Ehl-i Sünnet omurga çökertiliyor, adım adım...
Ehl-i Sünnet omurga çökertiliyor, adım adım...
Tarih: 12.9.2014 16:49:19 / 613okunma / 0yorum
YUSUF KAPLAN

Batılılar, son 400 küsur yıl boyunca sadece Batı toplumlarının değil, bütün dünya toplumlarının tarihlerini kendi bakış-açılarına göre sil baştan yeniden tanımladılar ve yazdılar.

Niçin? Kendi çıkarlarını ve hegemonyalarını pekiştirebilmek için.

BAŞKALARI ADINA KONUŞMA HAYSİYETSİZLİĞİ

Merkezde Batı, periferide (çevrede) Batı-dışı toplumlar ve kültürler vardı. Batı, Özne Diğerleri ise Nesne`ydi.

Kısacası, hep Batı konuşuyor, ötekiler ise sadece dinliyor; yalnızca Batı `üretiyor`; diğerleri ise `tüketiyor`du. Üstelik Batı, sadece kendisi için ve kendisi adına konuşmuyordu. Başkaları adına da konuşuyordu.

İşte bu durumun sadece Batı açısından değil, tüm insanlığın geleceği açısından ne denli sınırlayıcı ve sakatlayıcı tehlikeler barındırdığına dikkat çeken ilk düşünürlerden biri Michel Foucault olmuştu.

Çağımızın en cins `beyin`lerinden ve Foucault`nun şakirtlerinden Deleuze`ün, üstadı Foucault`nun entelektüel mirasını özlü bir şekilde özetleyen nefis ve silkeleyici bir saptaması var. Şöyle der Deleuze, `usta`sı Foucault için: `Bize, kesinlikle önemli bir şeyi öğreten ilk siz oldunuz: Başkaları adına konuşma haysiyetsizliği`.

BAŞKALARI ADINA KARAR VERME HAYSİYETSİZLİĞİ

Bugün öyle anlaşılıyor ki, `başkaları adına konuşma haysiyetsizliği`, Batılıların sadece modern `dönem`de sahip oldukları bir özellik (hastalık) değil. Modernliğin sınırlılıklarına ve zaaflarına dikkat çeken postmodern söylemlerin tüm dünyada hâkim kılınmaya çalışılan tek söylem hâline getirildiği günümüzde de Batılılar, `başkaları adına konuşma haysiyetsizliği`nden vazgeçmiş gibi görünmüyorlar.

Sadece başkaları adına konuşmakla kalmıyorlar, başkaları adına, başkalarının geleceklerini de şekillendirecek işlere, işgallere soyunmaktan çekinmiyorlar.

Afganistan, Irak işgalleri, ardından İslâm dünyasının yeniden-dizayn edilmesi için girişilen en önemli `operasyonlardan` biri olarak tarihe geçen Mısır`ın `içeriden` çökertilmesi...

Son olarak IŞİD`e yapılması kararlaştırılan operasyon...

Bütün bunlar, Batılıların, başkaları adına konuşma ve karar verme haysiyetsizliğin ürpertici göstergeleri.

ENTELEKTÜEL SEFÂLET!

Modernliğin sosyalizm, milliyetçilik, liberalizm gibi `her şeyi açıklama` iddiasında olan ideolojik `büyük anlatı`larının zaaflarının, tehditlerinin (sınırlılıklarının) ve tehditlerinin az-çok farkında olan İslami duyarlıklı `aydın`ların da, postmodern söylemlerin baştan çıkarıcı, `tüketici`, `düzleştirici` duyarlıkları karşısında ne denli kolay savrulabildikleri; retoriksel ve zoraki olarak icat edilen konjonktürel oluşumlar ve dayatmalara kendilerini ne kadar kolayca kaptırabildikleri; acınası, sığ ve teslimiyetçi bir entelektüel performans sergiledikleri gözleniyor.

 

Modernliğin geliştirdiği ideolojik-temelli `her şeyi açıklama` iddiasındaki büyük anlatılarının yaşadığımız çağın sorunları karşısında kısa devre yaparak devre dışı kalması üzerine geliştirilen postmodern söylemlerin modernliğin aksine farklılıkları öncelediği ve dolayısıyla Batı (Avrupa) merkezli büyük anlatıların (örneğin ideolojilerin) büyülerini bozduğu söyleniyordu.

Ancak gerçeğin hiç de öyle olmadığı kısa sürede anlaşıldı ve farklılıkları önemsediği ve öncelediği zannedilen postmodernliğin kendisinin -üstelik bu kez tek başına- `tek büyük anlatı` haline gelmesinin önü alınamadı. Şu an sadece Batı`da değil, bütün dünyada `demokrasi, insan hakları, özgürlükler` gibi modernliğin ürünü olan söylemlerin yeniden icat edilerek yeryüzünde hâkim tek söylem haline getirildiğini görüyoruz.

SAĞ GÖSTERİP SOL VURMAK!

`İyi ya, bunun ne sakıncası olabilir ki?` diye sorabilirsiniz.

Burada sorun şu: Bir kere, bu söylemlerin hepsi, birer retorik`ten (`içi boş laf`tan) ibaret. Sadece konuşuluyor; pratikte somut hiçbir adım atılmıyor. Üstüne üstlük tam tersi yapılıyor: İşgaller gırla gidiyor!

Bu süreç nereye kadar devam edecek?

Şu an her bakımdan hızla küreselleştirilen Batı kültürünün ayartıcı, baştan çıkarıcı, tüketici, düzleştirici, tek tipleştirici, diğer kültürleri ve ifade biçimlerini bastırıcı ve etkisiz hale getirici yürüyüşü, karşısında hiçbir esaslı direniş unsuru bırakmayıncaya kadar sürecek. Büyük ölçüde Amerika`da üretilen ve bütün dünyada kullanıma, dolaşıma ve tüketime sunulan Batı kültürünün kodlarının dünyada hakim olduğuna, alternatiflerini tükettiğine karar verildiği andan itibaren demokrasinin, insan haklarının ve özgürlüklerin Batı-dışı toplumlarda da hakim kılınması için somut adımlar atılmaya başlanacak!

Yani postmodern küresel süreç, Batılıların, insan haklarını, özgürlükleri hegemonya alanlarını ve işgallerini meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramıyor!

Bu, sağ gösterip sol vurmak demek! Uyumamak, zokayı yutmamak gerek:

IŞİD üzerinden yapılacak operasyon, İran`ın önünü açmayı, Türkiye`yi kuşatmayı, dolayısıyla Müslümanları birbirine kırdırmayı ve sonuçta İslâm dünyasını tam ortadan ikiye yararak, Selçuklu ve Osmanlıların gayretleriyle kurulan 1000 yıllık Ehl-i Sünnet omurgayı çökertmeyi amaçlıyor!

O yüzden, Türkiye`nin dikkatli olması gerekiyor!

Anahtar Kelimeler: Ehli, Sünnet, omurga, çökertiliyor, adım, adım
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Emanet ehline verilmez ise, o topluluğun kıyameti yakındır..

Hz. Muhammed
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Olmadı Sivasspor Olmadı
Aydın Ünal
Aydın Ünal
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Küçük hesapla büyük projeleri kaçırmak
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
İnsan nereye koşuyor?
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Hacı Bektaş
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Hayırlı Bayramlar!..
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Dinamik dindarlık
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İki asırdır kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz, farkında mısınız?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
41 dereceden 39,5´a
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
İKTASADÎ MESELLER
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
MTTB CAMİASI DERNEĞİ BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Bana gülmeyi-doğayı anlat...
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
ABD´ye çok güçlü cevap nasıl verilir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Onur meselesi
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Düşünce sentezi yapabilmek
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
BİZE BİZİ UNUTTURMA ALLAH´IM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(3)
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
SAĞLIKTA TATLI BALLI İŞLER GÜÇLER
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
BAYRAM KOKUSU
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Salih Tuna
Salih Tuna
Sen ne sandın zibidi?
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
BU ŞEHİRDE YIKMAK MODA OLDU
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ