EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE)
Tarih: 5.5.2015 17:49:42 / 1368okunma / 1yorum
Muzaffer Gücer

 

Çocukluğumuzda 6 mayıs `Hıdırellez Gününe` Eğrilce denilirdi. Kadınlar uğursuzluk getirir diye pek ev işi görmezler, yani o günü kendilerine ayırırlardı. Ancak akşam üzeri kırdan (piknikten) dönünce heriflerine yemek yaparlardı. Küçük çocuklar okula gönderilmez, büyük çocuklar ise öğlende eve gelir ne bulurlarsa yer okula tekrar giderlerdi. Çünkü o zamanlar okul öğleden sonra 2 saat daha devam ederdi.
Eğrilce öncesi kuru köfte, içli köfte, sac katmeri, fırın katmeri hazırlanır, sabahleyin yumurtalar haşlanır, ekmek ve yeşil soğanlarda alınarak malzemeler sepetlere yerleştirilir, kilim ve salıncak ipi kesinlikle unutulmazdı. Orta hali aileler, Yukarı Tekke önünde Mısmıl ırmak kenarına, Pünzürük deresi kenarına, Ethem Bey’in parkı veya paşa çayırına yürüyerek, hali vakti yerinde olanlarsa Paşa Fabrikasına faytonlarla giderlerdi.
Salıncaklar kurulur, ip atlanır, türküler söylenir, oyunlar oynanır yorgun argın ama keyifli olarak eve gelinirdi.
Tavuk gurk olmuşsa cücüklerin (civcivler) ayağı eğri olmasın diye o gün kuluçkaya yatırılmazdı. İşte tamda bu günlerin birinde emmimin kaynının tavuğu gurk olmuştu. Komşumuzun birinde hint horozu ve tavukları vardı. Yalvar yakar onlardan 3 yumurta aldık ve kendi yumurtaları ile beraber tavuğun altına koyduk. Diğer yumurtalar bayatmıydı yoksa horozumu yoktu bimem ama benim o üç hint tavuğu yumurtası dışındakiler cılk (bozulmuş,kokmuş) çıktı. Tavuk 3 cücüğüyle dolaşırken 2 tanesi avludaki guyuya düştü öldü. Tavuk tek cücüğe bakmadı yeniden yumurtaya durdu. Bunun üzerine getirirp 1 haftalık cücüğü “bu senin bak” dedi bana verdiler. Nenem benim gibi bu öksüz yavruya da (anam ben 3 aylıkken vefat etmiş, Allah mekanını cennet etsin) sahip çıktı. Beraberce ıslatılmış ekmek içi, yumurta, ırmak kenarından çıkardığım solucanlarla besleyip büyüttük. Şans bana biraz daha gülmüş olacak ki o da horoz çıktı. Ne kadar sevindim bilemezsiniz. Bizim hint horozu, neneme ve bana alışkın olduğundan mı nedir diğer tavuklara hiç karışmadı, bizimle durur, benimle dolaşırdı. Zaten diğerlerinden büyüyk olduğu için onun kümesi ayrı idid. Okula veya çarşıya gideceğim zaman mutlaka birisine tuttururdum. Yoksa peşimden gelirdi.
O zamanlar bu horozdan Sivas’ta 3-5 tane ancak vardı ve kıymetli idi. Pazar günleri az sayıdaki hint horozunu sahipleri getirir, tavuk pazarında döğüştürürlerdi. (tavuk pazarı şimdiki taşhan ve mahkeme çarşısı arasında, sirer caddesine yakın, bankalar caddesinin alt kısmında pazar günleri açılan cins cins güvercin –en kıymetlisi merdinli denen dönekli güvercin- ve tavuk alınıp satılan boş arazi idi)
Ama ben hiç arkadaşımı döğüştürmedim. Bir sonbaharda ahırı ve ahırda atları olan bir ahbaba kışın üşümesin diye emanet verdik. Havalar ısınınca almaya gittim,”at depti (çifteledi) horoz öldü” dediler. İnandım boynu bükük eve geldim. Ancak bir pazar günü benim öldü denilen horozum, o ahbabın oğlunun kucağında pazara geldi. Benden epey büyük olduğu için, ses çıkaramadım amma eve nasıl geldim bilmiyorum. Hororzu emanet olarak ahbabına veren amcama koşup, “ emmi yetiş bizim horoz ölmemiş, pazarda” dedim. Emmim “oğlum yanılıyorsun” arkadaşından için”............ efendi horoz öldü dedi, o yalan söyleyecek adam değil” dedi. Ne diyeyeim, boynu bükük tavuk pazarına tekrar koştum. Öğrendim ki, bizim arakadaş az önce 20 liraya satılmış. Bu miktar 1945 li yıllarda az bir para değildi. Sanıyorum yediğim ilk dost kazığı da bu idi.

Anahtar Kelimeler: EĞRİLCE, (SİVAS, DEYİŞİYLE, ARİLCE)
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
ismail hakkı aydın
28.5.2015 22:41:37
Şeref raif AYDIN(amcam),Hacı Ahmet AYDIN(babam) ile beraber Çanakkalede yazınızı okuduk. Maziyi tahattur ettik. Maile selamlarımızı sunar, kaleminizin muhkem olmasını temenni ederiz. Selam sevgi ve muhabbetle
Yazarın Diğer Yazıları
KELEKLİK ETME ULAN! (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Eğer ilerlemek isterseni her yere atılma. Merhem ve mum gibi ol. Diken gibi olma?

Hacı Bektaşı Veli