Gülşah Akkaş Yaman


EKİMDE GİDER BU GİDİŞLE

EKİMDE GİDER BU GİDİŞLE


“Eylül toparlandı gitti işte, ekim falan da gider bu gidişle” Turgut Uyar.

Ahh! canım Ekim. Dünyanın bunca telaşına rağmen, Ekim'i fark ettiyseniz ne mutlu. Ekimin yüzüme akseden güneşiyle yazıyorum bu yazıyı. Yanı başımda Eylül’den kalma kurumuş güllerim, gül ya kurusu bile insana huzur saçıyor. Eylülden bu tarafa savrulan anılarla Ekim’i içime çekiyorum. Balkonda oturmayı severim lakin Ekim de bir başka bilirim, ardında kasım belki birkaç oturma daha, sonrası Aralık. Sonbaharın ardı kış ya o yüzden mi bu bendeki telaş? Ömür kaç sonbahar görür kim bilir, bildiğim şu Ekim ne de sessiz sedasız. Tıpkı sükûnet sahibi bir dost gibi. Ekim ile ısınmak lazım bir kez daha tüm gayretle soğuduğumuz kim varsa. Rahmet kapısını çalmak lazım. “Zerre kadar kalbinde kin olan cennetin kokusunu alamayacak” buyuran nebi hürmetine.

İçimde tarifsiz bir huzur hissediyorum. 'El BASİT' esması savuşuyor yüreğimden. Lakin burnumun direğini sızlatan bir acı, adaletsizsin dünya dedirtiyor. Yusuf’u tekrar tekrar kuyuya atıyor. Yusuf’un sahibi El Hakim olan Allah. Acımasızsın dünya her Yusuf'un Yakub’u yok ki, Yusuflar bazen tek başına kalır. Lakin Allah her Yusuf'a bir Yakup yollamaya muktedirdir, Allah ...

Zihnin saklambaç oynar köşe bucak seninle, geçmişe kızarsan, gelecek için kaygılanırsan zihnini dinlersen çok yorulursun. Gönlünde huzur varsa, zihninin girdabından çıkarır seni. Yusufu kuyudan çıkaran Mısır'a sultan yapan Allah gönül kuyunu bilmez mi? Gönlünün en kıvrımlı sokaklarında gezersin Ekim'in verdiği sekine ile. İnşirah süresi diline dolanır, “Kalbimi genişlet Allahım” diye mırıldanırsın “Her zorlukla beraber bir kolaylık” olduğunu hatırlatan sure ayet ayet iner yüreğine. Sonra kuyuya atılmış bir Yusuf ile yolun kesişir, kalakalırsın merhamet belli ki yok adalet arasın. Bir daha Ekim’e baktım ümit var diyordu ben de inandım. Tüm inanışım, aldanışım Ekim’in yüreğimi ısıtan hali yüzünden.

Bir sonraki yazı da buluşmak duası ile.

 



YAZARLAR