Eğitim şart
Tarih: 28.4.2017 12:55:04 / 275okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Evet, eğitim şart, ama nasıl? Bakınız Millî Eğitim Bakanlığı´nın Osmanlı´daki ismi Maarif Nazırlığı idi. Bu nazırlık medreseye değil mekteplere bakardı. Kuruluşun adı Cumhuriyet´ten sonra da değişmemiş, Maarif Vekaleti olmuştur. Ta 1946´ya kadar. Sonra değişmiş, 1950-60 arası yine Maarif Vekaleti olmuş, sonra yine değişmiştir.
“Maarif”, “Marifet”in çoğuludur. Peki marifet ne demektir?
Sözlükte mastar olarak “bilmek, tanımak, ikrar etmek” isim olarak “bilgi” anlamına gelen marifet (irfan) kelimesi ilimle eş anlamlı kullanılmasına rağmen aralarında bazı farklar vardır. İlim tümel ve genel nitelikteki bilgileri; marifet tikel, özel ve ayrıntılı bilgileri ifade eder. İlmin karşıtı cehil, marifetin karşıtı inkârdır. Bu sebeple ilim kelimesi her zaman marifetin yerini tutamaz.
İlk dönemlerden itibaren sûfiler, sûfi olmayan alimlerin ulaştıkları bilgilerden farklı ve kendilerine has bir bilgiye sahip olduklarına inanmışlar, bu bilgiye marifet, irfan, yakîn gibi yine kendilerine has terimlerle ifade edip bunun için bazen ilim kelimesini de kullanmışlardır. Ancak bunu tasavvufi terminoloji içinde görürüz “Ledün ilmi, bâtın ilmi, hal ilmi, müşahede ilmi vb. gibi tabirler kullanırlar.” (DİA, C. 28, “Marifet”, Süleyman Uludağ).
“Maarif Nezareti” tabiri ile Osmanlı döneminde eğitimin hangi zemine oturduğunu anlıyoruz. Bu alanda köklü değişiklik yapan Cumhuriyet yöneticilerinin vekalet adını aynen muhafaza etmeleri de şayan-ı dikkattir.
Ömrünü bir muallim olarak geçiren ve yukarıda temelini izah ettiğimiz eğitim meselesini “yerli ve millî” zemine oturtan rahmetli Nurettin Topçu, “Türkiye´nin Maarif Davası” adlı eserinde şöyle diyor:
“Hayatta esas olan hadise yaşamak, mektepte ise tanımaktır. Birincisi dışsallık, ikincisi içsellik ifade eder.
Öğrenme, her şeyden evvel bir çıraklıktır. Mektep çıraklık yeridir, diyebiliriz ki bir tezgâhtır. O tezgâhta usta yapar, çıraklar tekrarlar. Usta verir çırak alır. Alınmamış, benimsenmemiş, benliğe mal edilmemiş ders, iyi bir ders sayılmaz. Mektepte alınan ders ya bir tasavvurdur, hayale mal eder; ya bir hünerdir, ele mal edilir; ya da bir aşktır kalbe doldurulur. Bunlardan biri halinde benliğimize girmeyip sade hafızada, şuurun dışına asılı bir küfe yük halinde duran bilgiler faydasız ve mânasızdır... İyi üstad, dışımızda yaşananı içimizde hayat yapabilen muallimdir.”
Topçu´nun “maarif” hakkında söyledikleri temel alınacak, zihniyet oluşturacak millî eğitime şahsiyet kazandıracak zenginliktedir. Bu alanda bir hamle yapılmak isteniliyorsa dönüp dönüp “Türkiye´nin Maarif Davası” adlı eser okunmalıdır.
Millî eğitimde nerede durduğumuzu gösteren unsur bitmek bilmeyen “sınav maratonu”dur. Geçen yılki sınavlara 20 milyondan fazla aday başvurmuş. ÖSYM her yıl daha çok adayı sınavdan geçiriyor. Peki elde edilen sonuçlardan memnun muyuz? Bu test tekniği bizi nereye götürüyor?
PISA ve YGS, LYS sonuçları ortada. Her geçen yıl seviye kaybı yaşanıyor.
Mesele öğrenciyi yetiştiren öğretmenin kalitesi ile öğretmeni yetiştiren mektebin kalitesinde düğümleniyor.
Burada kendimizi eleştirmenin zamanıdır. 81 ilimizde üniversite açtığımız için mutlu olabiliriz ama, Anadolu´nun küçük bir kentinde açılan üniversitede okuyan öğrenci kitap bulabiliyor mu, ona bakmak lazım.
Hem bir eğitimci hem bir yayıncı olarak bu soruya olumlu cevap veremiyorum. Anadolu kentlerinde ne doğru dürüst bir kütüphane, ne yeterli kitapçı vardır. Kitabevlerinde çok satan birkaç kitap dışında kırtasiye, oyuncak ve spor malzemesi satılmaktadır.
Eğitim şart. Bu alanda köklü bir hamle gerekiyor. Ama devasa bir bakanlıktır Millî Eğitim. Dertleri saymakla bitmez. Sızlanmayı bir yana bırakıp bir yerden başlamalıyız.
Bir televizyonda yayımlanan “Kim Milyoner Olmak İster” yarışma programını izleyin. Ünlü üniversitelerin mezunları ne durumlara düşüyor görün.

Anahtar Kelimeler: Eğitim, şart
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Hakkın dile getirilmesi gereken yerde susan, dilsiz şeytandır.

Hz. Muhammed