05 Şubat 2019 - Salı)
Zihnî teşevvüş bulaşıcı! (01 Şubat 2019 - Cuma)
Ankara´nın zor seçimi (30 Ocak 2019 - Çarşamba)
Zihnî teşevvüş bulaşıcı! (29 Ocak 2019 - Salı)
Hıyar hakkı! (25 Ocak 2019 - Cuma)
Uygarlar ve Uygurlar! (22 Ocak 2019 - Salı)
Atatürkçü düşünmek! (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
Medine´yi müdafaa etmek! (15 Ocak 2019 - Salı)
Doğu Türkistan güllük gülistanlık! (12 Ocak 2019 - Cumartesi)
RTÜK´ten kurtulmak zor! (09 Ocak 2019 - Çarşamba)
RTÜK beni icraya verecek! (08 Ocak 2019 - Salı)
ABD nereye çekiliyor? (04 Ocak 2019 - Cuma)
Suud´un dünya kültürel mirası! (01 Ocak 2019 - Salı)
Kahraman ırkıma yok izmihlal! (28 Aralık 2018 - Cuma)
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar (27 Aralık 2018 - Perşembe)
100 Temel´e sevinsek mi, üzülsek mi? (21 Aralık 2018 - Cuma)
Değerler aşınması ve ahlâkın ikamesi! (19 Aralık 2018 - Çarşamba)
Destur, Dedem Korkud! (15 Aralık 2018 - Cumartesi)
Mütesettir Anıtkabir! (11 Aralık 2018 - Salı)
Medeniyet diline şapka çıkarmak! (07 Aralık 2018 - Cuma)
Öz evlat: Kariyer! (04 Aralık 2018 - Salı)
Ankara´ya yeni başkan! (30 Kasım 2018 - Cuma)
Heykel kırmak yahut öpmek! (27 Kasım 2018 - Salı)
İstersen bin var hacca... (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Yâremi bildim yârimden imiş! (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar! (14 Kasım 2018 - Çarşamba)
Nevzuhur atatürkçülere Anıtkabir rehberi (12 Kasım 2018 - Pazartesi)
Cumhuriyetçi tepki! (02 Kasım 2018 - Cuma)
Dünyanın en çirkin Arabistanı! (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
‘Ata´nın miras ne olacak? (20 Ekim 2018 - Cumartesi)
Maddî onarım yetmez! (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7690
EURO
6.4202
booked.net
"Dünyada dört nimet vardır, bunlar kendisine verilen kişi dünya ve ahiretin hayrını görmüştür.Bunlar; Zikreden dil, Şükreden kalp, Sıkıntılara katlanan beden ve saliha kadın.."

Hiçbir kağıt parçası 7 defadan fazla ikiye katlanamaz!!

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59